Yaşamı İzlemek: Sinema

595

Sinema kelimesi, insanı ne kadar etkiliyor dimi? Neden mi? Çünkü sinema kelimesini duyunca, hayatı izlediğinizi hayal ediyorsunuz ve hayatınızda yaptıklarınızı karşınızda görüyorsunuz. Hatta bazen oluyor ki, izlediğiniz bir film sizi içine sürüklüyor ve kendinizi bir anda orada bulmanızı sağlıyor.İşte sinema insan hayatında bu kadar etkilidir. Aslında anlatmak istediğiniz bütün her şeyi sinema ile insanlara anlatabilirsiniz.Tabi, sinema ile kendi düşüncelerinizi insanlara dikta da edebilirsiniz. Onlara olmayan her olayı olmuş gibi ya da yanlış bir düşünceyi doğru gibi gösterebilirsiniz. Şimdi sinema hayatımıza nasıl girdi ona bakalım.

#1Trenin Gara Girişi

Sinemayı Lumiêre Kardeşler ile başlatabiliriz. Aslında daha öncelerinde de sinema üzerine icatlar üzerinden çalışmalar yapılmış. Ama ilk filmi Lumiêre Kardeşler çekmiştir. Auguste ve Louise Lumiêre’nin 1895 yapımı “Trenin Gara Girişi” isimli filmi, ilginç bir hikayeye sahiptir. Filmi ilk defa izlemeye giden insanlar trenin üzerlerine yani perdeye yakınlaşmasıyla, kendilerine çarpmasından korkmuşlar ve salondan arka tarafına doğru kaçmışlardır. Bu hikayeden yola çıkacak olursak, sinemanın insanlar için ne kadar gerçekçi olduğunu görebiliriz. İşte sinema insan yaşamında böyle bir yere sahiptir.

#2 Çekerken yaşamak

Yaşamı izlemek dedik; bunu bir örnek ile açıklamak gerekir. İlk belgesel olarak nitelendirilen Kuzeyli Nanook (Nanook of the North) belgeselinin yönetmeni Robert J. Flaherty, her hangi bir hazırlık yapmadan, belgeseli çekeceği bölge olan Doğu Kanada’ya gider. Orada yaşayan İnuit Eskimolarını yaklaşık iki sene boyunca izleyerek onların yaşam biçimlerini öğrenir. Daha sonra belgeselini çekmeye başlar. Yani yaşamı izleyerek yaratır filmini. Adeta Eskimolarla birlikte hayatı yaşamıştır. Bu örneği neden verdiğime gelecek olursak.  Kamera insan gözü gibidir. Nasıl ki insanlar gözleriyle yaşamı izlerler. İşte sinema da öyledir. Hayatın içerisinden çıkar.Eğer bir film çekmek istiyorsanız; yaşamı izlemeniz gerekir.

CEVAP VER