İngilizce Konuşma Becerinizi Geliştirecek 9 Adım

1104

Çok fazla aşina olduğumuz bir cümledir ”İngilizce biliyorum ama konuşamıyorum” cümlesi. Grameri iyi biliriz, okuduğumuzu anlarız vs. ama iş konuşmaya gelince çekinenimiz çoktur. Peki bunu aşmak bu kadar zor mu? Aslında değil ama biraz çabalamak gerekiyor sadece. Peki, bu beceriyi geliştirmek için neler yapılabilir? İşte önerebileceğimiz 9 adım.

#1 Dinleyin

Eğer İngilizce konuşabilmek istiyorsanız, bol bol dinleyin! Dinlemek farkında olmadan konuşma becerinizi de geliştirecektir. Bilhassa ilgilendiğiniz ve üzerine konuşmak istediğiniz konularla ilgili bir şeyler dinlemek size çok şey katacaktır. Dinlediğiniz ses kaydı ya da videoların %30 kadarını anlamıyorsanız, bu iyi bir şey demektir çünkü buradan öğreneceğiniz bir şeyler olduğunu anlamına gelir. Bu oranın %50’den fazla olması, o dinlediğiniz şeyin sizin için fazla zor olduğunu anlamına gelir. %90’ını anladığınızda ise bu sizin için fazla kolaydır. Sizin kendinizi geliştirebilmeniz için daha önceden bilmediğiniz kelimeleri duymaya ve bunları öğrenmeye ihtiyacınız var. İngilizce dinleme yapabilmek için internetten bolca faydalanabilirsiniz. Bilhassa bunlar için oluşturulmuş podcast dinleyebilir, youtube’dan videolar izleyebilir veya sevdiğiniz yabancı komedi dizilerini altyazısız izlemeye kendinizi alıştırabilirsiniz.

#2 Düzenli çalışın

Düzenli çalışmak söz öbeğinden sıkılmış olabilirsiniz ama gerçekten de önemli bir mevzu bu. Kendinize İngilizceye her gün vakit ayırabileceğiniz şekilde bir plan yapın. Fakat bu planın gözünüzü korkutan bir tarafı olmaması da çok önemli, bu sebeple her gün 15-20 dakika gibi bir limit koyarsanız bile ne kadar faydalı olduğunu göreceksiniz. Hem kendinizdeki ilerlemeyi görecek hem de uzun çalışma saatlerine mahkum olmadığınızdan gözünüzde büyütüp ertelemeye çalışmayacaksınız.

#3 Kendinize uygun öğrenme yöntemi geliştirin

Peki bu 15 dakikalık çalışmayı nasıl değerlendirecekseniz? Herkesin öğrenme yöntemi farklıdır. Kimi insan görsel, kimi işitsel araçlarla daha iyi öğrenir. Bazıları öğrendiklerini eyleme geçmeden tam olarak kavrayamaz. Bazı insanlar da okumalı ve yazmalıdırlar. Sizde de bu öğrenme yöntemlerinden bir veya birkaçı geçerli olabilir. Öncelikle kendinizi keşfetmeli sonra da buna göre bir yöntem belirlemelisiniz. Görsel araçlarla daha iyi öğrendiğinizi düşünüyorsanız resimlerle kelime ezberlemek ya da film izlemek size faydalı gelebilir. İşitsel araçlardan yararlanmak size daha iyi geliyorsa da öğrendiğiniz kelimeleri içeren bir şeyler dinlemeniz gerekir. Öğrendiklerinizi eyleme geçmek ise şöyle bir anlama gelmekte: Öğrendiğiniz kelimeleri “şimdi bunu yapıyorum” deyip yapmanız o kelimeyi daha iyi kavramanıza yardımcı olacaktır. Misal,”to cook” (yemek pişirmek) kelimesini yeni öğrendiyseniz, “i am cooking now” gibi bir cümle kurup bunu gerçekten eyleme dönüştürmek işe yarayabilir. Son olarak öğrendiğiniz kelimeleri bir kağıda yazmak da yazarak öğrenen insanların öğrenmesini kolaylaştıracak bir çalışma yöntemi olacaktır.

