Kızılderililer Neden Avrupa’yı Keşfetmedi?

716
Avrupalılar Amerika’yı keşfetti de Amerikalılar neden Avrupa’yı keşfetmedi? Bu büyülü sorunun cevabını verebilmek için binlerce yıl önceye gitmek gerekiyor. Jared Diamond, çığır açan “Tüfek, Mikrop ve Çelik” adlı kitabında bu sorunun yanıtını aramıştı.

 

1492 yılında Kristof Kolomb Karayipler’e çıktığında buranın yeni bir kıta olduğunu fark etmemişti. Bu onur Amerigo Vespucci’ye nail olmuştu. Kolomb, sözde Hindistan’ın doğusuna keşfe çıkmıştı, ama Hindistan’a gelene kadar arada koskoca bir Amerika vardı! Keşfedilmemiş, balta girmemiş ormanlar, tuhaf insanlar, Avrupa’dan binlerce yıl geride olan bir teknoloji, yerleşik hayata geçmeyi bile başaramamış bazı yerliler, kabaca “ilkel”, “barbar” denen, yeni bir insan çeşidi vardı burada. Kolomb’un asıl amacı Hıristiyanlığı yaymak oldu burada, zaten fazla duramadan geri döndü. Ama Avrupa’nın yani “Eski Dünya”nın, Amerika yerlileriyle yani “Yeni Dünya”lılarla en acımasız karşılaşması, 1532 yılında Francisco Pizarro ile oldu. Pizarro, Peru’da bulunan İnka imparatorluğunu yerle bir etti. İmparator Atahualpa’yı esir aldı. Üstelik bunu yanında bulunan 168 askeriyle başardı, İnkalılar’ın savaşçı gücü ise 80.000 kişiydi!

Bu devasa farka rağmen Pizarro’nun güçlerinin savaşı kazanmasının asıl sebebi ellerinde bulunan tüfekler, askerlerin vücutlarında taşıdığı mikroplar ve çelik gibi güçlü askeri kuvveti idi. Amerikan yerlileri bunların hiçbirine sahip değildi. Peki ama neden? Neden Avrupalılar Amerikalı yerlilerden binlerce yıl önde yaşıyordu, teknolojik açıdan daha güçlülerdi ve siyasi açıdan daha merkezileşmişlerdi? Veya, neden Avustralya’da, Yeni Gine’de, Amerika’nın bazı bölgelerinde halen “ilkel insanlar” yaşamaya devam ediyor?

Tüfek, Mikrop ve Çelik kitabında, Jared Diamond, kıtalar ve insanlar arasındaki farkın asıl sebebini coğrafi farklılıklara bağlıyor. Eskiden bazı insanların başka insanlara nazaran genetik açıdan daha gelişmiş olduğu söylense de bu yaklaşımın ırkçı bir yaklaşım olduğuna karar verildi ve vazgeçildi. Şimdi, Darwin’in Doğal Seçilim teorisi, insanlık tarihinde bazı toplulukların neden diğer topluluklardan daha fazla gelişmiş olduklarının yanıtına uygulanıyor bir nevi.

Neden bazı topluluklar diğerlerinden daha önce gelişti ve onlara üstünlük kurdu? Bu sorunun cevabını adım adım ilerleyen 4 başlıkta incelemek gerekiyor.

Yeni Zelanda’da yaşayan bir Maorili
  1. Coğrafi farklılıklar

İlk ve en temel fark, farklı kıtalardaki hatta aynı kıtada farklı bölgelerdeki coğrafi yapıların farklı oluşu. Bazı kıtalar, diğer kıtalara göre yerleşik hayata geçmeye, bitki ve hayvan evcilleştirmeye, tarım yapabilmeye daha uygun. Bu kıta, tamamen doğanın kendi içinde geliştirdiği bir şekilde, Avrasya kıtası. Avrupa’nın en başından, Çin’in en sonuna kadar olan bölge, hatta Kuzey Afrika’nın bazı bölgeleri de buna dahil. Bu kıtanın doğu-batı yani yatay olan düzlemi, kuzey-güney yani dikey olan diğer kıtalara örneğin Afrika, Amerika gibi kıtalara göre daha çok avantaj teşkil ediyor. Çünkü burada yetişen bir ürün, evcilleştirilen bir hayvan, çok rahat bir şekilde, tüm kıtaya yayılabiliyor. Ama örneğin Amerika kıtasında Meksika’da üretilen bir mısırın Amerika’nın kuzeyine ulaşması binlerce yıl sürebiliyor, çünkü arada aşılmaz dağlar, çöller var ve kıta ekseni yukarı doğru çıkıyor.

