Osmanlı Devleti’nin Az Duyulmuş 8 Bilim Adamı

1072

Zamanında üç kıtaya hükmetmiş, yeri geldiğinde Avrupa’daki “moda”ya bile yön vermiş Osmanlı Devleti; sanıldığının aksine sadece kılıç-kalkan sahibi bir imparatorluk değildi. İçinde barındırdığı bilim adamları sayesinde, Gerileme Dönemi’ne kadar dünyanın bir adım ilerisinde giden bir ülkeydi. Şimdi gelelim, bildiklerimizin yanında ismini çok da duymadığımız ama çalışmaları gerçekten takdire şayan bilim adamlarına…

#1 Davud-u Kayser

1336 yılında Orhan Gazi’nin, Osmanlı Devleti’nin ilk medresesi olarak inşa ettirdiği İznik Medresesi’nde müderris olarak göreve başlamıştır. Kayseri’de doğan Kayser, tahsilini Kahire’de tamamlamıştır. Davud-u Kayser için Erciyes Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi açılmıştır. Bu vesileyle Osmanlı’nın ilk başmüderrisi memleketinden dünyaya tanıtılacak.

#2 Altuncuzade

Fatih Sultan Mehmet dönemi hekimlerinden. Özellikle bevliye (idrar yolları) hastalıkları ile uğraşmıştır. Doğum ve ölümüyle ilgili net bilgiler yoktur.

#3 Ali Kuşçu

Astronom ve matematikçidir. Fatih Sultan Mehmet’in ricası üzerine Akkoyunlu Devleti’nden İstanbul’a yerleşmiştir. Ayasofya Medresesi’nin müderrisliğini yapmıştır. İstanbul’un enlem ve boylamlarını hesaplamıştır.

#4 Takiyüddün Mehmet

III. Murat zamanında Osmanlı’nın ilk rasathanesini kurdu. Osmanlı Devleti’nin otomatik makineler üzerine eser veren ilk bilim adamıdır.

#5 Lagari Hasan Çelebi

IV. Murat’ın kızının doğum gününde gösteri amaçlı roketle uçmuş ve bu uçuşunda başarılı olmuştur. Sırtına bağladığı roketle yerden oldukça yükselen Hasan Çelebi, arkadaşı olan ve kendisinden önce uçuş denemesi yapıp başarılı olan Hezarfen Ahmet Çelebi’den aldığı kanatlarla yere inmeyi başarmıştır. Bu başarısı dünya tarihine “başarılı ilk roketli dikey uçuş” diye geçmiştir.

#6 Marco Paşa

19.yüzyılda yaşamış bir hekimdir. Marco Paşa’yı ünlü yapan ise; hastalarıyla çok fazla ilgilenmesi ve sabırla tüm dertlerini sonuna kadar dinlemesidir. Hatta bu sabrı O’nu, “Git derdini Marco Paşa’ya anlat” deyimine konu etmiştir.

#7 Naima

Osmanlı Devleti geleneklerine bağlı bir devlet olsa da, savaşçı özelliklerinden olsa gerek tarih notları tutma konusunda uzun zaman pek titiz davranmamışlardır. Ancak Fatih Sultan Mehmet zamanından sonra “Şehnameci” adı verilen tarih yazıcıları dönemin notlarını tutmuştur. 18.yüzyıla gelindiğinde ise bu tarih yazıcıları resmi niteliğe kavuşmuştur. İşte Naime Osmanlı Devleti’nin ilk vakanüvistidir. Asıl adı Halepli Mustafa Naima Efendi’dir. Mustafa Efendi tarihin yalnızca önemli olaylardan ibaret olmadığını, olaylarda sosyolojik yorumlara da yer verilmesi gerektiğini savunmuştur.

#8 Mustafa Behçet Efendi

19.yüzyılda yaşayan Behçet Efendi hem Osmanlı’ya hem de Türkiye Cumhuriyeti’ne hizmet etmiştir. Adından da anlaşılacağı üzere Behçet hastalığını bulmuştur. Tıbbiye-i Şahane’nin başhekimliğini yapmıştır.

CEVAP VER