The Simpsons’ın Dahi Kızı Lisa Simpson’a Göre Her Kadının Okuması Gereken Kitaplar

2142

The Simpsons dünyanın en uzun soluklu televizyon dizisi.  ABD’nin Springfield şehrinde yaşayan orta sınıf Marge, Homer, Bart, Lisa ve Maggie’nin hayatının anlatan dizi 26 sezondur dünya çapında animasyon sit-com severlerin baştacı. Bu eğlenceli ailenin akıl küpü feminist Lisa Simpson’ın bir okuma listesi var. Ona göre her genç kadının bu kitapları okuması şart. İşte o kitaplar…

#25 The Luminaries – Eleanor Catton

Eleanor Cotton’un 2013 yılında yayımladığı roman. 1866 senesinde Yeni Zelanda altın hücumunda geçen roman okuması zor ama keyifli. Lisa’ya göre “Eleanor Catton “Man Booker Ödülü”nü 28 yaşında kazanarak bunu başaran en genç kadın. Bu bana, onu geçebilmem için 20 sene veriyor. Sorun değil”.

#24 American Wife – Curtis Sittenfeld

George W. Bush’un karısı Laura Bush’un hayatından esinlenen kitap 2008 senesinde yayımlandı. Eğer okumadıysanız okumanız şart. Lisa’ya göre: “Bir Amerikan gelini olmaya niyetim yok, Milhouse ne derse desin”.

#23 Half Of A Yellow Sun – Chimamanda Ngozi Adichie

Half of a Yellow Sun bir iç savaş hikayesi ve elden bırakılması çok zor. Lisa’ya göre: “Bu Nijerya iç savaşı hikayesini The Berenstain Bears Go To Camp’i okuduktan hemen sonra okumuştum. Ne büyük zıtlık ama her ikisi de belli belirsiz kişileştirmeleriyle insanı içine çekiyor”.

#22 The Year Of Magical Thinking –  Joan Didion

“Hayat bir anda değişir, alelade bir anda”. Didion’un kocası öldükten sonra yazdığı bu kitap insanın içini parçalıyor. Lisa’ya göre: “Bir başka harika bir saçmalık. Neden üzücü şeyleri bu kadar çok seviyorum? Derdim ne benim? Sanki çok üzücü şeyleri okursam kendi içimdeki sıkıntılar gidecekmiş gibi. Ama hayır…”

#21 Persepolis – Marjane Satrapi

Satrapi’nin İran devrimi sırasında geçen çocukluğunu anlatan kitap hem komik, hem acıklı hem de çok derin. Lisa’ya göre: “Bu mükemmel bir resimli roman”.

 

#20 Blonde – Joyce Carol Oates

Feminist Oates zor konulardan hiç çekinmemiş. Blonde, Marilyn Monroe’nun hayatını anlatan bir roman. Lisa’ya göre “Bu kitap daha sonra intihar eden Marilyn Monroe’yu anlatıyor, yani biraz benim gibi. Daha iyi olmam lazım”.

#19 Gone With The Wind – Margaret Mitchell

İlk altı ayda Gone With The Wind tam bir milyon kopya sattı ve çekilmiş en iyi filmlerden birine de ilham oldu. Lisa’ya göre: ” Bu kitap Amerikan tarihindeki berbat bir zamanı yücelten ve ırkçılık dolu bir kitap. Ama o Ashley Wilkes var ya…. Ahh ahh..”

#18 The Joy Luck Club – Amy Tan

Çinli-Amerikalı dört göçmen ve kızlarının hikayelerinden oluşan kitap, annenize telefon açmanızı sağlayacak. Lisa’ya göre: “Bu kitap benimle beraber en iyi öğrenci olmak için yarışan insanların kültürel geçmişleri hakkında çok harika bilgiler verdi”.

#17 Peyton Place –  Grace Metalious

İlk yayımlandığı tarihte bir “skandal” olarak görülen kitap bugünlerde hala çok popüler. Zamanına göre açık cinsellik barındıran kitap  feminist kütüphanelerinin baş tacı. Lisa’ya göre: ” Babam bu kitabı bana Amerikan Futbolu oyuncusu Peyton Manning ile ilgili olduğunu düşünerek aldı. Ama aslında bir çocuk için uygunsuz bir kitapmış.”

#16 Wide Sargasso Sea – Jean Rhys

Koloni Jamaika’sında geçen güçlü bir kitap olan Wide Sargasso Sea 1966 yılında basılmış. Lisa’ya göre: “Bu kitap kolonizme karşı yıkıcı bir saldırı. Ancak maalesef kardeşim kapağı “Wide Ass Sea” olacak şekilde karalamış. Kütüphaneye geri götüremediğim için de ceza yemek zorunda kaldım.”

#15 Frankenstein – Mary Shelley

Frankenstein fikri Mary Shelley’in aklına bir gecede gelmiş. Bu kitap bilim kurgunun atası sayılıyor. Lisa’ya göre: “Ana karakterde kendimden bir çok parça buluyorum. Babamdan parçaları da canavarda.”