#4 Pratik yapmaya çalışın

Fakat tabii bu öğrenilen kelimeler eğer ki pratikte kullanılmazsa hem unutulacak hem öğrenilen kelime mezarlığına atılma ihtimali taşıyacaklardır. Bu ne demek? Aslında İngilizceye aşina olan birçoğumuz İngilizce gramer ve kelime bilgisi konusunda çok büyük sıkıntılar yaşamıyoruz. Asıl sıkıntı bu bilgileri paslandıkları yerden çıkartıp kullanabilmek. Burada da dikkat edilecek birkaç husus var. Öncelikle gramer bilginize çok fazla takılmamaya çalışın zira akıcı konuşmak demek gramerde hiç hata yapmamak demek değildir. Dolayısıyla gramerde yaptığınız ufak hatalara aldırış etmeden öğrendiklerinizi uygulamaya geçmek, öğrendiğiniz yeni kelimeleri kullanmaya odaklanmak size çok daha faydalı olacaktır. Bunun dışında öğrendiklerinizi pratikte kullanmanız için konuşmaya çalışabileceğiniz bir insana ihtiyacınız var. Kendi kendinize de sesli bir şekilde pratik yapmaya çalışabilirsiniz elbette ama bunun çok fazla faydasını göremezsiniz zira eğer hata yapıyorsanız ve aslında söyledikleriniz anlaşılmıyorsa bunu ancak karşınızdaki algılayabilir. Aynı zamanda, biriyle konuşmanız onu dinlemeniz anlamına da geleceğinden ekstra fayda sağlayacaktır. Konuşmak için seçtiğiniz kişinin Türk olmamasına dikkat edin, mümkünse anadili İngilizce olan birini, mümkün değilse de Türkçe bilmeyen birini seçmeniz daha iyi olur zira derdinizi öyle ya da böyle İngilizce anlatmaktan başka çareniz kalmaz böylelikle. Peki, “zaten benim derdim konuşmaya çalışmakta, bunu konuşarak mı çözeceğim yani?” diye sorabilirsiniz, bir nevi öyle aslında. Biriyle gireceğiniz bir sohbet hem sizin öğrendiklerinizi pekiştirmeniz hem de karşınızdakini dinlerken ondan bir şeyler kapmanız ve yeni şeyler öğrenmeniz anlamına gelecektir.

#5 Yavaş ama emin konuşun

Başta birden son sürat konuşacağınızı düşünmeyin elbette. Her şey gibi İngilizce pratiğin gelişmesi de zamana bağlı ve adım adım ilerlenerek yol alınabilecek bir maraton. İlk başta hızlı cümleler kuramamanız, bir anda kelimeleri hatırlayamamanız normal. Yavaş konuşmak size bir şey kaybettirmez. Bir kelime gelmiyorsa aklınıza onu başka türlü anlatmaya çalışmak da size bir şey kaybettirmez.

#6 Kendinize zaman kazandırın

Eğer karşınızdaki bir soru sorduğunda bir anda soruya karşılık veremeyeceğinizi düşünüyorsanız, soruyu tekrarlamak ve birkaç geçiş cümlesi kurmak faydalı olabilir. “Why is there so much violence on TV? That’s a good question. Let me think for a moment, I haven’t really thought about it before. Well, I suppose…” gibi bir başlangıç yapmak hem size zaman kazandırır hem de arada bir sessizlik olmasını önler ve kendinizi kötü hissetmezsiniz.

#7 Kelimeyi kullanıldığı yerine göre öğrenin

Öğrendiğiniz kelimelerin cümle içerisinde nasıl kullanıldığını bilmeniz de oldukça önemli. Bu yüzden de muhakkak öğrendiğiniz kelimeyle ilgili en az birkaç örnek cümleye de bakın ve bu kelimeleri kendiniz kullandığınızda da bu örnek cümleleri aklınızdan çıkarmayın.

#8 Eski ve yeniyi harmanlayın

Daha önce öğrendiklerinizle yeni öğrendiklerinizi harmanlamayı unutmayın. Yeni öğrendiklerinizi pratikte hiç kullanmazsanız, aslında onları gerçek anlamda öğrendiğinizi söylemek çok da mümkün olmaz. Eski öğrendiklerinizi tamamen bir kenara atmak da bu sefer bunları unutmanıza neden olabilir.

#9 Dinlediklerinizi tekrarlayın

Dinlemenin öneminden bahsettik. Hem internetten bulduğunuz kayıtları dinlemek hem de sohbet ettiğiniz kişileri dinlemek size çok şey katacaktır fakat bunun yanında dinlemekten şu şekilde de faydalanabilirsiniz: Bir ses kaydı dinlediğinizde bunu cümle cümle, paragraf paragraf, olabildiğince kendi sözcüklerinizle tekrar edin. Pasif dinlemenin de yararı kuşkusuz fakat bu şekilde çalışmanızı aktif hale getirdiğinizde size katkısı çok daha fazla olacaktır.

CEVAP VER