Romantik Akımın Lideri: Victor Hugo

1661

Victor Hugo, 1802’de Fransa’da dünyaya gelmiştir. Büyük Fransız düşünür ve yazarı olarak bilinmektedir. Birçok türde eser vermiş ve verdiği eser türlerinde ustalaşan olan Victor Hugo, kendisinden sonra gelen birçok şair ve yazarı etkilemiştir. Klasisizmin akla ve sağduyuya verdiği önemi kabul etmeyip, duygu ve hayale değer verilen ve “Deha akıldadır.” diyen Klasiklere, “Deha yürektedir.” Karşılığını veren Romantik akımın lideri olarak bilinmektedir Victor Hugo.

Çocukluğu sorunlu geçen Victor Hugo’nun, eğitimi düzensiz olmuştur. Eğitiminin ilk yıllarını İspanya’da aristokrat bir okulda gören Hugo, babasının mesleğinden dolayı okulda dışlanmıştır. Victor Hugo, aristokratik yapıya karşı olumlu ve olumsuz fikirlere kapılmıştır. Bu durum siyasi olarak Hugo’yu etkilemiştir. Eğitiminin ilk dönemlerini bu şekilde geçirdikten sonra Hukuk Fakültesi’ne kaydolan Hugo, ailesinin maddi sıkıntılar yaşaması nedeniyle okulu bırakmak zorunda kalmıştır. Okuldan ayrıldıktan sonra, şiir yazarak edebiyata adım atmıştır.

1819-1821 arasında “Conservateur Litteraire” adlı bir dergi çıkardı.  Victor Hugo, 1821’de hayatta ki en büyük destekçisi olan annesini kaybetti. Bir yıl sonra “Odlar ve Çeviriler” isimli ilk şiir kitabını çıkardı. Daha sonra ilk romanı “İzlanda Hanı” okuyuculara ulaştı. Bu kitapla edebiyat dünyasına kendisini kabul ettirdi ve Romantizme bağlı bir yazar olarak tanındı. Bu andan itibaren kendini tamamen edebiyata adayan Victor Hugo, Romantizmin lideri olarak 1824 yılında romantizmin temsilcilerinde içinde yer aldığı La Muse Française adlı dergiyi çıkartır. Daha sonralarda romantizm akımının ilkelerine yönelik oyunlar, şiirler, romanlar yazarak, edebiyat dünyasına Romantizm akımını tanıtır.

Yazdığı oyunlardan “Marion de Lorme” sansür uygulanarak yasaklanır. Victor Hugo’da, “Hernani” oyununu yazarak karşılık verir. Yazdığı bu oyun Hugo’nun ününü daha da artırır. 11’inci Louis dönemini içeren, “Notre Dame’ın Kamburu” romanı ile edebiyat dünyasındaki yeri daha da sağlamlaşır. Victor Hugo, kızının bir kaza sonucunda hayatını kaybetmesi sonucunda yazmaya belli bir süre ara verir.

Hugo, Siyasi olaylar sebebiyle, 1851 yılında ülkesini terk eder. İlk olarak Brüksel’e gider daha sonra ise Channel Adaları’na yerleşir. Hugo, burada en bilinen eseri Sefiller’i kaleme alır. Bu eseri ile adını tüm dünyaya duyurmuştur. Belli bir süre sonra Fransa’ya geri döner ve edebiyatla uğraşmaya devam eder. Victor Hugo, 22 Mayıs 1885 yılında ülkesinde hayata veda eder.

Victor Hugo’nun Söylediği Bazı Sözler

“Ekmeksiz hürriyet, hürriyetsiz ekmek düşünülemez.”
“İyi bir kadınla iyi bir erkek birlikte değildir. Çünkü kadınlar, kötü erkeklere aşık olup iyi erkeklerle dertleşir.”
“Ağlamak için gözden yaş mı akmalı, dudaklar gülerken insan ağlayamaz mı?”
“Dünyada en çok istediğim ve bana yaşamı gerçekten sevdiren iki şey var; aşk ve özgürlük. Aşk uğruna gerekirse, yaşamımdan vazgeçerim. Özgürlük uğruna ise aşkımı da feda ederim.”

