Süper Lig’de Oynadığı Takımları Sırtlayan Yabancı Golcüler

897
Süper Lig’de Beşiktaş şampiyonluğa ulaşırken, şüphesiz bu başarıda en büyük pay sahiplerinden biri Alman Panzeri Mario Gomez’di. Takımlarına onun kadar katkı sağlamış diğer yabancı futbolcuları hatırlayalım.

Özellikle 3 büyüklerde, şampiyon olunan sezonlarda yabancı hücum oyuncularının katkıları mühimdir. Bazen tek başına takımı sürüklerler, bazen takımı ateşlerler, bazen de en kritik anda çıkıp gollerini yazarlar. Biz de bu isimlerden bazılarını hatırlayalım.

Mario Gomez

Listenin en tepesinde Beşiktaş’ın yıldız golcüsü Gomez var. Zira hem bu listenin yapılış amacını teşkil ediyor, hem de en güncel örnek. Belki Fiorentina’dan gelirken en formda döneminde değildi veya artık Alman Milli Takımı’nda aranan adam olmaktan uzaktı. Ama iş disiplini, muazzam golcü zekası ve usta işi son vuruşlarıyla Beşiktaşlılar’ın en sevdiği isimlerden oluverdi bir sezonda. Fenerbahçe’de olsaydı ligin kaderini çok fena değiştirirdi! Ayrıca, sarı kart sınırında olmasına rağmen 19 hafta boyunca 4. kartını görmeyerek yüksek bir iş ahlakına sahip olduğunu gösterdi.

Pierre van Hooijdonk

Şüphesiz bu toprakların gördüğü en iyi yabancı golcülerden biriydi Hollandalı. 2003 – 2005 arası yılları arası oynadığı Fenerbahçe’de 53 maçta 32 gol atarak klasını gösterdi. Özellikle geldiği ilk sezon takımının şampiyon olmasında en kritik paya sahip isimlerden biriydi. O sezon 24 gol 10 asistle oynamıştı! Frikikleriyle de takımı birçok kez ipten almıştı. Ayrıca o da tıpkı Mario Gomez gibi, uzun haftalar boyunca kart sınırında gezmiş, ama takımını yalnız bırakmamıştı. Hem de 24 hafta boyunca…

Alex de Souza

Süper Lig tarihinin en verimli oyunculardan olan ve bitmek bilmeyen Hagi – Alex kıyaslamasına dahil olan Brezilyalı yıldız, hiç kuşku yok ki tüm övgüleri hak ediyor. Bir orta saha oyuncusu olmasına rağmen iki kez gol kralı olmayı başardı. 245 maçta 136 gol attı Fenerbahçe formasıyla ki bu rakama santrforlar dahi erişemiyor. Onun en başarılı olduğu sezonu tespit etmek zor ama ligdeki ilk senelerinde muazzamdı, Avrupa’da da 2007-08’deki çeyrek final başarısında büyük katkı sağlamıştı. Alex, sahada olduğu sürece daima güven veren, takımı geride olsa dahi “Alex çıkar vurur işi bitirir” diye beklentiyle bakılan, çoğu zaman da bu beklentiyi karşılayan, pasları, asistleri, frikikleriyle yıllarca gözlerimizin pasını silen, oldukça başarılı bir futbolcuydu. Koşmuyordu belki ama Alex’in koşanı Real Madrid’de, Barcelona’da oynuyor zaten; örneğin Hagi!

Gheorge Hagi

Evet; Alex’in koşanı, bağırıp çağıranı, tüküreni, Real-Barça’da oynayanı! Burada ikiliyi karşılaştırmaya gerek yok, çünkü bu konu bilimsel kanıtlarla bir sonuca varılabilecek bir konu değil. Dolayısıyla, biz burada yalnızca Karpatların Maradonası’nı ele alacağız. Galatasaray kariyeri öncesinde Romanya’da şahane sezonlar geçirmişti Hagi. Bırakın İspanya’yı, yalnızca Romanya’da attığı gol sayısının 150’ye yakın olduğunu söylemek yeterli. Ki bu rakam bir orta saha oyuncusu için… Ardından Real Madrid ve Barcelona dönemi. Real’de ikinci yılında başarılıydı, Barcelona kariyeri ise çalkantılıydı. Cruyff’la anlaşamayıp, 31 yaşındayken, Fatih Terim’in teklifini kabul etmiş ve İstanbul’a gelmişti. Burada 5 sezon geçirdi, 132 maçta 59 gol 51 asistle oynadı, UEFA Kupası’nı kazanan takımın en nadide parçasıydı. Frikikleri, pasları, gollerinin yanı sıra takımı geriye düştüğünde ya da morale ihtiyaç duyduğunda tüm takım arkadaşlarının yanında, hatta bazen ensesindeydi! Onun tatlı sert üslubu, hem karakterine hem futbol oynayışına yansımıştı. Ama mücadeleden bir an olsun vazgeçmeyen inatçı yanı sayesinde, ilerleyen yaşına rağmen oynadığı futbolla Galatasaray tarihinin en iyi yabancı ismi olmayı başardı.

BONUSLAR: ŞAMPİYON YAPAMADILAR AMA…
Mario Jardel

2000-01 sezonunda Galatasaray şampiyon olamadı belki ama, Jardel üst düzey performansıyla Süper Lig tarihine adını yazdırdı. Galatasaray’a gelirken Altın Ayakkabı sahibi olarak gelmiş ve birçok kulübü peşine takmıştı, ama Süper Lig tarihinin en pahalı oyuncusu olarak geldiği Sarı Kırmızılı takımda o sezon 24 maçra 22 gol, toplamda ise 48 maçta 31 gol atarak klasını gösterdi Brezilyalı yetenek.

Pascal Nouma

Nouma da tıpkı Jardel gibi performansıyla o sezon takımını şampiyon yapamadı belki ama 24 maçta attığı 18 golle takımını sırtlayan isimdi. Daha sonra tekrar geleceği Beşiktaş’la yolları bir gol sevincinden sonra elini şortuna sokmasıyla ve Erman Toroğlu’nun “Tombala çekiyor” diye olayı magazine çevirmesiyle, Türk Futbolu’ndan bir Nouma geldi geçti…

Milan Baros

2008-09 sezonunda Galatasaray ligi 5. sırada bitirse de Milan Baros attığı 20 golle ligin gol kralı olmuştu. Çek futbolcunun kariyerinin belki de en güzel yılıydı, daha sonra sakatlıklar belini bükse de o sezon oynadığı futbolla takımının daha da kötü sıralara düşmesine mani oldu.

Demba Ba

Süper Lig tarihinin gördüğü en verimli santrforlardan biriydi şüphesiz Demba Ba. İngiltere kariyeri zaten onun başarısız olacağı ihtimalini saf dışı bırakıyordu. 2014-15 sezonunda Beşiktaş son haftalara girilirken şampiyonluk yarışında yenik düştü ama tüm sezon boyunca Demba Ba’nın gücünden oldukça yararlandı. O sezon ligde 29 maçta 18 gol, toplamda ise 44 maçta 27 golle oynamıştı Senegalli.

CEVAP VER