Savaş çocukları ile Norveç çocukları

2367

Bu yazı aslında çocukluğunu yaşayamayan çocuklara ithafen ‘herkes şanslı doğmuyor’ diyen bir kader yazısıdır.

Yazıda Norveç’teki çocuklar ve savaşın ortasındaki çocuklar anlatılmıştır.

 

9 aylık mülteci bir savaş çocuğunun uğradığı tecavüzden başlayalım. Fail Gaziantep’de bir köyde emanetçi çobandır. Daha öncesinde de bakire mi değil mi diye doktora götürülen bebeklerin olduğu bilinmekle beraber bir kez daha ürpeririz. (Sonrasında ölmüştür bu yavru) Yapacak ne var ki diye düşündüren çaresizliğimize cevap ise yazının devamında saklıdır.

Yapacak bir şey mutlaka vardır, kaybettiğimiz bu günün yarınına örnek küçük bir karşılaştırmadan yola çıkalım. Dünya da çocuk hakları üzerine kurulmuş bir derneğin ‘Save the Children’ın çalışmalarını örnekleyelim.

Norveçli Mutlu Çocuklar

Merkezi Londra’da bulunan ‘Save the Children (Çocukları koruyun) derneği, ‘Çocukların en mutlu olduğu ülkeleri araştırıp istatistikler çıkarıyor. Sıralamalarda her sene küçük değişiklikler olsa da açık ara önde olan ülke ‘Norveç

Save the Children araştırmalarında doğum sonrası ölüm oranları, eğitim olanakları, sağlık hizmetleri, beslenme, sosyallik ve kişi başına düşen yıllık geliri baz alarak her yıl rapor hazırlıyor. Neden herkes şanslı doğmuyor derken buyurun savaş çocuklarıyla Norveç çocuklarını karşılaştıralım.

Çocuk hakları nerede?

Bu fotoğraf 2016 yılının geçmiş yakın günlerinde Halep’te evi bombalanan Omran Daqneeesh’e ait. Suriye denilen yangın yerinde geleceği de yanan binlerce çocuktan sadece biri. Onun ülkesinde çok uzun zamandır çocuk hakları yok. Henüz 5 yaşında ve alnındaki yaranın kanadığını eline bulaşan kandan anlayacak kadar şaşkın. Onu kurtarıp bir ambulansa oturtmuşlar. Yaşadığı için şanslı da olsa, ömrü boyunca hayattan alacağı olacak. Hiç tanımadığı insanlardan gördüğü kötülükleri ona açıklayacak bir dünya bekleyecek.

Bu çocuk ise Norveç’ten! Ülkede terör ve suç oranı yok denecek kadar az. 1970’lerde denizde bulunan petrolün ülke ekonomisine sağladığı ferahlık gelir seviyesini artırıyor. Norveç‘te pahalı bir ülke olmasına rağmen kimse aç kalmıyor, kimse dilenmiyor. En önemlisi bu ülkede çocuk olmak çok değerli, çocuk hakları çok kutsal… Norveç’te doğan çocuğun en iyi şekilde bakımı yasalarca destekleniyor. Hiçbir çocuk kardeşsiz kalmıyor, babalar 14 hafta anneler 59 hafta hem de maaşlarının %80’ini alarak doğum izni kullanabiliyor. Devlet ‘her çocuğun bisikleti olmalı’ sorunsalına anne babaların yetemediği durumlarda bisikleti kendi alarak çözüm oluyor.

Çocuk hakları nerede?

Onun adı Aylan Bebek! 3 yaşında-ydı. Bodrum’da kıyıya vuran küçük bebeğin küçük elleri, küçük ayakları ve küçücük ömrüne ağladık. Savaşan Suriye’den batıya kaçarken batan bir bottan batık bir hayattı. Aylan bebek tarihe bitik bir insanlık hikayesinde en küçük kurban olarak geçti. Dünyayı ‘ne yapıyoruz’ diye düşündürdü belki ama dünya insafsız bir mantıkla gamı çabuk attı üzerinden. Her şey eskisi gibi, ama o artık yok.

