Uzak Doğu Sinemasından 10 Korku Filmi Önerisi

1269

Uzak Doğu korku filmleri doğru örnekleri ile karşılaşılmadığı zaman (çok kötü örnekleri de var çünkü ) kimilerine saçma ve klişe gelebilir. Uzun siyah saçlar, psikolojik sorunları olan konuşmayan soluk benizli baş karakterler filan… Şimdi bunları bir kenara bırakın çünkü yazımızda en iyi Uzak Doğu korku filmleri önerileri ile karşılaşacaksınız. O kadar iyi filmler mevcut ki artık sıradan konu ve klişelerden bıkmış Hollywood yapımcıları bile bu kültürden çıkmış başarılı yapımlardan kendi sinemalarına uygun bir biçimde yeniden çekmenin kolaylığını yaşamışlardır. Örneğin The Descent, The Ring, From Hell, Eye ve daha niceleri…

Şimdi arkanıza yaslanın ve birbirinden güzel, arşivlik 10 Uzak Doğu Korku filmi ile ilgili hazırladığımız yazının tadını çıkarın;

Uzak Doğu sinemasından 10 korku filmi önerisi ;

1.Saw The Devil ( Akmareul Boatda)

 

Old Boy’u uzak ara en iyi dram – intikam filmi seçersek bizim için ”Şeytan’ı Gördüm ” adıyla Türkçeye çevrilen bu film en iyi korku — gerilim kategorisinde başı çeker. Zaten başrolde de  Old Boy’dan tanıdığımız Min Sık Choi amcamız var ki , onun hatrına bile izlenir. Konusuna kısaca değinirsek zevk için kadın, çocuk bakmaksızın insanları öldüren psikopat bir seri katil ile gizli ajan arasındaki bol kanlı, kovalamacalı adeta kedi fare oyunu tadında bir film diyebiliriz. Sağlam bir mide ve dayanıklılık isteyen 2.5 saatlik bu filmi uzun uzun anlatmaya gerek yok. İzleyin yeter 😉

2.Bedevilled (Kim Bok – Nam Salinsageonui Jeonamal)

Valla Uzak Doğu sineması, korku filmlerinde yeterince iyi mi diye kendi kendinize sorabilirsiniz ama şu bir gerçek ki içinde intikam unsurlarını barındıran, gerilimi doruklarda yaşamanızı sağlayan en iyi filmlerden oluştuğu kesin. Özellikle de Güney Kore yapımı filmler…

Türkçeye ”Cinnet” adıyla çevrilmiş bu filmde ne ararsanız var. İntikam duygusu, çocuk istismarı, aile içi şiddet, toplum baskısı, erkek egemenliği, ensest, fiziksel ve ruhsal şiddet…

Başrolde 30’lu yaşlarda kariyer sahibi bir kadın, çalıştığı bankada sorunlar yaşayınca iş yeri tarafından zorunlu bir tatile gönderilir. Çocukken büyük babasının yaşadığı Moodo isimli adaya yolculuk yapar ve çocukluk arkadaşı ile karşılaşır. Bu arkadaşı Bok-nam insanların devamlı alay ettiği ve ezdiği biridir. Bu karşılaşmadan sonra bir tarafa işine dönmek isterken bir tarafı kalmayı ister ve kendini intikam planları yaparken bulur.

İlginç senaryosu ve başarılı oyunculuklarıyla bu filmi kesinlikle izlemelisiniz.

 

3.Shutter

 

Resimdeki hayalet adıyla Türkiye’de gösterime giren muazzam korku filmlerinden ve listemizdeki tek Tayland yapımı filmdir. Farklı senelerde farklı ülkelerce tekrar tekrar çekilmiş olsa da biz bu ilk yapımı izlemenizi tavsiye ediyoruz.

Tun ve Jane balayı için yola koyulurlar. Bu yolculuk esnasında aniden bir kadın karşılarına çıkar ve ona çarparlar. Korku ile durmadan yollarına devam ederler. Eve vardıklarında ise onları bir sürpriz beklemektedir. Geçmiş ile iç içe giren hayatları aşk, nefret ve ölüm ile birleşince ortaya 97 dakika boyunca koltuğunuzdan kalkmadan izleyeceğiniz bir film çıkıyor.

4. Audition ( Odishon)

Audition Japon yapımı bir Takeshi Miike filmidir. Aoyama karısını kaybetmiş 7 yıldır yalnızdır. Artık evlenmesi için baskı yapan Tv yapımcısı arkadaşı, ona bir fikir sunar. Günümüz evlilik programları benzerinde bir format hazırlarlar. Ve Aoyama’da taliplerini beklemektedir. Pek çok aday sonrasında karşısına çok güzel bir kadın çıkar ama olaylar hiçte beklenildiği gibi gelişmez.

