Madde Bağımlılığı: Özgür hapların esaret ruhları

457

Her birey özgürdür, özgürce yaşar ve özgürce ölür, sözündeki tılsım bu devrin sadece masalsı sözü olarak görülmektedir. Hürriyetin kelime anlamı ile yaşayan bedenlerin esaret altındaki yaşamlarla soluk bir nefes aldığı bir zamanda yaşanılması. Her bir bağımlılığın kalıcı hasarlar içinde kaybedilmesi dünyanın ortak kaderi olarak görülmektedir.

Madde bağımlılığı… İrademizle aldığımız o uyuşturucuların belirli bir süre sonra irade dışı hareketlerimize sebep olması. Özgürlüğü bu denli esaret altına alan madde bağımlılığı nedir, neden bir insanın hayatına geçici huzur verip de kalıcı vurgunlara sebep oluyor?

Madde bağımlılığı, Yeşilay’ın tanımına göre “Sakinleştirici ve uyarıcı etkileri olan, giderek daha fazla alma isteği ve alınmadığında yoksunluk belirtileri doğuran kimyasal maddelere “uyuşturucu madde” adı verilir.” Yoksunluk belirtileri olarak görülen, akli dengenin kaybolması, sinir sisteminin zedelenmesi, psikolojik travmalar eşliğinde duygusal boşluk içinde görülmesidir. Kişi, herhangi bir uyuşturucu madde aldığında, fizyolojik olarak bedeni o maddeyi kabul etmekte zorlanır ve belirli tepkiler gösterir. Bir zaman sonra, direncini kaybeden beden, o hapın tesiriyle “geçici” bir rahatlama, mutluluk verici hali yansıtmaya başlar. Bu zamanla uyuşturucunun beden tarafından esir alınması ve bağımlılık halinin başlamasına sebep olur.

Madde bağımlılığına yakalanan birey, akıl ve iradeyi kullanamaz hale gelir. Belirli zamanlar sonra “yalnızlık” duygusuna kapılır ve günlük işlevlerden uzaklaşmaya başlar.

Bireyin kullandığı uyuşturucu bir zaman sonra bedende belirli hasarlar vermeye başlar. Bunlar, mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, bağırsaklarda görülen hastalıklardır.

Uyuşturucunun dozuna göre beden tepki vermeye başlar. Doz ne kadar az olursa olsun bir zaman sonra bedende bozukluklar (cilt ve yüz hatlarında) meydana gelir. Uyuşturucunun dozu şayet yüksekse, bu aldığı uyuşturucuya göre değişir ve genelde sonları ölüm olur.

Madde bağımlılığında geçici mutluluk kalıcı ayrılıklara sebep olur. Uyuşturucu kullanan birey, ailesinden, sevdiklerinden, değer kavramından uzaklaşmaya başlar. Bağımlılık etkisiyle, sadece düşündüğü tek şey saniyeler içindeki mutluluk ve ayları alan yalnızlıktır.

MADDE BAĞIMLILIĞINDAN NASIL UZAKLAŞILIR?

“Bir kere bağımlı oldun mu, çaresi yoktur” gibi klişe sözlere itibar gösterilmemelidir. Her şey insanda başlar, her şey insanda biter. O beden o maddeye, uyuşturucuya ne kadar bağımlı olduysa, onu bırakması bir o kadar gerçektir. Bedenden maddeyi atmak zordur, sıkıntılıdır, zamanın getirdiği ağır yüklerdendir. Kaçtığı hayata tekrardan gittiğinde sıkıntılarla baş etmek ve akla uyuşturucuyu getirmemesi gerekir. Izdırap verse de bu durum, beden bir zaman sonra o maddeyi artık göz ardı etmeye başlayacaktır. Bilinçaltı her ne kadar insana uyuşturucuyu hatırlatsa da, irade tekrardan bilince aktif olarak oturacaktır.

Her şeyden önce madde bağımlılığına yakalanan birey “kabullenmelidir”. Uyuşturucu içtiğini / kullandığını, etkisinde olduğunu ve bağımlılık içinde olduğuna inanmalı ve kabullenmeli. Uyuşturucuya sebep olan çevreden uzaklaşmalı ve o tarz ortamlardan uzak durmalıdır. Tıbbi destek almalı ve uzman doktorlar tarafından yönlendirilmelidir. Sıkıntıdan, acıdan, mutsuzluktan kaçınılmamayı psikolojik desteklerle öğrenmeli ve sonucunda var olan hayata tekrardan geri gönderilmelidir.

 

 

Siz Bu Konu Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?