Yazı Dizisi – 3 | Fenerbahçe – Galatasaray Derbisi Tarihinden İlginç Notlar

1338
Türkiye Kupası finalindeki Fenerbahçe – Galatasaray derbisine bir gün kaldı. Biz de yazı dizimizi bugün noktalıyoruz. Çıktığımız tarih yolculuğunda bakalım nerelere uğramışız bugün…
Fenerbahçe tarihinin en iyi 11’i

Liste tabii ki eleştirilebilir, herkes farklı bir yorum yapabilir. Ama seçim yapmak o kadar zor ki! Bakalım “Aykut-Cemil beraber oynamaz” polemiğini ilk kim başlatacak!

Kaleci: Cihat Arman

Fenerbahçe’ye güzel bir “Kanarya” lakabı vermiştir Cihat Arman. Kalede uçmalarıyla ünlüydü.

Sağ bek: Şükrü Birand

Tükenmek bilmez bir enerjiye sahip olan centilmen futbolcu, 1964-1974 yılları arasında 10 yıl Fenerbahçe’nin sağ kanadında bindirmeler yaptıktan sonra Maksim gazinosunda assolistlik yapmıştır.

Stoper: Uche Okechukwu

1993’ten itibaren 9 yıl boyunca istikrarıyla Fenerbahçe defansına güç kattı. Her maçta formasının hakkını vererek oynayan Nijeryalı stoper ismini efsaneler arasına yazdırdı.

Stoper/libero: Alpaslan Eratlı

Müthiş bir sol ayak, raket gibi şutlar. Zamanının çamurlu statlarında oynayarak adını efsaneler arasına yazdırdı. Sarkık libero döneminin en teknik oyuncularından biriydi.

Sol bek: Basri Dirimlili

10 yıl boyunca Fenerbahçe’nin sağ kanadına dinamizm kattı. “Mehmetçik” lakaplı oyuncu, gözükaralığıyla meşhurdu.

Sağ açık: Rıdvan Dilmen

Olağanüstü futbol yeteneği ve muazzam zekasıyla “Şeytan” lakabını aldı, sakatlıklar belini bükse de Fenerbahçe tarihinde onun kadar zevk veren çok fazla oyuncu çıkmadı.

Orta saha: Oğuz Çetin

Topa bir elmasa dokunur gibi dokunurdu, 103 gollü şampiyonlukta verdiği pasların eşi benzerine rastlanmadı.

Orta saha: Can Bartu

İtalya’ya giderek “Sinyor” lakabını da alan Can Bartu, Fenerbahçe’de oynadığı sürede belki de dünyanın en yetenekli futbolcularından biriydi.

Sol açık: Lefter Küçükandonyadis

İki ayağını da mükemmel kullanan Lefter, muazzam yeteneğiyle “Ordinaryüs” lakabını almıştı. Profesyonel ligler öncesinin istatistiği pek tutulmadığı için attığı gol sayısı tam olarak bilinemiyor ama kendisi 1000’e yakın gol attığını söylüyor!

Forvet: Cemil Turan

Aykut kadar fırsatçı, Rıdvan kadar süratli, boğa gibi güçlü bir oyuncuydu. Öyle ki Fenerbahçe onu kadrosuna katmak için araya mafyayı bile soktu!

Forvet: Aykut Kocaman

Her golü jeneriklikti, ayrıca centilmenliği başına bela olacak kadar meşhurdu! Fenerbahçe tarihinin en şaaşalı santrforlarından biriydi.

Yedekler: Toni Schumacher, Osman Arpacıoğlu, Müjdat Yetkiner, Naci Erdem, Fikret Kırcan, Şeref Has

Galatasaray tarihinin en iyi 11’i

Kaleci: Turgay Şeren

Fenerbahçe – Galatasaray derbilerinde 55 kez sarı kırmızılı formayı giyen efsane, toplamda 631 kez Galatasaray kalesini korudu. 1949 – 1967 yılları arasında oynadı, “atanla tutanın iyi olacak” lafının belki de vücut bulduğu bir isimdi. Taffarel’i biz değil, tarih kesti!

