Türkiye 0 – 1 Hırvatistan | Maç Analizi

1010
Türkiye, EURO 2016’nın ilk maçında Hırvatistan’a 1-0 mağlup olarak gruba kötü bir başlangıç yaptı.

Son katıldığımız Avrupa Şampiyonası’nda bugün hala akıllarda yer edinen efsane bir maç oynamıştık Hırvatistan’la. Semih, Semih haykırışları bu maç öncesinde herkesin kafasında yankılanmıştır. Ama o günün üzerinden 8 yıl geçti. Biz de değiştik, Hırvatlar da. Biz kadromuzu gençleştirdik ve oyunu pasla, akılla oynamaya çalışmaya başladık. Hırvatistan da, genç oyuncuların pişmesiyle, yeni oyuncuların eklenmesiyle, oldukça güçlü bir takım oldu. Orta alandaki oyuncuların sertliği, güçlü forvet hattı ve sert savunmalarıyla çekindiğimiz bir rakipti doğrusu.

İlk yarı

Maça beklendiği gibi Mehmet Topal stoperde başladı, Hakan Balta’nın yanında. Bekler Gökhan – Caner’di. Orta alan üçlüsü Selçuk – Ozan – Oğuzhan’dan kuruluyken sağ kanadı Hakan Çalhanoğlu’na, sol kanadı Arda Turan’a emanet etmişti Fatih Terim. İlerideki golcümüz ise Cenk Tosun’du.

İlk 5 dakika maça tam olarak ısınamadık, 1. dakikada ciddi de bir tehlike atlattık. Daha sonra 5-25 arasındaki yirmi dakikalık süreçte toparladık ve Hırvatistan’ın sertliğine, temposuna karşılık verebildik. Orta sahada Ozan – Selçuk ikilisi defansif olarak iyiydiler, Ozan artı olarak hücuma da destek veriyordu. Bu süreçte Oğuzhan’dan fazla katkı alamadık. Beklerimizden Gökhan ileriye destek verdi, hatta yakaladığımız en önemli pozisyonda Ozan Tufan’a harika bir orta yaptı. Ama solda Caner beklentilerin altındaydı, hücuma pek katkı veremedi. Aynı şekilde Hakan – Arda kanatları da işlevsizdi. Sıkışık oynadılar, oyunu açamadılar. Cenk Tosun’a da fazla top gelmedi haliyle. Yalnızca havadan birkaç top indirebildi, ama indirdiği yerde orta sahamız bunları kazanamadı. Hırvatistan, özellikle kendi sağından birkaç kez yüklendi, 25 – 45 arası bu sefer onlar üstünlük kurdular. Burada pres yetersizliğimiz ve dönen topları almadaki beceriksizliğimiz ön plana çıktı. Maalesef şanssız bir pozisyonda, ilk yarı bitmek üzereyken geriye düştük.

İkinci yarı

İkinci yarıya Oğuzhan – Volkan değişikliğiyle başladı Fatih Terim, ki oldukça mantıklı bir değişiklikti. Hakan Çalhanoğlu merkeze geçti, Volkan sağ kanada. Ama ilk yarının ortalarından itibaren başımıza musallat olan pressizlik, yavaşlık, dönen topları alamama gibi sorunlar yine baş gösterdi. Yeterli direnci göstermekten uzaktık maalesef. Burak – Emre Mor ikilisinin oyuna girişleri de çok şeyi değiştirmedi. Emre Mor hareketli oyun yapısıyla ilerisi için umut verdi yalnızca.

Hırvatlar oyundan hiç kopmadılar, sert ve seriydiler. Biz ise geri dönmedeki direnci sahaya yansıtamadık, yalnızca maçın bitimine doğru bir 10 dakika tempo sağlayabildik, ama bu da yetmedi. Üstelik Hırvatlar’ın üç topu direkten dönmüştü. Daha da kötü olabilirdi her şey.

Sonuç

Orta alandan ileriye dönük paslarımızın yetersizliği, Arda – Hakan gibi kreatif oyuncularımızın dar alandaki beceriksizliği ve Caner’in sol kanattan neredeyse hiçbir şey üretemeyişi başımıza bela oldu. İspanya’dan puan almamız gerekecek, maalesef işimiz zorlaştı. Daha hareketli, daha baskılı, daha hızlı olmak gerekiyor. Caner, Arda, Hakan gibi takımın en önemli isimleri yavaş olunca hiçbir şey üretemiyoruz. Bu isimlerin oyuna girebilmesi için de daha çok boş alan yaratabilmek gerekiyor. Şans yanımızda olsun bundan sonrası için…

CEVAP VER