Futbolu Sevmeyen Futbolcu Olur Mu? İşte Buna 5 Örnek

1079
Yaptığı işten keyif almayan birçok çalışan vardır hayatta, yalnızca hayatını geçindirmek için çalışıyordur işinde. Ama bazı işler var ki dışarıdan hep zevkle yapılan işlermiş gibi geliyor; futbolculuk gibi. Ama bazı futbolcular var ki futbolu hiçbir zaman çok fazla sevmediler! İşte onlardan birkaçı…
Gabriel Batistuta

Futbolculuk kariyerini 37 yaşında noktalayan Batistuta, Arjantin topraklarından çıkan en büyük yeteneklerden biriydi. İtalya Serie A tarihinin en golcü 8. futbolcusu olmayı Fiorentina ve Roma formalarıyla çıktığı 318 maçta 184 gol atarak başardı. Arjantin Milli Takımı ile de 78 maçta 56 gol attı ki bu alanda rekorun sahibi. Ama o yıllar boyu futbolseverlerin gözlerinin pasını silmesine rağmen futbolu çok da sevmiyordu. Hatta aktif futbolculuğu esnasında da gazetecilerin karşısında bu durumu gizlememişti. “Sadece işimi yapıyorum. Evde maç seyretmek hoşuma gitmiyor. Futbolu bıraktıktan sonra da asla maç seyretmeyi düşünmüyorum” demişti Batigol.

Cristian Vieri

Güçlü fiziğiyle rakip stoperlerin korkulu rüyası olan Cristian Vieri, 20 yıllık futbolculuk hayatının ardından 36 yaşında futbolu bıraktı. İtalyan baba ve Fransız annenin çocuğuydu. Son vuruş yeteneği dillere destandı. 6 yıl Inter’de oynadı ve oynadığı diğer 11 takımın tümünde bir yıldan fazla tutunamadı. Futbolu çok sevmediği ve iş olarak baktığından dolayı olabilir bu. Zaten o da “Futbolu çok fazla sevdiğimi söyleyemem. Bu işi para kazanmak için yapıyorum. Antrenman ve maçlar sona erdikten sonra konu benim için kapanıyor” demişti. Futbolculuk hayatından sonra antrenör olmak için uğraşmayan Vieri, şu anda tekstil ve restoran işiyle uğraşıyor.

Sidney Govou

Listenin en ilginç ismi şüphesiz Govou. Zira futbolu sevmemesinin yanında muazzam da bir ilgisizliği vardı Govou’nun. Yaşayan efsane David Beckham’ı tanımıyordu kendisi! Bir röportaj sırasında rakip takımın en önemli hücum gücü olarak Beckham hakkında ne düşündüğü sorulduğunda, şöyle demişti: “Beckham’ı tanımıyorum. Aslında futbolu hiç sevmem. İlgi duyduğum tek spor dalı basketbol. Boş zamanlarımı da perküsyon çalıp, konsol oyunları oynayarak geçiriyorum.” Lyon formasıyla 20 yaşında profesyonel olan Govou, bu formayla çıktığı 412 maçta 77 gol attı. Fransız Milli Takımı ile de 44 maçta 10 gole imza atan 36 yaşındaki oyuncu, son olarak ABD takımlarından Miami City ile sözleşme imzalamıştı.

Pascal Nouma

Beşiktaş’a gelirken adını efsaneler arasına yazdıracağını kimse tahmin etmiyordu elbette ama savaşçı yapısıyla kısa sürede tribünlerin sevgisi oldu, futbolu bıraktıktan sonra da ülkemizden kopamadı. Kariyerinde birçok takımda forma giyse de, Nouma futbolu sevmediğini daha oynarken dile getirmişti. “Ben biraz futbolun dışındayım. Fransa’da ve Beşiktaş’ta oynarken de futbol maçlarını izlemiyordum. Futbolu sevmiyorum. Basketbolu seviyorum, NBA’i takip ediyorum. Sahada ter dökerken 90 dakikalık özgürlüğüm olduğunu biliyordum. İşim sadece bundan ibaretti. Eve dönünce biterdi. Sürekli futbol düşünmek yerine bana keyif veren şeyler yapardım” diyerek futbola olan ilgisini açıklıyordu.

Nicolas Anelka

Bir dönem Fenerbahçe’de de oynayan ve Avrupa’nın önemli yeteneklerinden olan Anelka, “futbol seyyahı” olarak nitelendirilir; zira yolu Hindistan’a bile düştü. 37 yaşındaki klas forvet, 20 yılı doldurduğu futbolculuk kariyerinde çok fazla para kazandı ama emin olun bu işi yapmaktan çok da zevk almıyordu. Futbolu bıraktıktan sonra bu işin içinde yer almak istemediğini her fırsatta dile getiren Anelka, hayatının geri kalanında oyunculuk yapmak ve kendi markasını kurup büyütmek istediğini söylüyor.

CEVAP VER