Lanet Olası 12 Murphy Yasası

1136

1917 doğumlu Edward Murphy, ABD Hava Kuvvetlerinde 1949’da roketler üzerinde deney yapan mühendislerden biriydi. İnsan üzerinde ivmelenmenin etkilerini inceliyordu. Deneyde insan tepkileri ölçülüp değerlendirilecekti. Sensörler bir yapıştırıcı ile vücuda monte ediliyordu. Bu sensörlerin iki takılış şekli vardı. Bunlardan biri doğru, diğeri yanlış takılış şekliydi. Görevlilerden birinin, takılması gereken 16 sensörün hepsini de yanlış takmayı becermesi üzerine Murphy çok kızdı ve geçmişte kullandığı kendi karamsarlık sözlerine bir tanesini daha ekledi. Daha sonra yasa olarak nitelendirilecek bu sözlerini bir basın toplantısında açıkladı. Birkaç ay içinde Murphy’nin “yasaları” üretim alanında çalışanlar arasında yayıldı ve 1958’de de Webster sözlüğünde yer aldı. Sonraki yıllarda, kendisine ait olmasa da birçok söz ona mal edildi. Günümüzde bile Edward Murphy’i hiç tanımayan, yasalarını hiç bilmeyen insanlar bile, gündelik yaşantılarında aslında bu yasalara atıfta bulunurlar. Hep karşımıza çıkmasına rağmen aradığımız bir şeyi asla bulamamamız, sınavlarda çalıştığımız yerden hiç çıkmaması, ehliyetimizi yanıma almadığımız o tek gün polis çevirmesine takılmamız vs.. Gelin bu yasaların en bilinenlerine birlikte göz atalım..

#1 Ters gitme olasılığı taşıyan bir şey ters gidecektir.

Bugün yağmur yağmaz nasıl olsa diye ince mi giyindin, yağmur yağacak.

Planladığın bir şeyi başaracakken kesinlikle bir sorun çıkacak. Bundan kaçamazsın 🙂

#2 Başarı daima yalnızken gelir, başarısızlıksa herkesin içinde.

Herkes takdir edilmek ister evet ama yalnızken kendini başarılı bulduğun kadar toplum içinde bulamayacaksın. Kısmet cnm yhaa 🙂

#3 Bir kişinin fikirlerini çalmaya “intihal”, birçok kişinin fikirlerini çalmaya “araştırma” denir.

Genel bir eleştiri olarak kabul edilen bu maddeyi yorumsuz bırakıyoruz.

#4 Sen bir yanlış yapana kadar kimse seni dinlemiyordur.

Evet sürekli doğruları söyledin, habire “ben demiştim” dedin. Ancak insanlar seni sadece yanıldığında farkedecek. Ne acı!

#5 Düşünmekten bıkılınca varılan yere “sonuç” denir.

Murphy abimizden bir eleştiri daha. Düşünmenin sonu yok, sıkılınca sonuca varıyormuşsun gibi yapıyorsun diyor kabaca.

#6 Sınava girmeden önce notlarına bakarsan, en önemli yerlerin en okunaksız yerler olduğunu görürsün.

“Çalışmadığım yerden çıktı”nın değişik veriyosunu. “hmm burası çok özenilmemiş, kesin sormaz” dediğin ne varsa sorulacak.

#7 Bir öğretmen öğrencilerin öğretilen dersten başka yapacak işleri olmadığını varsayar.

“Komik bir şey varsa söyleyin, biz de gülelim”

#8 Bir şeyle fazla oynarsanız, onu bozarsınız.

Annelerimizin birer Murphy olduğunun kanıtı. Bunca sene boşuna konuşmamışlar..

#9 Bir şeyi yerleştirirken sıkışırsa zorlayın. Kırılırsa zaten değiştirmeniz gerekiyordur.

“Sevgilini serbest bırak, dönerse senindir. Dönmezse hiç senin olmamıştır”ın Murphy versiyonu.

#10 Bir şeyi tamir etmek düşündüğünüzden daha uzun sürer ve daha pahalıya mal olur.

Bu adam gamlı baykuş falan herhalde, insanın içini karartıyor.

#11 Her şey iyi gidiyorsa mutlaka bir terslik vardır.

Atalarımızın el attığı bir kanun; “Çok güldük başımıza bir şey gelecek”

#12 Düşen bir nesneyi tutmaya kalkmayın. Bırakın düşsün. Daha az zarar görecektir.

Oldu Murphy’ciğim, görürsek söyleriz..

Siz Bu Konu Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?