İstanbul’un Stresinden Kaçmak İçin En Sakin Yerler

1685

Günün stresi ya da bütün hafta çalışmanın verdiği yorgunluğu atmak için yapılanlar İstanbul’da yaşayanlar için bazen daha çok strese sebep olabiliyor. Sakin, huzurlu vakit geçirmek isterken saatlerce trafikte kalma korkusu maalesef İstanbulluların evlerine kapanması için en büyük neden. İşte kolayca ulaşabileceğiniz, İstanbul’a en yakın kaçıp kafa dinlenecek yerler:

 

#1 Yeniköy-Karaburun

İstanbul‘a bağlı olup pek çok kimsenin bilmediği çok eski bir balıkçı kasabasıdır Karaburun. Terkos (Durusu) Gölü’ne 5 km mesafede olan bu yerleşke Karadeniz kıyısında olup İstanbul’a ortalama 2 saat mesafededir. Güzergah olarak Hasdal-Kemerburgaz yolunu kullanabilirsiniz. Kemerburgaz ve Göktürk’ü geçtikten sonra Saray yönüne doğru yaklaşık 20 km sonra Terkos çıkışına ulaşacaksınız. Ardından Terkos gölü kenarından geçerek Karaburun limanına gidebilirsiniz. Ayrıca Eski Edirne Asfaltı’nı Arnavutköy’e kadar takip edip, Durusu Köyü üzerinden de Yeniköy’e ulaşabilirsiniz.

Karaburun limanı İstanbul’daki en eski limanlardan biridir. Bu limanın devamında sizleri 5 km uzunluğunda bir sahil şeridi sizi bekliyor olacak. Bu sahil şeridinde denize girebilir, dilerseniz dalgakıranların üzerinde balık tutabilirsiniz. Sahil şeridini takip ederek bir diğer kasaba olan Yeniköy’e ulaşabilirsiniz. Bezelye ve yerli karpuzları ile ünlü olan bu kasabada yol kenarındaki seyyar satıcılardan organik köy ürünlerine de ulaşabilirsiniz. Eğer ailenizle ızgara yapmak istiyorsanız mangal için de oldukça elverişli alanlar bulunmakta.

Akşam vakti Karaburun fenerine çıkabilir, bu sahil kasabasının ışıklarla donatılmış manzarasını büyük bir keyifle izleyebilirsiniz. Günün sonunda dönüşe geçerken Karaburun sahilindeki deniz manzaralı balık restoranlarında akşam yemeği yiyebilirsiniz.

#2  Ağva

İstanbul’a yakın yerler denildiğinde elbette listemize Ağva’yı da eklemek gerek. Şile üzerinden ya da Kocaeli-Kandıra yolundan Ağva’ya ulaşabilirsiniz. Eski bir balıkçı köyü olan Ağva, denizle akarsuların birleştiği manzaralarıyla ünlüdür. Şile üzerinden gitmek isterseniz dikkatli olmalısınız. Çünkü Şile’den sonra oldukça virajlı bir yol karşınıza çıkacak.

Yol üzerinde kahvaltı için oldukça uygun fiyatlı gözlemeciler bulunmakta. Günübirlik bir gezi düşünüyorsanız sabah bu gözlemecilerde kahvaltı yapabilir, Ağva’ya ulaştıktan sonra sahil kenarında kısa bir yürüyüş yapıp şile bezi ve hediyelik eşya satan mağazaları gezebilirsiniz. Dilerseniz Ağva plajında denize girebilirsiniz. Ayrıca uzun süreli konaklama için Ağva’da pek çok otel ve pansiyon bulunmakta.

Bahar aylarında toplu bir gezi düşünüyorsanız, Ağva gerçekten güzel bir tercih olur. Paintball alanları ya da ATV gezileri grup ile yapılması en zevkli aktivitelerden. Üstelik paket olarak düzenlenen turlarda fiyatlar oldukça makul.

Ağva’da geçirilen bir günün sonunda ise Göksu Deresi kenarında bulunan canlı balık tesislerinde akşam yemeği olarak alabalık mükemmel bir tercih olur.

#3  Çatalca-İnceğiz Köyü

Eski Türk filmlerinin çoğunun çekildiği bu köy Çatalca’nın 9 kilometre ilerisindedir. Kayalara oyulmuş 3 manastır grubundan oluşan mağaraların bulunduğu vadinin sonunda ve mağaraların üst kısmında Maltepe Nekropol Alanı bulunmaktadır. Aphrodit kültürünün görüldüğü bu tarihi köyün bir Trak yerleşimi olduğu düşünülmektedir.

