İnsan Beynini Farklı Bir Biçimde Etkileyen 10 Roman

1499

Küçükken okuduğunuz bazı romanlar bilinç altınıza öyle bir işlemiştir ki çok eski olanların aslında kitap mı yoksa sizin hayalinizde mi olduğunu seçemiyor bile olabilirsiniz. Bu durum çoğu kez başınıza gelmiştir, izlediğiniz bir filmde de olaya kendinizi o kadar kaptırırsınız ki sanki kendiniz yaşıyor gibi güler, ağlarsınız. Beynimizde bu kadar yer eden hikayelerin bir özelliği olmalı değil mi? Bakalım bilim insanının bu konudaki tezi neymiş…

Edebiyatın “iyileştirici” niteliğinden yola çıkan bir grup bilim insanı, nitelikli romanların insan beynini geliştirip keskinleştirdiğini, sosyal bağları güçlendirerek kişiliği değiştirdiğini ve ilişki kurmayı kolaylaştırdığını belirledi. Toronto Üniversitesi öğretim üyesi psikiyatr Keith Oatley ve Ingrid Wickelgren tarafından Scientific American’da yazılan makaleye göre, roman kahramanlarıyla özdeşleşmek, hem hayal dünyasını zenginleştiriyor, hem de sosyal bağları güçlendiriyor.
#1 Johann von Goethe/ Genç Werther’in Acıları (1787)

 

#2 Jane Austen/ Aşk ve Gurur (1813)

 

#3 Nathaniel Hawthorne/ Kırmızı Leke 1850

 

#4 Gustave Flaubert/ Madam Bovary (1856)

 

#5 George Eliot/ Middlemarch (1870)

 

#6 Leo Tolstoy/Anna Karenina (1877)

 

#7 Virginia Woolf/ Bayan Dalloway (1925)

 

#8 Toni Morrison/ Sevgili (1987)

 

#9 J.M. Coetzee/ Utanç (1999)

 

#10 Muhsin Hamid/ Gönülsüz Köktendinci (2007)

 

CEVAP VER