Yazımızı Kabusa Çeviren 3 Alerji Türü ve Alınabilecek Önlemler

1410

Tüm yıl boyunca havaların ısınmasını ve daha çok tatil olmasını hayal ederiz. Heyecanla güneşe çıkmayı denize girmeyi sabaha kadar oturup dizi izlemeyi bekleriz. Ama genellikle yazın bize getirdiği olumsuzluklar pek aklımıza gelmez. Oysaki yazın sıcak ve boğucu havasını bize daha da çekilmez kılan sivrisinekleri, tam günün en güzel vakitlerinde tüm hevesimizi baltalayan sıcak yaz güneşini ve asıl havada uçuşan küçük düşmanlarımız olan polenleri pek düşünmeyiz. İşte tüm bunlar çoğumuz için sorun olmasa da bir kısmımızın yani alerjik bünyedeki kişilerin yazdan soğumasına hatta kışı daha çok sevmesine neden olmuştur. Bakalım vücudumuzun verdiği tepkilerin nedeni neymiş? Peki biz bu tepkileri azaltıp yazın tadını çıkarmak için neler yapabiliriz.

 

#1 Polen Alerjisi

Polen aynı tür bitkilerin döllenmek için oluşturdukları ve çeşitli yollarla çevreye yayılan parçacıklardır. Havada bulunduğu esnada solunum kanallarına saç derisine ve gözlere yerleşir. İlk aşamada göz kaşınması, yanması, kızarıklık, şişlik, hapşırma, burun akıntısı gibi belirtileri vardır. Bu olayın devam etmesi durumunda hastada halsizlik, yorgunluk, konsantre ve öğrenme bozukluğu oluşabilir. Genel olarak alerjinin devam etmesi ve engellenmemesi durumu bireyin sosyal hayatında aksamalara neden olur. Bu durumda doktorunuzun yaptığı testlerde alerjiniz olup olmadığı anlaşılacaktır. Peki sonrası. Hastanın bundan korunmak için yapması gereken çok basit yöntemlerde var elbette. Özellikle sabahtan ve akşamın erken saatlerinde yani polenlerin yoğun olduğu zamanlarda dışarı çıkmaktan, evinizi havalandırmaktan kaçınmalısınız. Açık alanda bulunduğunuz zamanlarda eve döndüğünüzde mutlaka saçınızı yıkamalısınız. Gözlerinizi korumak içinse yapacağınız çok basit. Güneş gözlükleri gözünüzün dış etkenlerden korunmasında size iyi bir yardımcı olacaktır. Bütün bunların yanında doktorunuzun vermiş olduğu göz damlaları, alerji hapları, burun damlaları ve solunum yoluyla alınan ilaçlar sizi iyi edecektir. Geçmiş olsun.

 

#2 Güneş Alerjisi

Güneş alerjisinin genel olarak üç nedeni vardır ve bu da alerjinin ayrı tedavilere ve ayrı tanıları olmasını gerektirir. Bu nedenler ; genetik faktörler, bir süre güneşe maruz kalmak, Kullanılan bazı ilaçların güneş hassasiyeti oluşturması.

-Polimorföz Işık Eripsiyonuna (PLE) Bağlı Güneş Alerjisi (fazla güneş enerjisine maruz kalınmasıyla oluşan alerji)

Bu tür genel olarak ergenlik sonrası 20 li yaşların başında görülmeye başlar. Deride kızarıklık, pul görünümü, leke ve karbarcıklar şeklinde ortaya çıkar ve yaygın olarak göğsün ve sırtın üst kısımlarında görülür. Bu belirtilerin derecesine göre tedavi yöntemleriniz değişebilir. Ama genel olarak yapılması gerekenler vardır. öncelikle güneş koruma faktörü  SPF 25 ve üzeri olan güneş kremleri kullanmalısınız. Bu kremin bir diğer özelliği UVA ve UVB ışınlarına karşı etkili olmalıdır çünkü asıl alerjik reaksiyon göstermenize neden olan ışınlar bunlardır. Kullandığınız güneş kreminin içeriğinde titanyum olması da korumayı üst seviyeye çıkaracaktır. Ayrıca vücudunuzu güneşe alıştırmanız gerekecektir. Bunun en kolay yolu da güneşe önce bir kaç dakikalığına çıkıp daha sonra bu süreyi yavaş yavaş arttırmaktır. Bu yöntem güneşin cildinize daha az zarar vermesini sağlayacaktır.