Eserleri
Şiir:

Doğulular
Cezalar
Dalıp Gitmeler
Müthiş Fil
Dede Olma Sanatı
Bu Çiçek Senin İçin
Diana
Dilenci
Fransa
Kadına Sitem
Gelin Böceği
Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı
Sonbahar Yaprakları
Asırların Efsanesi
Söylesem Söyleyebilsem Ah Derdimi
Aşk Dilencisi
Aşkımın Aşkı

Tiyatro:

Lucreca Borgia
Ruy Blas
Burgrave’lar
Hernani
Kral Eğleniyor
Mary Tudor

Roman:

Notre Dame’ın Kamburu (1831, 1958)
Sefiller (1862, 1930)
İdam Mahkumunun Son Günü (1829, 1972)
Deniz İşçileri (1866, 1970)
İzlanda Hanı
15 Yaşındaki Bir Kaptan
İhtiyar Balıkçı
Nişanlıya Mektuplar

Politika:

Doksan Üç İhtilali (1874, 1962) – 1973 Devrimi (1967) – Doksan Üç (1985)

Bazı Şiirleri:
Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?

Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

 

Bu Çiçek, Senin İçin

Doruktan senin için kopardım bu çiçeği
O sarp bayırdan hani, suya iner eteği
Kartalın bildiği yalnız ve yaklaşabildiği
Sessizce seprilmişti kayanın çatlağında.
Gölgeler yıkıyordu burnun sağrılarını
Açıkça görüyordum: bir yengi alanında
Nasıl kızıl ve parlak bir utku anıtı
Olanca görkemiyle bir anda kurulursa
İşte tıpkı öylece
Güneşin gömülüp gittiği yerde gece
Bulutlardan bir tak yapıyordu kendine.
Yelkenliler bir bir erirken uzakta
Birkaç çatı eğimli bir vadinin dibinde
Parlayıp görünmekten ürker gibiydi sanki.
Sevdiğim, senin için kopardım bu çiçeği!
Evet, rengi uçuk ve koku yok tacında
Çünkü kökü dağların bu çetin yamacında
Yalnız su yosununun acı tuzunu içmiş.
Dedim ki: garip çiçek, şu tepenin üstünden
Bulutların, yosunun ve teknenin gittiği
Uçsuz bucaksızlığa yolcu olmalıydın sen.
Git öyleyse bir kalbin
Herşyeden daha derin uçurumunda dağıl
Başka bir acun olan o göğüste sol artık
Göğün seni sular için yarttığı besbelli
Ben’se Sevda’ya adadım işte seni!
Rüzgar birbirine katıyordu suları;
Yavaş yavaş silinen
Belirsiz bir ışık kalmıştı yalnız günden
Ah! nasıl acılıydım ve nasıl da derinden! ..
Düşler içindeydim ve kapkaranlık Gece
Sonsuz titreyişlerle doluyordu içime.

Diana

Bahçelerde koşardık kiraz toplamaya
Paros mermeri gibi güzel ak kollarıyla
Ağaçlara tırmanır, dalları eğerdi.
Yapraklar ince ince ürperirdi rüzgarda.
Ak gerdanı güneşle, gölgeyle dalga dalga
Al meyvaya uzanırdı incecik parmakları.
Kirazların her biri bir ateş damlasıydı.
Ardısıra çıkardım; bacağını açarken
Tutuşan gözlerime usulca ‘susun! ‘ derdi
Sonra şarkı söylerdi.
Bazen ak dişlerinde türkü yerine meyva
-Tıpkı o güzel erden, o yabanıl Diana-
O güzelim ağzıyla kiraz sunardı bana.
Dudağımda, konarken, bir sevda gülücüğü
Düşürürdüm kirazı, alırdım öpücüğü…

Dilenci

Sen, hergün köşe başlarında
Yırtık urbanla kirli ellerinle
Avuç açan, sefil insan.

İnan yok farkımız birbirimizden.
Sen belki tüm yaşamınca dilenecek;
Beklediğin beş kuruşu biri vermezse,
Ötekinden isteyeceksin.

Ama ben, tüm yaşamım boyunca
Tek bir kez dilendim,
Bir acımasız kalbin sevdası ile alevlendim.
Öylesine boş öylesine açık kaldıki elim,
Yemin ettim bir daha dilenmeyeceğim.

CEVAP VER