Norveç’te tüm çocuklar yüzmeyi biliyor çünkü her çocuk bebekliğinden itibaren spora yönlendiriliyor. Prensibi ‘eşitlik ve kapsayıcılık’ olan tüm spor müsabakalarında her çocuğa madalya veriliyor.

Güvenlik her zaman öncelikle gözetiliyor. Şöyle ki; okulla ev arasındaki mesafe 2 km’den uzak ise ve çocuğun okula yürümesinde risk bulunuyorsa yol parası devlet tarafından karşılanıyor. Ev okula yakın olsa da ayağı sakatlandığı için yürüyemeyen çocuk için devlet özel taksi gönderiyor. Yani Norveç’te çocuklar kıyıya vurmuyor, kıyıda oynuyor.

Çocuk hakları nerede?

Çocuk gelin hikayeleri bizim kültürümüze de hiç yabancı değil. Kız çocukların okutulmasıyla ile ilgili birçok sosyal kampanya başlatılsa da bazı yörelerde namus, töre ve başlık parası sebepleriyle küçük kızlar evlendiriliyor. Eğitim alan annelerin çocukları olma şansını kaybeden çocuklarını, çocukken doğuruyorlar. Üstelik kuma gibi geleneksel yaşam cezası biçilen bu küçük kızlar yuva kavramını da tam olarak bilmiyorlar.

Norveç’te zorunlu eğitim 10 yılı kapsıyor. Çocuklar en az 3 yıl anaokuluna gittikten sonra, 6 yaşını doldurduklarında ilkokula başlıyorlar. Müfredatı oyun üzerine kurulu okullarda özgürce yetişip, 8. Sınıfa kadar sınav ve notla tanışmıyorlar. Din dersinin zorunlu olduğu Norveç eğitiminde sadece Hristiyanlık değil, tüm dünleri öğreniyorlar. Psikolojik ve fiziksel engeli olan çocukları birkaç özel ders dışında diğer çocuklardan ayırmıyor ve aynı sınıfta eğitim veriyorlar.

Yükseköğrenim oranı oldukça yüksek olan Norveç’te her çocuk devletten yükseköğrenim kredisi alıyor ve sınavlarını geçerse bursa dönüştürebiliyor. Norveç eğitiminde böylesine destekli okuyan kız çocukları nasıl anneler mi oluyor?

Çocukları yuvaya giden ve zaman yaratan sosyal anneler, kitap okuyan kültürlü anneler, çocuğuna disiplin ve özgüven veren bilgili anneler…

Çocuk hakları nerede?

Savaş çocukları gittikleri ülkelerde dileniyor. Irklarından, dinlerinden, fakirliklerinden ve savaşlardan sorumlularmış gibi ezikler. Batı bu çocukları istemiyor. İstemedikleri gibi çocukluklarını hırpalıyor. Bu tutum ailesi parçalanmış vatansız çocukları terör örgütlerinin kıskacına düşürüyor. Şekerle kandırıp canlı bomba olacak kadar desek?

Norveç’te çocuk hakları

Norveç’te bırakın çocukları dilendirmeyi, çocuklara el kaldıran ebeveyni olsa bile büyük suç! Sağlık ocakları, okulların danışmanları çocukların mutlu olmadığı durumları ve aile yapılarını gözlemleyip yetkililere bildirmekle görevliler. Aile sadece fiziksel değil ruhsal kötü muameleden de mesul tutup cezalandırılabiliyor. Norveç’te Devlet ailesinin iyi bakmadığı çocuğu ailenin elinden alabiliyor.

Bu yazı Norveç’in reklamını yapmak için değil, Norveç’te ki çocukla Suriye’deki ve Gaziantep’teki çocuğun aynı olduğunu vurgulamak için yazılmıştır. Çocukluğu doğduğu coğrafyaya göre yaşamak veya yaşayamamak ‘herkes şanslı doğmuyor’ dedirtiyor ama başta da dediğimiz gibi bugünü kaybettik, bari yarınlardan olmayalım.
Çocuklarımızı koruyalım, maalesef onlardan masum başka bir şeyimiz kalmadı…

 

 

 

CEVAP VER