Sağ bek: Candemir Berkman

“Şövalye” lakaplı oyuncu, sağ bekte fırtınalar estirdikten sonra Palermo’ya giden Metin Oktay’ın yerine, şampiyonluğu getiren iki tarihi gole de imza attı.

Stoper: Popescu

Barcelona’da kaptanlığa kadar yükselmişti Popescu, oyunu Dostoyevski romanı tadında okurdu, oynadığı futbol bir yana, UEFA Kupası’nı getiren son penaltıyı atmasıyla bile tarihten asla silinemeyecek.

Stoper: Bülent Korkmaz

“Cesur Yürek”, Hagi’nin defanstaki versiyonuydu! Oyunu tatlı-sert oynamasıyla meşhurdu.

Sol bek: Ahmet Berman

“Kambur Ahmet”, Turgay Şeren’in ifadesiyle, “zamanının ötesinde bir sol bekti”. Gece hayatıyla meşhur olmasa, Avrupa’ya giden ilk Türk defans oyuncusu olabilirdi!

Sağ açık: Metin Kurt

Futbol emekçilerinin haklarını korumasıyla çok çile çekti, hayata bakış açısı sol taraftaydı ama aynı zamanda Galatasaray tarihinin en iyi sağ açıklarından biriydi!

Orta saha: Tugay Kerimoğlu

Mustafa Denizli ona o kadar güvenmişti ki daha 16 yaşındayken gözü kapalı sahaya sürmekten çekinmemişti. Galatasaray’da 13 yılda 6 şampiyonluk kazandıktan sonra İngiltere vizesi de alan Tugay, yıllarca ülkemizin en büyük gururu oldu.

Orta saha: Gheorge Hagi

Real Madrid ve Barcelona’da yarım kalan hikayeyi Galatasaray’da tamamladı, Galatasaray’ın en şaşalı döneminde saha içinin yıldızıydı. Sadece Karpatlar’ın değil Avrupa’nın Maradona’sı da denebilir Hagi için.

Sol açık: Cevat Prekazi

Bizim fazla bir şey söylememize gerek yok, kendisi kendini o kadar iyi tarif etmişti ki: “Koşsaydım Van Basten’le Milan’da oynardım!” İyi ki koşmadı, o muazzam sol ayağıyla Galatasaraylılar’ın en büyük kahramanlarından biri oldu.

Forvet: Metin Oktay

Hem ağları hem sarı-kırmızı kalpleri deldi Taçsız Kral. 60’ların en meşhur futbolcusuydu. Elim bir trafik kazası onu aramızdan ayırdı.

Forvet: Hakan Şükür

21 yıl oynadığı Galatasaray’da 383 gol attı, ötesi var mı! Ülkemizi Avrupa’da da temsil eden “Büyük Hakan”, bitmek bilmez mücadeleciliğiyle en olmadık golleri atmayı başarmıştı.

Yedekler: Taffarel, Simoviç, Tanju Çolak, Uğur Tütüneker, Fatih Terim

Biz bize benzeriz

İnsanlar çift yaratılmış derler, işte her iki takım oyuncularına benzeyen ünlüler:


Bir dönem Fenerbahçe’nin sağ bekliğini yapan Serkan Balcı, yüz hatları ve süratiyle İsveçli Fredrik Ljunberg’e benzemiyor mu?

 

 

 

 

 

 

Fatih Terim, İngiltere’nin meşhur dizisi The Bill’deki Frank Burnside tiplemesine benziyor.


Fenerbahçe’nin yıllardır sağ bekteki dinamosu Gökhan Gönül’ün Hollandalı Boudewijn Zenden’e benzerliği ilginç.

Golleri ayağından kaçıran Güiza ile Kurtlar Vadisi’nde Süleyman Çakır’ı elinden kaçırmayan Cerrahpaşalı Halit, birbirlerine benziyor sahiden de!

Türk futbolunun unutulmaz yıldızı Hakan Şükür, Al Pacino’ya biraz da olsa benziyor sanki.

Fenerbahçe’nin kendi kalesine attığı gollerle meşhur stoperi Edu Dracena’nın, Arka Sokaklar’ın hırçın polisi Şevket Çoruh’a benzerliği gözden kaçmamış.

