Işığın Kütle Çekimi İle Bükülüşü İlk Defa NASA Tarafından Kaydedildi

140

NASA‘ya ait Hubble Uzay Teleskobu tarafından kaydedilen görüntülerde, ışığın cüce bir yıldızın yakınından geçtiği sırada kütle çekimi ile bükülüşü gözlendi. Albert Einstein’ın görelilik teorisinde ileri sürdüğü ışığın kütle çekimi ile büküldüğü tezi de böylece doğrulanmış oldu.

ABD’nin Maryland eyaletinde bulunan Uzay Teleskobu Bilim Enstitüsü tarafından yapılan gözlemlerde, Hubble’ın kaydettiği görüntüler kullanılarak Dünya’dan 5 bin ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızın ışığının Dünya’ya 17 ışık yılı mesafede bulunan beyaz cüce yıldız Stein 2051 B’nin hizasına konumlandığında bükülerek şekil değiştirdiği tespit edildi.

Araştırma ekibi 2013 Ekim ve 2015 Ekim tarihleri arasında yapılan 8 gözlemde söz konusu etki nedeniyle geri planda bulunan yıldızın konum değiştirdiğini kaydetti. Bu gözlemler böyle bir etkiyi Güneş haricindeki bir yıldızda ilk kez gerçekleşmiş oldu. Söz konusu etki ise bilim adamlarının beyaz cüce yıldızın Güneş’e oranla kütlesini hesaplamalarını sağladı. Nükleer aktivitesi bitmiş eski aktif bir yıldız olan Stein 2051 B’nin kütlesinin Güneş’in %67’si kadar olduğu belirtildi.

Albert Einstein‘ın görelilik teorisinde öne sürdüğü etki, ilk defa 1919 yılında İngiliz bilim adamı Arthur Eddington ve ekibi tarafından bir Güneş tutulması esnasında Güneş’in etrafındaki ışık bükülmelerinin kayda alınmasıyla doğrulanmıştı. Bu tarihten sonra gökbilimciler uzak galaksileri daha yakındaki galaksilerin yarattığı kütle çekimsel etkisiyle gözlemeyi bir yöntem olarak kullanmaya başladılar. Ancak Sahu ve ekibi tarafından yapılan çalışma ise tek bir gök cismi ile yapılan ilk gözlem oldu. Amerikan Gökbilim Derneği tarafından 7 Haziran 2017 tarihindeki toplantısında tebliğ edilen araştırma sonuçları ise Science dergisinde yayınlandı.

Einstein’ın Görelilik Teorisi

Görelilik teorisi 2 temel önermeye dayanmaktadır. Bunlardan biri hareket görelidir, diğeri ise evrendeki en yüksek ve mutlak hız ışığın hızıdır önermeleridir. İnsanlar gündelik hayatında düşük hızlar dünyasında yaşarlar. Albert Einstein’a göre yüksek hızlarda zaman yavaşlar ve uzunluklar kısalır. Bu bir anlamda uzayın ve zamanın mutlak olmadığının işaretidir. Genel görelilik teorisi temelde bir çekim kuramıdır. Ancak bu çekim uzayın eğriliğinden gelmektedir. Uzay zamanı da içine alır ve 4 boyutludur. Aynı zamanda yoğun kütle tarafından bükülmüş ve eğrilmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here