İçerisinde pek çok mağara ve tarihi yapı bulunduran İnceğiz, turistlerin de ilgisini çekmektedir. Eğer bu geziyi motosiklet ile yapacaksanız şanslısınız. Çünkü bölgede otomobilin giremediği ancak motosiklet ile gezilecek uygun parkurlar barındıran bölgede keyifle gezi yapabilirsiniz. Mağaraların orta alanındaki mesire yerlerinde piknik yapabilir, gezi ekibinizle vakit geçirebilirsiniz. Dilerseniz çevredeki restoranlarda yemek yiyebilirsiniz.

#4 Acarlar Longozu

Sakarya’nın Karadeniz’e döküldüğü yerde, eski Türk filmlerindeki kasabaları andıran bu yer, balık restoranlarıyla ünlü. Türkiye’nin ikinci büyük su basar ormanı Acarlar Longozu, nesli tükenmek üzere olan bitki ve hayvanların ev sahibi. Bu yüzden de korumaya alınmış. Ağaçlarla çevrili gölü, adım başı su menekşeleri ve nilüferler süslüyor.

Sakarya’nın güneydoğu ucundaki kasabada Osmanlı’dan kalma tarihi evlerin, Arnavut kaldırımı dar sokakların arasında kendinizi tarihin içinde bulacaksınız. Eğer Odunpazarı ve Cumalıkızık gibi yerlerden hoşlanıyorsanız burayı mutlaka ziyaret etmelisiniz. Dönüş yoluna geçildiğinde ise Sapanca Gölü kenarında güzel bir akşam yemeği final için gerçekten harika olur.

#5 Anadolu Feneri

Günün yorgunluğunu atmak ve şehrin stresinden kaçmak istiyorsanız burası tam size göre. Anadolu Feneri, İstanbul’un tüm semtlerinden kolayca ulaşılabilen, Karadeniz’in hırçın dalgalarının eskitemediği küçük bir köy. Küçük meydanda önce kısa bir tur atılır, sonra Yoros Kalesi’ne tırmanılır. 1190’da Cenevizlilerin yaptırdığı kalede, manzaraya bakınca inanılmaz keyif alacaksınız. Dilerseniz kale yakınlarındaki çay bahçelerinde rüzgarın sesini dinleyip, uçsuz deniz manzarasında kendinizle baş başa kalabilirsiniz.

Anadolu Feneri de özellikle bahar ve yaz aylarında hafta sonu dinlence ve piknik keyfi için uygun yerlerden birisidir. Karadeniz kıyısına inildiğinde doğa ve manzara güzel, piknik imkanı için ideal. Ayrıca sahilde yürüyüş yapıp tüm yorgunluğunuzu atabilirsiniz.

#6 Atatürk Arboretumu

Maslak plazaları arasında sıkışıp kalanlar için en ideal yerdir aslında. Sarıyer istikametine giderken Bahçeköy-Kemerburgaz sapağından girdiğinizde yaklaşık 150 metre sonra karşınıza çıkan Atatürk Arboretum’u içerisinde yüzlerce çeşit bitki barındırmakta.

1916 yılında Türkiye’nin kurulan ilk fidanlığı özelliğini taşıyan bölgede içerisinde ördeklerin ve kuğuların yüzdüğü bir gölet bulunmakta. Genellikle peyzaj mimarlarının ve ziraat mühendislerinin inceleme amaçlı uğrak noktası olan bu küçük koruda her bitki kümesinin yanında adı, hangi mevsimde ve nasıl yetiştiği konusunda bilgi notları da bulunmakta.

Pek çok hayvan türünü de doğal ortamlarında görmemize fırsat veren abroretumun girişi öğrenciler için 2, siviller için ise 4 TL. Ayrıca misafirler için girişteki otoparkta ücretsiz. Düğün fotoğrafçılarının en gözde mekanlarından olan ve “Saklı Cennet” diye adlandırdıkları bu güzel koruyu görmeye giderken selfie çubuklarınızı almayı unutmayın !

#7 Yoros Kalesi

Yoros Kalesi, boğazın en geniş tepesindeki kale olarak bilinir. Aslında çoğu kişinin Ceneviz Kalesi diye adlandırdığı kale eski zamanlarda boğaz geçişlerini kontrol amacıyla inşa edilmiştir. Günümüzde restore edilip kafe olarak kullanılan mekanda Karadeniz ve boğaz manzarası ön plana çıkmakta. Sarıyer’in tam karşısında kalan kalede mavi ve yeşilin bütünleşmesine şahit olacaksınız. Yanınıza fotoğraf makinenizi almanız sizin için çok iyi bir seçim olur. Beykoz-Kavacık sapağından Anadolu Kavağı istikametine giderek ulaşabileceğiniz kalede sessizliğin tadını çıkarabilirsiniz.

Siz Bu Konu Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?