Eski Galatasaraylı Rigobert Song, ünlü NBA yıldızı Chris Bosh’a kardeşi kadar benziyor, tabii Snoop Dogg’a da!

En unutulmaz 5 derbi


Birbirlerine 5 de attılar 6 da, su şişeleri de çakmak da! Arkalarında bıraktıkları 100’ü aşkın profesyonel lig derbisinden her birinin ayrı bir hikayesi var ama bazıları var ki asla unutulmuyor. Her biri bir efsane, her biri olay, her biri tam anlamıyla Fenerbahçe – Galatasaray…

1) Fenerbahçe 6 – Galatasaray 0
          6 Kasım 2002

İki takım daha önce birçok kez karşılaşmıştı ama bu skora asla erişememişlerdi. Favori Galatasaray’dı, ama Kadıköy’de kimsenin açıklayamadığı şeyler oluyordu. Ortega attığı gol ve gördüğü kırmızı kartla maça damgasını vurmuştu. Tuncay, Serhat, Ceyhun ve Ümit Özat da ona eşlik etmişlerdi. Maçtan önce “Korkan kaybeder” diyen Fenerbahçe teknik direktörü Werner Lorant, maçtan sonra “Bu kadarını beklemiyordum” demişti! İmparator Fatih Terim ise her golde bir sigara yakarak efkarını dağıtmaya çalışıyordu!

2) Galatasaray 5 – Fenerbahçe 0
          18 Aralık 1960

Galatasaray ezeli rakibinin 3 puan gerisinde başlıyordu derbiye. Metin ve Bahri’nin sakatlıkları vardı, Cim Bom için zor bir maç olacağa benziyordu. Ama Metin Oktay 4, Bahri 1 gol atarak bedenlerinin sakatlıklarını yüreklerinin sağlamlığıyla kapatmıştı. Taçsız Kral Metin Oktay maçtan sonra “Attığım goller fevkalade bir şeyler değil” diyerek tarihe bir kez daha geçecekti.

3) Fenerbahçe 5 – Galatasaray 1
            15 Nisan 1990

İki takımın da amacı aynıydı; derbiyi kazan, Beşiktaş’ın puan kaybetmesini bekle. Kadıköy’deki maçta Galatasaray favoriydi. Ama maç başlayınca Fener’i kimse durduramadı! Büyük Şenol, Şenol 3, Aykut ve Oğuz’un iki golü, Fenerbahçe’nin skorunu belirlemişti. Galatasaray’ın tek golü ise Deli Nezihi’nin kendi kalesine attığı golle gelmişti! Maçtan sonra keyifler o kadar yerindeydi ki, soyunma odasında Nezihi, kaleci Schumacher’e “Nasıl gol attım ama” diye takılmıştı!

4) Galatasaray 3 – Fenerbahçe 4
           3 Mayıs 1989

Bu maç o kadar efsanedir ki, halen bir benzeri daha görülmemiştir! Galatasaray, 2-2 biten Türkiye Kupası finali ilk maçının ardından, Ali Sami Yen Stadı’nda, ilk yarıda 3 gol birden buldu. Ama futbolun değişmez kuralı olan “rakibini asla küçümseme” kuralına ihanet etmişti. Tribünlerden “beş, beş” sesleri yükseliyor, Prekazi orta sahada topu sektiriyor, Tanju Çolak rövaşata deniyordu! Soyunma odasına gidildiğinde Fenerbahçe antrenörü Veselinoviç, “Onlar bize 3 attıysa biz onlara 5 atarız” demişti. İkinci yarıda Fenerbahçe fırtınası esmiş; Aykut’un tek golüne Hasan Vezir hattrickle eşlik etmişti. Rıdvan Dilmen maçta 4 asist yapmıştı. Maçın ertesi günü Fenerbahçe’nin İslam Baba’sı İslam Çupi, gazetesindeki köşesinde şöyle yazmıştı: “Fenerbahçe yenilmez… Bu forma ile fazla dalga geçilmez!”

