Ölmeden Önce Okunması Gereken Yükte Hafif Fikirde Ağır 10 İnce Kitap

28613

Hayat kısa, kuşlar uçuyor.” demiş Süreya’lardan Cemal. Okuduktan sonra kendi içinizde özümseyeceğiniz, arkadaşlarınızla kritiğini yapacağınız, altı çizili cümlelerinizi temize geçireceğiniz o kadar fazla kitap var ki. Bu galeriyle sizlere fiziksel anlamda biraz yardım etmiş olacağım. Üstelik bu galeriyi incelediğinizde ağzını yaya yaya ”Bu tuğla gibi kitapları nasıl okuyorsunuz?” diyen arkadaşların tezlerini de çürütmüş olacaksınız. İşte size dünyaca ünlü yazarların duyu belleklerinden süzüp gelen 10 muazzam kitap.

Okumanız İçin Sosyal Bilimci Olmanız Gerekmeyen 8 Kitap

listemizi de görmek için tıklayın.

#1 Albert Camus – Yabancı

Dünya edebiyatının belki de en tanınmış eseri olan bu kitap, her listede olduğu gibi bu listede de kendine yer buluyor. Kitap ”Bugün annem ölmüş, belki de dün.” cümlesiyle başlıyor. Üstelik daha ilk cümlesinden ürperip, sıkı sıkıya sarıldığınız bu kitabı yarım bırakma lüksünüz malesef bulunmuyor. Fransız yazar Camus’a 1957 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandıran kitap, sadece 119 sayfa.

#2 Ernest Hemingway – İhtiyar Adam ve Deniz

Türkiye topraklarında ”deniz hikayeleri” denince akla her ne kadar Halikarnas Balıkçısı gelse de Amerikan yazar Hemingway olayı bambaşka bir seviyeye taşımış. Kübalı ihtiyar bir balıkçının, dev bir köpekbalığı ile olan hikayesini anlatıyor. Kitabı okurken ihtiyar adamı yanıbaşınızda hissetmekle birlikte, burnunuza o güzelim deniz kokusu geliyor. Daha fazla spoiler vermeden, kitabın 136 sayfa olduğunu belirtmek gerek.

#3 Franz Kafka – Dönüşüm

Gregor Samsa , bir sabah bunaltıcı düşlerinden uyandığında kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.” Aslında bu bir ”değişim” idi, ama kitabın çevirmeni Ahmet Cemal olaya şöyle yaklaşıyor: ”Gregor Samsa’nın bir sabah kendini yatağında bir böcek olarak bulması, salt bir değişim değil fakat ‘başkalaşım’dır. O, insanlığını koruyarak bazı değişiklikler geçirmemiştir; artık farklı bir canlı türü olmuştur.” Bir insanın böceğe dönüşürken, ne hissettiğini aktarabilmek; Kafka’nın ne denli büyük bir hayal gücüne sahip olduğunun göstergesi. ”Bu hayal gücü, sağlam bir kalemle birleşirse ne olur?” sorusunun cevabı 104 sayfalık bu kitabımızda.

#4 Fyodor Dostoyevski – Yeraltından Notlar

Kitap, okuruna ”yeraltı” denilen ruh halinden uzunca bir seslenişle başlıyor. Dostoyevski ”Suç ve Ceza” ya da ”Budala”da olduğu gibi bir öykücülüğe yeltenmiyor. Kuru bir aforizmayla, okuru adeta dünyanın en kasvetli kişisi addediyor.Kendisi gibi  Rus olan Nikolay Çernişevski’nin ”Nasıl Yapmalı?” kitabına bir antitez olarak yazılan eser, 160 sayfa.

#5 Gabriel Garcia Marquez – Kırmızı Pazartesi

Geçtiğimiz sene hayatını kaybeden Kolombiyalı yazar Marquez’in en bilinen romanlarından biridir. Kitap daha ilk sayfasında kahramanın öleceğini söyler, ama okurken asla sıkılmazsınız. Büyük yazarları büyük yazar yapan şey belki de budur. Yazarın çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce gerçekleşen bir cinayeti anlatan roman, 111 sayfa.

#6 George Orwell – Hayvan Çiftliği

Dünya edebiyatında yergi türünün başyapıtlarından biri olarak sayılan bu eser, yazarın ”reel sosyalizm”e olan bir eleştirisidir. Kitabın başkarakterleri hayvandır. İnsan zulmünden bıkmış hayvanların, çiftlikte devrim yaparak kontrolü ele geçirmeleri anlatılır. “Tüm hayvanlar eşittir.” mottosuyla yola çıkan çiftlik hayvanlarımız, “Tüm hayvanlar eşittir, ama bazıları daha eşittir.” hezeyanına dönerler. Okurken hiç sıkılmayacağınız gibi, siyasi göndermelere gülümsemeyle karşılık vereceğiniz bu eser, 160 sayfa.

#7 Thomas Mann – Venedik’te Ölüm

Kitap, merkezine aşk ve ölümü almış olsa da yoğun bir felsefe içeriyor. Başarılı bir sanatçının, güzellik karşısındaki büyülenişi; yer yer pedofili hastalığı da kullanılarak harmanlanmış. Üslubu parlak, tasvirleri gayet başarılı. Gerek içerdiği aykırı düşünceler, gerekse kitabın ağır ilerlemesi sizleri biraz zorlayabilir. Ama kitabın sonuna kadar işlenmiş sanat figürü, kendi nezdinizde de Nobel Ödülü’nü Mann’a veriyor.

#8 Wilhelm Reich – Dinle Küçük Adam

Toplumun tüm yozlaşmış yönlerini yüzünüze bir tokat gibi çarpan muazzam eser. Kitabın son sayfasını okuyup, kapağını kapattığınız zaman aydınlanma olasılığınız kuvvetle muhtemel. Tekrar tekrar okumakla yetinmeyip, ilkokul müfredatına sokulması gereken bir kitap. Alman Yazar Wilhelm Reich’ın bu manifestosu 128 sayfa.

#9 Samuel Beckett – Godot’yu Beklerken

Piyes şeklinde kaleme alınan bu eser, kimilerine göre tüm zamanların en başarılı oyunudur. Dört kahramanımızın da varoluş sancısı çekerken birbirlerine rastlaması, kitabın başlangıcını oluşturur. Tiyatro duayenlerinin bile tam olarak içinden çıkamadığı bir oyun olarak bilinir. Anlamak için biraz kafa yormanızı gerektirecek bu kitap 124 sayfa.

#10 Ömer Hayyam – Dörtlükler

Var mı dünyada günah işlemeyen, söyle! / Yaşanır mı hayat hiç günah işlemeden, söyle! / Bana kötü deyip, kötülük edeceksen, / Yüce Tanrı, benden ne farkın kalır, 

CEVAP VER