-Kullanılan ilaçlardan dolayı oluşan güneş hassasiyeti

Belirtileri hemen hemen aynıdır. Deride kızarıklıklar, kabarıklıklar oluşur fakat bu durum güneş ile temas eden tüm noktalarda görülür. Bu tür rahatsızlık kullanılan bazı ilaçlardan sonra güneşe çıkılmasından kaynaklanır. Buna neden olan bir çok ilaç olduğu düşünmüştür bunlardan bazıları ise sarı kantaron içeren ilaçlar, bazı antibiyotikler, bazı damar ve kan ilaçları, bazı tansiyon ilaçları. Bu durumun tedavisi ise çok zaruri bir ilaç değilse bırakmak ya da doktor kontrolünde ilacı değiştirmektir.

-Kullanılan kimyasallardan dolayı alerji

Bu tür diğer ikisine oranla oldukça az görülür. Kişinin parfüm, kozmetik, sabun, bazı kimyasallar, tuvalet malzemeler, oda parfümler, bitki  yaprakları gibi maddelere temasından sonra güneşe maruz kalmasıyla ortaya çıkar. Genellikle bu maddelerle temas eden bölgelerde görülür. Kabarıklık ve kızarıklıklar belirgin ve çıkıtı şeklindedir durum daha ciddi boyuttaysa kurdeşen ve büyük kabarıklıklar da görülebilir. Gerekli alerji testlerini yaptırdıktan kullandığınız ilaçların yanında alerjiye neden olan kimyasalları kullanmayı bırakmalı ve bir süre güneşe çıkmaktan kaçınmalısınız.

 

#3 Sinek Alerjisi

Daha çok yaz aylarında canımızı fazlasıyla sıkan canlıların başında gelir sivrisinek.Öyle bir canlıdır ki bize hiç belli ile etmeden işini sinsice halledip uzaklaşır ve biz fark ettiğimizde çoktan iş işten geçmiştir. Sivrisineklerin bizi yediğine inandığımız türleri dişi olanlarıdır. Peki biz neden fark etmeyiz. Çünkü dişi sivrisineklerin iki hortumları vardır ve biriyle kan emerken diğeriyle bulundukları bölgeyi uyuşturur. O an fark edilmese de bir süre sonra o bölgede kaşıntı ve şişlik meydana gelir. Eğer alerjiniz yoksa ve hassas bir cildiniz yoksa bir kaç saat içinde eski haline döner ama eğer alerjiniz varsa şişkinlik artar kızarıklık yayılır. İyileşme süresi de ısırığın olduğu bölgelere göre değişiklik gösterir. Sinekler genellikle derinin ince olduğu ve yumuşak olduğu bölgeleri seçerler ve yumuşak bölgelerin iyileşmesi daha uzun sürer. Tedavisinde ise çok ilerlemiş bir rahatsızlıkta ise doktor kontrolünde ilaç tedavisine başlanmalıdır. Bunun yanında kendi elimizden gelen tedavi yöntemleri de vardır. Genellikle su birikintileri çevresinde yaşayan sineklerden uzak durmak için bu çevrelerden uzak durmakla başlayabiliriz. Ayrıca sineklerin daha çok kötü kokulara geldiği tespit edilmiştir. Bundan dolayı vücudumuzu temiz tutmak da alacağımız önlemlerin başında gelmektedir. Büyün bunlara rağmen yinede sinek ısırıklarına  maruz kaldıysanız size evde kendinizi tedavi edebileceğiniz bir kaç yöntem söyleyelim. Sinek ısırığının üstüne muz kabuğunun iç kısmını koyarsanız şişkinliğini alacaktır. Ayrıca o bölgeye buz ve limon koymakta aynı etkiyi yapacak ve sizin rahatlamanızı sağlayacaktır. Kendi hazırlayacağınız kremi de kendi tedavinizde kullanabilirsiniz. Bu kremi hazırlamaksa çok kısa sürecektir çünkü malzemeleri sadece kabartma tozu ve su. Bu maddeleri karıştırıp krem kıvamına gelince kullanabilirsiniz. Bunların yanında biraz kokulu bir yöntem daha var. O da sarımsak. Sarımsağı ikiye keserek oluşan şişkinliğin üzerine uygulamak tedavi edici etki gösterecektir.

Siz Bu Konu Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?