Küçük Prens’in Budamayı Unuttuğu 24 Harika Baobab Ağacı

3093

Antoine de Saint Exupéry’nin Küçük Prens’i, dünyaya çok büyük bir armağan kuşkusuz. İçinde verilen mesajları bir kenara bırakacak olsak bile, birçoğumuzun Baobab’ın ne olduğunu öğrendiği bir kitap. Baobablar Afrika ve Asya’nın tropikal bölgelerinde yetişen ağaçlardır. Küçük Prens’te olanca muhteşemliğiyle arz-ı endam eden bu ağaçlarla ilgili harika fotoğraflar bulduk ve bunları Küçük Prens’ten alıntılarla sunmak istedik.

# 1

“Örneğin öğleden sonra saat dörtte gelirsen, ben saat üçte kendimi mutlu hissetmeye başlarım.”

# 2

“Sadece evcilleştirdiğiniz kişiyi anlayabilirsiniz. İnsanların hiçbir şeyi anlayacak vakitleri yoktur. Her şeyi dükkandan satın alırlar. Ve arkadaşlar dükkanlarda satılmadığı için de hiç arkadaşları olmaz. Eğer bir arkadaşın olsun istiyorsan, evcilleştir beni.”

# 3

“En iyi yüreğiyle görebilir insan. Gözler asıl görülmesi gerekeni göremez.”

# 4

” ‘Elveda,’ dedi çiçeğine. Çiçekten bir karşılık gelmedi. ‘Elveda,’ dedi bir kez daha.
Çiçek öksürdü, ama soğuk aldığından değildi öksürük.
‘Saçmaladım, dedi sonunda küçük prense. “Bağışla beni, mutlu olmaya çalış…”

# 5

“Çok sabırlı olman gerekiyor. Önce çimenlerin üstüne, biraz uzağıma oturmalısın. Ben gözümün ucuyla seni izleyeceğim, sen hiçbir şey söylemeyeceksin. Sözcükler yanlış anlamalara neden olurlar. Ama her gün, biraz daha yakına gelebilirsin.”

# 6

“Ortalık karardıktan sonra pencereden yıldızları izliyorum. Umut etmiyorum, kızmıyorum, üzülmüyorum. Sadece hatırlıyorum. Kainat türlü biçimlerde kandırmaya çalışıyor beni. Bulutlar ilerliyor, bir ayyaş nara atıyor, bir araba acı acı klakson çalıyor, daldan bir yaprak düşüyor.”

# 7

“Ne kavranılmaz bir yer şu gözyaşı ülkesi.”

# 8

“Peki insanlar nerde?’ dedi küçük prens. İnsan kendisini çölde çok yalnız hissediyor.
-İnsanların içinde de öyle hissedersin.’ dedi yılan. ‘Arada pek fark yoktur.”

# 9

“Eğer büyüklere, ‘güzel bir ev gördüm, kırmızı tuğlalı. pencerelerinden sardunyalar sarkıyor, damında ise kumrular var’ derseniz, nasıl bir evden söz etmekte olduğunuzu bir türlü anlayamazlar. Ne zaman ki onlara, ‘yüz milyonluk bir ev gördüm’ dersiniz, işte o zaman size, ‘oo, ne kadar güzel bir evmiş’ derler gözlerini koca koca açıp.”

# 10

“Yıldızlardan birinde ben yaşıyor olacağım. Ben gülüyor olacağım bir tanesinde. Ve geceleyin gökyüzüne baktığında bütün yıldızlar gülüyor gibi olacak”

# 11

“Bir yıldızda yaşayan çiçeği seversen, geceleri gökyüzüne bakmak güzel gelir. Bütün yıldızlar çiçeğe durur.”

# 12

“Bırakılmış eski bir deniz kabuğu gibi olacak kalıbım. Eski deniz kabuklarına acınmaz ki.”

# 13

“Birinin sizi evcilleştirmesine izin verirseniz, gözyaşlarını da hesaba katmalısınız.”

# 14

“Büyükler hiçbir şeyi tek başlarına anlayamıyorlar, onlara durmadan açıklamalar yapmak da çocuklar için sıkıcı oluyor doğrusu.”

# 15

“Büyükler sayılara bayılırlar. Tutalım, onlara yeni edindiğiniz bir arkadaştan söz açtınız, asıl sorulacak şeyleri sormazlar. Sesi nasılmış, hangi oyunları severmiş, kelebek biriktirir miymiş, sormazlar bile. Kaç yaşında, derler, Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor? Bu türlü bilgilerle onu tanıdıklarını sanırlar.”

# 16

“İnsan üzgün olunca gün batımının tadına daha iyi varıyor.”

# 17

“Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan daha güçtür. Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir.”

# 18

”Gülüşü, çölün ortasında bir su kaynağı gibiydi benim için.”

# 19

“Baobablar filizlenirken gül fidanlarına çok benzerler. Onun için, birini öbüründen ayırt etmez, hiç vakit kaybetmeden baobabları söküp atmayı iş edinmeli. Oldukça sıkıcı bir iş bu, ama çok kolay.”

# 20

“Ve ben artık mutsuz bir adamım. Günler, haftalar, aylar akıp giderken, ben yaşamıyor da daha ziyade vakit geçiriyorum.”

 

# 21

“Ben bir gezegen bilirim, içinde al yanaklı bir bay oturur. Ömründe bir çiçek koklamamış, bir yıldıza bakmamıştır. Hiç, hiç kimseyi sevmemiştir. Yalnız toplamalar yapar. O da senin gibi sabahtan akşama kadar: “Ben ciddi bir adamım, ciddi bir adamım.” der durur. Çok da övünür. Ama adam değil ki o, mantardır.”

# 22

“Günün birinde herkes kendi yıldızını bulabilsin diye mi parlaktır yıldızlar?”

# 23

“Bir insanın milyonlarca yıldızın içinde yalnız bir tane olan bir çiçeği sevecek olursa yıldızlara baktığında mutlu olması için bu ona yeter. Kendi kendine ‘çiçeğim bir yerlerdedir’ diye düşünür. Ama koyun, çiçeği yerse, onun için bütün yıldızlar sönmüş gibi olur! Bu da mı önemli değildir?”

# 24

“Bütün büyüklerin bir zamanlar çocuk olduğunu biliyoruz. Pek azı bunu hatırlasa da…”

Kaynak

CEVAP VER