Zekalarıyla “Helal Olsun” Dedirten 7 Dolandırıcı

5555

Dolandırmak tabiki herkes tarafından kötü olarak kabul edilen bir eylem. Hiç bir şekilde tasvip etmesek bile muhteşem zekalarını insanları dolandırmakta kullanan 7 dolandırıcı..

 #1 Sülün Osman

1

Tramvay, Galata Kulesi,  kent meydanlarındaki saatler, şehir hatları vapurları gibi kamu mallarını, İstanbul’a yeni gelmiş Anadolu’nun saf tüccarlarına satarak veya kiraya vererek efsane haline geldi. O kadar ikna ediciydi ki, parası çıkışmayanlara köprüyü aylık taksitlerle de sattığı olmuştu.

 

#2 Gregor MacGregor

1800’lü yıllarda Güney Amerika’da Portekiz ve İspanya kolonileriyle savaşan İskoç bir askerdi. 1820’de Londra’ya döndüğünde Orta Amerika’da “Poyais” adını uydurduğu bir ülkeyi fethettiğini söyleyerek, kendisini bu ülkenin prensi olarak tanıttı. Poyais ile ilgili 350 sayfalık bir rehber kitap hazırlayan ve daha sonra kendi imzasının bulunduğu Poyasi Doları’nı basan Gregor, bu toprakların kıymetli madenlere sahip olduğunu belirterek binlerce kişiye bunu inandırmış ve kendi elleriyle çizdiği haritaları göstererek  sahte Poyais tahvillerini 200.000 Sterlin’e satmayı başarmıştı.

 

#3 Gerd Heidemann

Arkadaşlarıyla beraber amatörce oluşturduğu Adolf Hitler’in sahte günlüğünü 1983 yılında Stern dergisine 6 milyon dolar’a sattı. Günlükte bir çok yazım hatası ve yanlışlıklar olmasına rağmen satış kabiliyetleri sayesinde ünlü tarihçi Hugh Roper ve Rupert Murdoch gibi isimleri bile günlüğün gerçek olduğuna ikna etmeyi başardı.

 

#4 William Thompson

1850’li yıllarda New York’ta yaşayan William Thompson, gayet şık bir kıyafet içinde üst sınıfa mensup bir adam görünümünde takılıyor ve kibar konuşma tarzıyla kurbanlarını yıllar önce tanışmış olduklarına ve beraber vakit geçirdiklerine ikna ederek güvenlerini kazanıyordu. Sonra diyalog kurduğu kişilerden bir günlüğüne paralarını veya değerli eşyalarını ödünç alıyor ve oradan kaçarak bu kişilerini aptal yerine koyuyordu.

 

#5 Güney Zobu

Genelde yasadışı işler çevirmeye çalışanları dolandırdığı için şikayet edilemiyordu. Yabancı ülkelerin paralarının taşınmasının suç olduğu yıllarda, Almancı taklidi yaparak piyasa fiyatının çok altında bir fiyatla döviz satmayı vaat edip takas ettiği sahte paralarla otelleri ve esnafları kazıklıyordu.

Güney Zobu’nun en enteresan vukuatlarından biri de, ABD filosunun İstanbul’u ziyareti sırasında, Amerikan Subayı kıyafetiyle dönemin en lüks mekanı Hilton Oteli’ne gitmesi ve orada karşılaştığı Süleyman Demirel’i kandırarak, Amerikan Subayı sıfatıyla dakikalarca sohbet etmesiydi.

 

#6 Frank Abagnale

16 yaşındayken PanAm havayolu şirketinin üniformasını çaldıktan sonra bir pilot olduğunu iddia ederek 26 ülkeye bedava uçuş gerçekleştirmiş ve bu sırada 2.5 milyon dolarlık sahte çekleri bozdurmayı başarmıştı. Pilotluktan sıkıldıktan sonra, başka bir kimlikle doktorluk yapmaya başlamış ve daha sonra kendisini bir hukuk müşaviri olarak tanıtarak bir dizi dolandırıcılığa daha imza atmıştı.

 

#7 Eyüplü Halit

1923’te İstanbul’un işgal altında olduğu ve Türk ordusunun henüz kente girip yönetimi devralmadığı aylarda otorite boşluğundan istifade etmek isteyen Eyüplü Halit, metruk bir bina ayarlayıp, bazı eşyaları ve sahte belgeleri kullanarak o binaya resmi bir karakol görünümü katmıştı. Şehrin zengin rumlarını karakola çağıran Halit, kendisini komiser olarak tanıtarak, nezarethane odasında psikolojik manipülasyon teknikleriyle kurbanlarının gözünü korkutup bu insanları soyuyordu.

Yakalandıktan sonra, serbest bırakılacağı son haftada, hapse yeni giren bir mahkuma, hapishane sobasının kendi malı olduğuna inandırıp, yüklü bir miktara satmıştı.

 

Kaynak

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here