Keşişlerin Duasını Alan Takım: Leicester City

4101
İngiltere Premier Lig’de Leicester City fırtınası esiyor bu sezon. Bitime 3 hafta kala, en yakın takipçisi Tottenham’a maç fazlasıyla attıkları 8 puan farkla lider durumdalar ve bu sezonun en büyük şampiyonluk adayılar. Tarihlerinde hiç Premier Lig şampiyonluğu yaşamayan, daha iki sezon önce Championship’te mücadele eden bu mütevazı kulüp, nereden geliyor, nereye gidiyor, tarihi nedir, bu sezonki başarılarının sırrı neler? Bu sorulara olabildiğince cevaplar bulmaya çalışalım…
Leicester City Tarihi

1884’te Leicester şehrinde kurulan Leicester City, son sezonlardaki çıkışı dışında İngiltere futbol tarihinde hatrı sayılır bir başarısı olan bir takım değil. Zaten o yüzden bu paragraf çok kısa olacak. İngiltere’nin, -zamanında- en büyük ligi olan 1. Lig’de bir kez ikinci olmuşlar, 3 kez Lig Kupası’nı kazanmışlar ve bir kez de FA CUP’ta ikincilikleri var. Gayet sıradan bir takımlarken, hikaye bu sezon değişiyor…

Leicester City’nin Satın Alınışı

Son yıllarda Asya ve Rus kökenli iş adamlarının Avrupa futboluna el atışına şahit oluyoruz. Takım satın alarak yatırım yapan büyük patronlar, futbol ekonomisini epey geliştirdi. Yalnızca Avrupa’da değil, kendi ülkelerinde de futbolu geliştirme ve para kazanma amacıyla takım satın alıyorlar, Avrupa’nın ünlü futbolcularını kadrolarına katıyorlar. Çin, bunun en güzel ve en yakın örneklerinden biri. Leicester City de, 2010 yılında Taylandlı işadamı Vichai Srivaddhanaprabha tarafından satın alınıyor, stadyumlarının adı “King Power Stadyumu” olarak değiştiriliyor hatta takımın forma sponsoru da King Power şirketi. Tahmin ettiniz; bu şirket kulübün sahibi Srivaddhanaprabha’ya ait.

Leicester City’nin Bugünü

2014-15 ve 2015-16 sezonlarında toplamda 50 milyon euro harcamış Leicester City transfere. Türkiye şartlarında yüksek bir meblağ olsa da Premier Lig standartlarında çok yüksek bir para değil. Aynı dönemde Aston Villa 70 milyon euro harcamış örneğin. Zaten bu 50 milyon euroluk harcamanın amacı Premier Lig şampiyonluğu da değildi. Takımın teknik direktörü Claudio Ranieri, geçtiğimiz haftalarda kulübün başarısını anlattığı kendi yazısında, durumu şöyle açıklıyordu: “Sezona çok iyi başladık ama hedefimiz ligde kalmaktı…” Bugün, Leicester City Premier Lig’de zirvede bulunuyor ve Şampiyonlar Ligi’nde gruplarda mücadele etmeyi garantilediler. Bu sezonun neredeyse tamamında liderlikteki yerlerini kimseye kaptırmadılar. Bitime haftalar kala en yakın rakipleri olan Tottenham’a hatrı sayılır bir puan farkı atmış durumdalar. Mucizenin gerçekleşmemesi artık mucize olacak. Arsenal, M. City, M. United, Liverpool gibi takımların formsuz olmaları da onlar adına bir şanstı ama aşağıda da belirteceğimiz gibi onlar zaten rakiplerinin durumlarından bağımsız olarak harika bir oyun oynuyorlar, tam anlamıyla bir sinerji yaratmış durumdalar. Premier Lig’in ağır abileri olan United, City, Chelsea, Arsenal, Liverpool, Tottenham altılısıyla şu ana kadar oynadıkları 10 maçta 15 puan aldılar. 10 maçın 3’ünü kaybettiler yalnızca; Chelsea, Manchester City, Liverpool’u yendiler.

Claudio Ranieri

Leicester City belki daha önce hiç Premier Lig şampiyonluğu yaşamadı ama teknik direktörleri Ranieri de onlardan farklı değil. Avrupa’nın en önemli takımlarında çalışan ama bir kez olsun şampiyon olamayan Ranieri, son olarak Yunanistan’ı dibe batırıp Leicester’ın başına geçmişti. Kariyerinde Chelsea, Juventus, Inter, Roma, Valencia, Atletico Madrid gibi takımlar var ama 64 yaşındaki İtalyan teknik adam müzmin başarısız! Belki o da hayatının ilk mucizesini, hayatının ilk şampiyonluğuyla kazanmak istiyor. Zaten bu yüzden her maç öncesi oyuncularına “Aklınızda bulunsun, bir daha böyle bir sezon yaşayamayacaksınız!” diyor ya…