#14 Middlemarch – George Eliot

Mary Ann Evans’ın zamanında kadın yazarlar bir mahlasa ihtiyaç duymamalarına rağmen o George Eliot olarak yazmayı seçti. Lisa’ya göre: “Middlemarch’ın tümünü okudum. Her kelimesini hem de. Ortasında uyuya kalıp, sonlarını pas geçmedim. Hiçbir şekilde sıkıcı bir kitap değil.”

 

 

#13 The Secret History – Donna Tartt

Eğer birine güzel bir kitap tavsiye etmek isterseniz, işte bu o kitap. Lisa’ya göre: “Aileme bu kitabı okuduğumu söylemeyin. Ayrıca bu kitapta anlatılanların geçtiği üniversiteye gitmeyi çok ama çok istiyorum.”

#12 Jane Eyre – Charlotte Brontë

Jane Eyre’de aradığınız her şey var: aşk, şüphe, haksızlık, sonra biraz adalet, tavan arasında saklanan deli bir kadın… ve hepsinden öte Mr Roachester ile ancak evlilikte “eşit” olacaklarından emin olduğunda evlenen Jane Eyre. Lisa’ya göre: “Biliyorum, çok bariz ama Mr. Rochester… ahh ahh.”

#11 The Awakening – Kate Chopin

The Awakening 19. yüzyılda kadınlar üzerinde uygulanan baskıyı konu alıyor. Lisa’ya göre “Bu erken feminist dönemi kitabı ilk basıldığında dalga geçilmişti. Kitabın ana mesajı bu mudur bilmem ama onu okuduğumda tarlatan almak istedim.”

#10 Mrs Dalloway – Virginia Woolf

 

Gerçekçi edebiyatın öncülerinden sayılan Mrs Dalloway tek bir günde geçen sürükleyici bir kitap. Yazarı Woold ise trajik bir şekilde kendi hayatına son vermiş. Lisa’ya göre: “Kendilerini öldürmüş kadınların kitaplarını sevmem çok garip değil mi?”

#9 I Know Why The Caged Bird Sings – Maya Angelou

Angelou’nun biyografik serisinin ilk kitabı kendisine “Neden hayatını edebi bir eser haline getirmiyorsun?” diyen bir arkadaşı sayesinde kaleme alınmış. Lisa’ya göre: “Bu kitabı çok seviyorum. Ama onu taşırken görülmeyi daha çok seviyorum!”

#8 The House of Mirth – Edith Wharton

 

Yazılmış en ücüzü kitaplardan biri olan “The House of Mirth” hayatta kalabilmek için evlenmek zorunda kalan kadınların hikayesini anlatıyor. Lisa’ya göre: “Bu kitaptan büyük zevk alıyorum.”

#7 The Collected Dorothy Parker – Dorothy Parker

Algonquin Round Table isimli yazar topluluğunun kurucu üyesi olan Parker’ın hikayeleri samimi ve zekice. Lisa’ya göre: “Ah kim bilir Algonquin Round Table’a üye olmak nasıl güzel bir şeydir…”

#6 Little Women – Louisa May Alcott

Bu kitap 20. yüzyılın başlarında Amerika’lı kadın göçmenler arasında bu kitap çok popülermiş. Lisa’ya göre: “Her zaman Jo sanki Amy’nin dünyası içinde tıkılıp kalmış gibi hissetmişimdir.”

#5 Rebecca – Daphne Du Maurier

Du Maurier’in bu kitabı aslında okunması zor olsa da kadın yazarlar arasında en iyi gerilim kitabı olarak lanse ediliyor. Lisa’ya göre: “Daphne Du Maurier kendini bu kitap ile aşmış!”

#4 Pride and Prejudice – Jane Austen

20 milyondan fazla satmış bu kitap olmadan bu liste de tam olmazdı. Lisa’ya göre: “Biliyorum çok bariz ama Mr. Darch Ahhh ahhhhhh…..”

#3 The Bell Jar – Sylvia Plath

The Bell Jar okunması gereken bir kitap. Yarı-otobiyografik olan bu kitap 51 sene önce yayımlanmış olsa da hala bu kadar günümüze uygun oluşu çok acı. Lisa’ya göre: “Bu kitap bir kadının yavaş yavaş delirmesini detaylandırıyor. Aynı benim Bart’la arka koltukta tıkılı kalmam gibi!”

#2 The Handmaid’s Tale – Margaret Atwood

Atwood’un distopik kitabı belirli bir sınıfa bağlı doğurgan kadınların yöneten kesime damızlık olarak kullanıldığı bir toplumu betimliyor. Lisa’ya göre “İlk distopik kitabımı asla unutamam.”

 #1 To Kill a MockingBird – Harper Lee

Harper Lee’nin tek kitabı 30 milyondan fazla sattı. Adalet ve ırkçılık hikayesi olan bu kitap Amerikan Kongre Kütüphanesi tarafından İncil’den sonra insanların hayatlarını en çok değiştiren ikinci kitap seçilmiş. Lisa’ya göre: “Bu kitap bana inandığımız şeyler için ayağa kalkmayı öğretti.”

CEVAP VER