5) Galatasaray 4 – Fenerbahçe 1
         4 Mayıs 1991

Fenerbahçe lige havlu atmıştı ama onurunu kurtarmak istiyordu Kadıköy’de. Galatasaray ise dört puan gerisindeki Beşiktaş’ı yakalamak istiyordu. Özetle, futbol oynayan kazandı! Avrupa gol krallığına odaklanan Tanju Çolak iki gol atmıştı. Kosecki ve Erdal da ona yardım etmişlerdi. Fener’in tek golü ise Aykut’un penaltıdan attığı golle gelmişti. O penaltı ki, Yusuf’un Rıdvan Dilmen’i düşürmesine ve Şeytan’ın sezonu kapatmasına neden olmuştu. Sarı lacivertliler kadar Yusuf da bu duruma üzülmüş ve maçtan sonra “Keşke bıraksaydım da Rıdvan golü atsaydı” demişti.

Derbilerin kırmızı hakemi Mustafa Çulcu

6-0’lık maçın da hakemi olan ve birçok derbi yöneten eski hakem Mustafa Çulcu, bakın neler diyor:

Mısır’da ve İran’da da derbi yönettim. Tahran’da yönettiğim derbide 100 bin taraftar vardı. Bu kadar kalabalığa rağmen Türkye’deki derbiler kadar heyecan verici değildi. Bizim derbiler başka… O maçları yönetirken büyük keyif alıyorsunuz. Hele ki bu üçüncü, beşinci maçınızsa bu keyif daha da artıyor. Gergin atmosferde iyi maç yönettikten sonra muazzam bir mutluluk duyuyorsunuz.

Derbi maçı bir hakemin onur duyduğu anların başında gelir. Bu karşılaşmalar hakemin keyif aldığı, marka olmaya yönelik adım attığı bir basamaktır. Derbi maçları içinde de Fenerbahçe – Galatasaray karşılaşmaları çok zor geçer. Bu maçları yönetebilmek için hakemin deneyime ihtiyacı vardır.

Derbi maç öncesinde asla olağanüstü hal ilan etmezdim. Her zaman gece 11’de yatıp, sabah 7’de kalkıyorsam yine öyle yapardım. Maça çıkmadan önce bütün gazeteleri okur, televizyon programlarını takip eder, dışarıdaki atmosferi anlamaya çalışırdım. Aile içinde olan sorunlardan uzak durmanız lazım, kafanız bunlara takılmamalı. Özel birtakım problemler varsa bu sizin başarılı olmanızı engeller. Zaten eşleri zamanla hakemlerin menajerleri oluyor.

İki anı

Bir derbide Hasan Şaş’ı oyundan ihraç etmiştim. Hasan’la daha sonra karşılaştığımızda bana o gün hakemin kendisini haksız yere oyundan çıkardığını anlatmaya çalıştı. Baktım hatırlamıyor. “O maçın hakemi bendim” dedim. Bu sefer başka bir Galatasaray – Fenerbahçe derbisinde yedek kulübesinde otururken ihraç edildiğinden yanmaya başladı. “Sus Hasan!” dedim gülerek, “O maçta da ben vardım!” Bir an şaşırdı kaldı, ardından “Ağabey, hep de sen atmışsın beni.” dedi, beraber gülmeye başladık.

Ünlü 6-0’lık maçın hakemiydim, o maçtan kısa bir süre sonra Fenerbahçe – Akçaabat Sebatspor karşılaşmasını yönetmek için sahaya çıktım. Isınırken, sahayı kontrol ederken, tribünden alkışlar geliyor, tezahürat yapıyorlar. Yardımcılarım, “Hocam maç çok kolay geçecek” derken, onlara “Hiç belli olmaz, siz maça odaklanın” yanıtını verdim. Maçın 50. saniyesi oynanıyordu ki Akçaabat Sebatspor gol attı. Bütün stat “O… çocuğu Mustafa Çulcu” diye inliyordu! Yardımcılarım da dağılmışlardı; süreli açıklarını kapatmaya çalıştım. Ertesi gün gazeteler “Yanlarım ağrıyor Çulcu” diye yazdı.

Yazı Dizisi-2 | Fenerbahçe İle Galatasaray’ın Beraber Büyüme Öyküsü

Yazı Dizisi – 1| Fenerbahçe – Galatasaray Derbisinin Tarihine Yolculuk

CEVAP VER