Film için aşırı korkunç diyemesekte. Ciddi anlamda insanı rahatsız eden, şüphe duygusunu kamçılayan, sinirlerinizi alt üst edecek ve finalinde sizi koltuğunuzdan kaldıracak sıradışı bir sona sahip bir film diyebiliriz.

5.Ringu

Uzak Doğu korku filmlerinin anası, aslında hepimizin de bildiği Halka filmi. Film gizemli bir videoyu izleyen herkesin bir hafta içerisinde ölmesi ile başlar. Bu konuyu inceleyen gazeteci ablamız söylentilere inanmaz ve kendini olayların içerisinde bulur. Japon yazar Koji Suzuki’nin aynı adlı romanından uyarlanan film 4 serinin en güzel filmidir diyebiliriz. Film bitince yeni fobilerinizin olması mümkün, örneğin ıslak uzun saçlar 🙂

 

6.A Tale of Two Sisters

Güney Kore filmleri içerisinde en çok izlenme rekorunu hala elinde tutan psikolojik bir korku filmdir. Annelerinin ölümünden sonra bilinmeyen bir hastalıktan hastaneye yattıktan sonra kardeşler eve dönerler. Evdeki üvey anneleri ile iyi anlaşamazlar. Bu filmi korku kategorisine en çok gerilim özelliği ile sokabiliriz. Görsel sahneleri, müzikleri ve sıradışı psikolojik senaryosu ile bu gerilim filmini seyretmenizi şiddetle tavsiye ederiz.

7.The Eye

Konusu itibari ile Hollywood tarafından bir çok kez çekilse de, orjinalini izlemek her zaman daha iyidir. Film, iki yaşından beri görme engelli olan Mun’un başarılı bir kornea nakli sonrasında çevresini bulanık görür ve anlam veremediği gölgeler görmesiyle başlar. Anlamlandıramadığı sıra dışı olaylar yüzünden kornea bağışçısının kimliğinin peşinin düşmeye karar verir. İşte tam bu noktada olaylar tüm sürükleyici ile başlar. Konu itibari ile The Sixth Sense’ e benzetilse de aslında pekte alakası olmayan oldukça başarılı bir gerilim filmidir.

8.The Cure

 

Yönetmen Kiyoshi Kuosawa’dan diğer korku filmlerinden sıradışı senaryosu ile ayrılan bir film. Korku, gerilim, dram öğelerini içerisinde barındıran bu film 111 dakika boyunca nefesinizi tutarak izleyeceğiniz türden. Hipnoz yolu ile çeşitli cinayetlere neden olan bir adam ve olayın peşine düşmüş bir dedektifin soluksuz izleyeceğiniz hikayesi.

9.Hansel İle Gratel (Henjel Gwa Geuretel)

Filmimizin adı tanıdık olsa da konu itibari ile orjinali ile alakası yok. Başrol delikanlımız Eun- saa arabası ile annesinin evine giderken kaza yapar. Gözünü açtığında başında gizemli bir kız bulu. Kız onu ormanın derinliklerine, olağanüstü güzellikte bir eve götürür. Evde sadece kardeşlerin olması, yetişkinlerin ortadan kaybolması Eun-saa ‘yı işkillendirir. Bunun sonrasında asıl film başlar. Çok masalsı başlayan film gerilim ve merak duygusunu azaltmadan izlemenize sebep olacak.

10.The Wig (Aka Gabal)

Uzak Doğulular genelde lanetli şeyler ile uğraşmayı çok severler. Lanetli telefon, lanetli televizyon, lanetli tepeler filan. Bu filmde ki başrol lanetli objemiz ise bir peruk. Evet The Ring’den uyuz olduğumuz siyah uzun saçlar maalesef bu filmde de var. Shin Yeon Won tarafından yönetilen filmimizde kemoterapi sonrası saçları dökülen kızımızın fazla ömrü kalmamıştır. Kızımızın kız kardeşi, son günlerini evinde geçirmesini isteyerek hastahaneden çıkarır ve moral olsun diye ona bir peruk satın alır. Film bu noktada gelişir. Evet bu film için şaheser diyemeyiz ama sıkılmadan 106 dakikanın su gibi aktığını garanti edebiliriz.

Not; İyi bir sinemasever olan arkadaşıma bu yazıyı hazırlamakta ki yardımları için teşekkürü borç bilirim.

CEVAP VER