Yada Taşı Efsanesi

583

Türk kültüründe ve mitolojisinde “Yada” olarak bilinen taş aracılığıyla Türkler’in kar ve yağmur yağdırabildiklerini pek çoğumuz duymuşuzdur. Türk mitolojisinde simya yani dönüştürme özelliğine sahip olan bu taşla büyü yapan kişilere Yadacı ya da Cadacı denilmiştir. Türkler’de hem su kültü hem de taş kültü ile ilişkisi olmasından dolayı Yada Taşı büyük öneme sahiptir. İnanışa göre Yada Taşı tanrının Türkler’e armağanıdır. Efsaneye göre Türkler bu taş vasıtasıyla istedikleri zaman yağmur ya da kar yağdırabilmektedirler. Bu inançların sözlerden ibaret olmadığını eski Çin kaynaklarına bakarak teyit edebiliriz. Çin kaynaklarında anlatılan, 449 yılında meydana gelen bir savaşta Yada Taşı’na rastlamaktayız:

“Evvelce Kuzey Hunlar’ın idaresinde bulunan Yüce Han ahalisinde öyle kahinler var ki, Cücenler’in saldırılarına karşı durduklarında çok şiddetli yağmur yağdırdılar, fırtına çıkarttılar. Cücenler’in onda üçü sellerde boğuldu, soğuktan kırıldı.”

Yada Taşı’ndan bahsedilen tek kaynak eski Çin kaynakları değildir. İslami kaynaklara baktığımızda da Yada Taşı’na rastlamaktayız. Yada Taşı, İslami kaynaklarda yağmur taşı anlamına gelen ‘Haccr-ül Matar’ ya da ‘Seng-ı Cedide’ olarak isimlendirilmiştir. İslami kaynaklara baktığımızda müslümanların bu taşla yakından ilgilendiklerini görmekteyiz.

İslam tarihçilerinden İbn-ül Fakih’in kayıtlarında Halife Ma’mun’un bu gizemli taş hakkında araştırma yapması için Nuh b. Esed’i vazifelendirdiği anlatılmaktadır. Nuh b. Esed Türkler arasında yaptığı incelemeler sonunda halifeye söz konusu haberin doğru olduğunu fakat olayın nasıl meydana geldiğini anlayamadığını bildirmiştir.

İbn-ül Fakih tarih kayıtlarında, Horasan Emiri İsmail b. Ahmet’in, Ebul Abbas’a anlattıklarına da yer vermiştir:

“Yirmi bin kişi ile Türkler’e karşı savaşa çıktım. Karşımızda baştan ayağa kadar silahlı altmış bin Türk vardı. Bunlardan bir kısmı bizim tarafımıza geçti. Bunlar bize Türkler’in iri dolu yağdıracaklarını söylediler. Biz de onlara ”Sizin kalbinizden küfür hala çıkıp gitmemiştir, böyle işleri hiçbir insan yapamaz” dedik. Onlar: ”Biz haber veriyoruz, sizi ikaz ediyoruz, onların tayin ettikleri vakit yarın sabahtır ama siz daha iyi bilirsiniz” dediler. Sabah oldu korkunç bulutlar üzerimizi kapladı. Herkes korktu. Müthiş dolu yağdı.”

Yada Taşı’na tekrar dönecek olursak eski Türk mitolojisinde de bu taştan bahsedilmektedir. Hatta bu taşın nasıl kullanıldığı kısmen açıklanmaktadır.

Bir örnek olması bakımından Er Gökçe Destanı’ndan konumuzla ilgili bir bölümü aktaralım:

“…Yakınımdaki adamlar susadı. Er Kosay’a susuzluktan şikayet ettiler. Er Kosay, uzun kulaklı sarı atının altından Cay Taşı’nı çekip çıkarttı. Salladı, salladı yere koydu. Havadan yağmur yağdı. Yağmur suyunu içtiler.”

Bu gizemli taşla ilgili elimizdeki tüm bilgileri yan yana getirdiğimizde, onun kullanımı hakkında taşın su içine konularak, suyun üzerine asılarak, birbirine sürtülerek veya taşın sağa sola hareket ettirilerek kullanıldığını görüyoruz.

Siz Bu Konu Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?