Etiyopya’da ilkel bir kabile
2) Nüfus

Coğrafya açısından şanslı bir yerde yaşıyorsanız, diğer kıtalara göre daha erken bitki ve hayvan evcilleştirirsiniz, daha erken tarıma başlarsınız, daha iyi beslenirsiniz ve artık göçebe hayatı yaşamanıza gerek kalmaz. Göçebelikten kurtulup yerleşik hayata geçtiğinizde de artık daha fazla çocuk sahibi olabilirsiniz. Çünkü göçebeyken oradan oraya kucağınızda birden fazla çocuk taşımak çok zorken, yerleşik hayata geçtiğinizde istediğiniz kadar çocuk yapıp bunları besleyebilirsiniz. İşte ikinci fark da burada ortaya çıktı. Avrasya kıtasında tarım daha erken başladığı için yerleşik hayata daha erken geçildi, daha sonra da bir nüfus patlaması oldu. Nüfus patlaması demek sizin siyasi açıdan örgütlenmeniz, hukuk, teknoloji, askerlik gibi alanlarda daha hızlı gelişmeniz demektir.

3) Teknoloji

Nüfusunuz aşırı arttığında, artık bazı mucitler yeni bir şeyler icat etmek için birbirleriyle yarışacaktır. Bu da sizi coğrafya, fizik, askerlik, denizcilik gibi alanlarda diğer kıtalara göre daha gelişmiş bir duruma getirecektir. Siz kıtalar arası deniz yolculuğu yapma aşamasına gelmişken, diğerleri hala hayvan evcilleştirme aşamasına bile gelmemişse ne olur? Pizarro diye bir adam çıkar, koca İnka imparatorunu esir alır ve öldürür.

1878 yılında ölen son Tasmanya yerlisi Truganini
4) Mikroplar

Mikrop meselesine gelince… Bilim adamları, insandan insana, hayvandan insana ya da hayvandan hayvana geçen tüm mikropların ilk olarak hayvanlarda ortaya çıktığını gösterdi. Yani coğrafi farklılıklar nedeniyle Avrasya kıtasında daha çok hayvan olmasının ve bunların daha erken evcilleştirilmesinin bir başka sonucu da bu hayvanların mikrop üretmesi oldu. Daha sonra bu mikroplar Avrasya insanlarına geçti ama bir zaman sonra Avrasyalılar bu mikroplara karşı bağışıklık kazandı. Fakat Amerika yerlileri maalesef çok fazla hayvana sahip olamadıkları için, mikrop kazanmadılar ya da kazandıkları önemsiz mikroplara karşı geliştirdikleri bağışıklık onlara yetmedi, bu durum daha önemli mikroplara karşı direnç gösterememelerine, Avrupa’dan gelen askerlerin getirdiği mikroplara karşı ölmekten başka çarelerinin kalmamasına neden oldu.

Avustralya Aborjinlerinden bir kare
Sonuç

Bazı kıtalardaki insanların diğerlerine göre daha gelmiş olmalarının ya da keşiflere çıkan milletin Amerikalılar değil de Avrupalılar olmasının sebebi Avrupalılar’ın daha zeki ya da genetik açıdan daha iyi kodlanmış durumda olmalarından ötürü değildi. Bu tamamen, Avrasya insanlarının diğer kıtalara göre çok daha iyi bir coğrafyada yaşamalarından ötürüydü. Daha iyi bir coğrafya; tarıma daha erken geçilmesi, bitkilerin ve hayvanların daha erken evcilleştirilmesi, mikropların evrilmesi, yerleşik hayata daha erken geçilmesi,  bunun sonucunda nüfus patlamasının yaşanması, en sonunda da teknolojik olarak daha iyi bir duruma gelinmesi anlamına geliyordu. Coğrafi açıdan daha şanslı olan Avrasyalılar, Amerikalılar’a göre daha erken geliştirdiler kendilerini ve kıtalar arası seyahat yapabilecek ve oradaki insanları öldürebilecek teknolojiye eriştiler. Böylece Amerikalılar Avrupa’yı değil de Avrupalılar Amerika’yı keşfetmiş oldu.

CEVAP VER