Taktik

Ranieri, günümüz futbolunda genellikle burun kıvrılan ama Premier Lig’de görmeye hala devam ettiğimiz bir diziliş olan 4-4-2 dizilişini uygulatıyor takımına. Bu dizilişin saha içinde birtakım defansif zaaflar ortaya çıkarabileceği malum; ama burada Ranieri’nin İtalyan damarının devreye girdiğini görüyoruz. Savunma futbolunun kutsandığı İtalya’dan çıkmış olan Ranieri, takımı üç blok halinde hareket ettirerek, bloklar arasındaki mesafeyi (Ömer Üründül’e selam olsun) minimuma indirerek ve muazzam bir pres uygulatarak, çift forvetin olası dezavantajlarını gideriyor. Santrforlardan başlayan bir baskı, Leicester’ın ceza sahasına kadar devam ediyor ve bu baskıyı kırabilmek her takım için çok zor bir durum. Leicester’ın topa sahip olma ya da rakibi bunaltarak hücum etme gibi bir amacı yok. Onlar rakibin zaaflarından faydalanıp, topu bir an evvel Vardy – Mahrez ikilisine aktarmaya çalışıyorlar. Almanların “Gegenpressing” dediği, dilimize “karşı pres” diye çevrilen, yeni moda futbol akımının izlerini taşıyorlar.

Oyuncular – Enerji – Sinerji

Leicester, bir yedek parça takımı. Premier Lig’e iki sezon önce yükseldiler, geçen sezon küme düşmemeye çabalıyorlardı hatta. Teknik direktörlerinin kariyerinde şampiyonluğu yok. Bu sezon harika işler çıkaran Jamie Vardy, daha 4 sezon önce 25 yaşındayken İngiltere 5. lig’de forma giyiyordu. Riyad Mahrez, 2 yıl önce 23 yaşındayken Fransa 2. Lig’deydi. Bu ikilinin bu sezon Premier Lig’de attıkları gol sayısının toplam 38 olduğunu ve bu rakamın Leicester’ın bu sezon attığı 59 gol içinde %64’lük bir orana tekabül ettiğini belirtelim. Okazaki, Drinkwater, Kante, Andy King, Albrighton gibi isimler de bu ikiliye destek veriyorlar tabii… Leicester oyuncuları, bu sezonun bir daha yaşanmayacağının, en azından aynı sinerjiyi yakalayamayacaklarının farkındalar. Bu yüzden şampiyonluk yolunda, ellerinden geleni yapmak zorunda olduklarını da biliyorlar. Saha içerisindeki birlikteliklerinin saha dışına da yansıdığı İngiliz basınından biliniyor.

Ne Olur?

Leicester City, bu sezon şampiyon olursa, 1978’den bu yana İngiltere’nin en üst düzey liginde daha önce şampiyonluğu olmadığı halde şampiyon olan ikinci takım olacak. 1978’de Nottingham Forest’ın ardından 1995’ta Blackburn Rovers bu başarıyı gösterebilmiş yalnızca. Bu yazının yazıldığı sırada, Premier Lig’de bitime 3 hafta bulunuyor. Leicester’ın önünde 3 zorlu maç var ki Chelsea, Manchester United gibi takımlarla da oynayacaklar. Maç fazlasıyla 8 puan fark attıkları Tottenham’ın da Chelsea, Southampton gibi zorlu maçları olduğunu gözönüne alırsak, şanslar eşit; puan farkından dolayı da Leicester avantajlı. Futbolseverlerin bu sezon mucize beklediği Mavi Beyazlı takım, herkesi şaşırtıp, bahis şirketlerini de batırabilir. Sezon öncesinde Leicester’ın şampiyonluğuna 1’e 5000 oran veren İngiliz bahis şirketleri, olası bir şampiyonluk durumunda toplamda 10 milyon Pound ödeme yapacaklar. Evet, bazı deliler -47 kişi!- sezon öncesinde Leicester’a para yatırmışlar…

Bu arada, kulübün sahibi Taylandlı bir işadamı olunca, Leicester’a en büyük destek de Asya’dan gelmiş. Taylandlı Budist keşişler, Leicester’ın kalan maçlarını kazanıp şampiyon olmaları için her gün dua ediyorlarmış. Hatta bir keşiş tılsımlı bir flama bile hazırlamış, belki uğur getirir diye!

Futbol, içinde mucizelere yer vermeseydi bu kadar sevilmezdi. Leicester bu yüzden tüm dünyanın göz bebeği. Dünyanın tüm futbolseverleri, Leicester için dua ediyor. Ama onlar keşiş değil, yalnızca futbol dilencileri!

Siz Bu Konu Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?