Fatih Terim’in Açıklamalarından Sonra Gelen Tepkiler

1870

A Milli Futbol Takımımız 89 yıllık tarihinde 2 kez Dünya Kupası, 3 kez de Avrupa Şampiyonası finallerinde mücadele etti. 2002 yılında dünya üçüncüsü olmamız bize Şenol Güneş’in “Şampiyon olamadığımız için özür dilerim.” cümlesiyle, buruk ama gururlu bir sevinç yaşattı. Öyle ki o yıldan sonra milli takımdan beklentiler daha da arttı.

2008 Avrupa Şampiyonası’nda ise yarı final oynayarak büyük başarılara imza atsak da, 2008 yılından akıllarda kalan yarı final oynamamızdan çok son dakikalarda çevirdiğimiz maçlar oldu. Belki de efsane olan ve uzun yıllar daha dilimizden düşüremeyeceğimiz maç ise, 15 Haziran 2008’de oynanan Türkiye-Çek Cumhuriyeti maçı oldu. Her iki takımın da sahaya kazanmak zorunda olduğunu bilerek çıktığı maçta bizi en çok sakat sayısı fazlalığından dolayı istediğimiz kadroyu sahaya süremememiz zorladı.  Ve bu arada biz ilk ve ikinci yarıda yediğimiz gollerle 0-2 yenik duruma düştük. Her şey bizim için bitme noktasına gelmişti. Çekler’in baskısı altında oynuyorduk. Karşı takımın sık sık gol pozisyonu bulması sadece sahadaki futbolcularımızı değil televizyonları başındaki milyonları da strese sokmuştu. Ve herkes Çek Cumhuriyeti’nden üçüncü bir gol bekliyordu. İşte o esnada Arda’nın golüyle durum 1-2 olmuştu. Daha sonra Çekler’in dünyanın en kalitelilerinden olan kalecisi Hamit’in şutunda topu elinden kaçırarak inanılmaz bir hata yaptı ve bunu değerlendiren Nihat’la durum 2-2 oldu. Artık umutlanabilirdik. Nihayetinde yine Hamit’in asisti, Nihat’ın golüyle maçı 3-2 kazanmayı başarmıştık. Türkiye mucizevi bir şekilde çeyrek finalist olmuştu. Ve çeyrek finalde Türkiye, Hırvatistan karşısında da bir mucizeye imza atmıştı.

20 Haziran 2008’de Almanlar’ı yenip gelen Hırvatistan’la çekinerek de olsa maça çıktık. Maçın 90 dakikası her iki takımın da birbirine ciddi bir üstünlük sağlayamaması sebebiyle 0-0 bitti. Ardından maçın 119.dakikasında çok talihsiz bir gol yedik. Biz umudumuzu kesmiştik ama belli ki futbolcularımız kesmemişti. 120+1 oynanırken kendi sahamızda kazandığımız serbest vuruşu Rüştü kullanmış diğer tüm oyuncularımız Hırvatistan yarı sahasında Hırvat defansının dengesini bozarak Semih’le golü bulmuştu. Öyle ki Semih’in bu golü “Futbol tarihinin en geç golü” olarak tarihe geçmişti. Sonrasında penaltıya kalan maçta, atılan golün ardından motivasyonu yükselen milli takımımızın kazanacağı aşikardı. Ama tabi o gün o maçı izleyen hiç kimse bu kadar emin değildi 🙂

İşte bu maçlar, o takım, bu teknik direktör; EURO 2008’den sonra felsefemiz olarak benimsediğimiz o cümleyi bize kazandırdılar: “BİZ BİTTİ DEMEDEN BİTMEZ.”

Fakat şimdilerde EURO 2016 maçlarında işler pek istediğimiz gibi gitmiyor. Bu gece oynanacak Çek maçı bizim için gerçekten zor olacak. Hemen herkes milli takıma güvenini yitirmiş vaziyette ve bir günah keçisi arıyoruz. Evet Şenol Güneş şampiyon değil de dünya üçüncüsü olan takımı adına özür dilemişti çünkü takımının kapasitesini biliyordu. Evet Fatih Terim “EURO 2016’da olmamız bile bir mucize” dedi, çünkü takımı en iyi o tanıyor. Unutkan bir milletiz vesselam. Zira biraz kadir kıymet bilseydik 2008’de mutluluktan ağlayarak izlediğimiz maçlarda da teknik direktörün Fatih Terim olduğunu hatırlardık.

İşte Fatih Terim’in açıklamalarını bir kısmı:

“Utanması gereken birileri varsa ben değilim. Onlar, bu takımın, hocasının ve kafilenin bu duruma gelmesini sağlayanlar olmalı.” diyen Terim, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hakikaten herkes değişik mevkiler, 11’ler kurmuş. İnşallah bir gün onların dediği kadro da çıkar. Şimdiye kadar da hiç görülmemiştir ama… Esasında tabloya baktığımda çok gülmem lazım ama yapamıyorum. Hakikaten gülünç. Kim nerede oynuyor, o niye alındı, diğeri neden girmedi… Bir sürü şey var ama bugünün konusu değil. Merak etmeyin, bütün merakları gidereceğim. Gerekene ismen, gerekmeyene, muhatap olmak istemediğime başka türlü…”

TRT’de yapılan bir tarih programında bile kendisinin eleştirildiğini anlatan Fatih Terim, şunları kaydetti:

“TRT ülkemizin televizyonu, bu da ülkenin takımı. Spor konusu olmayan bir programda tarih profesörü çıkıp bana ve takımıma olmadık şeyler söylüyor. Koca tarih profesörü, koca derken tarihin büyüklüğü. TRT, bir de yayıncı kuruluş. Tarih programında ‘Milli takım bir an önce dönmeli’ deniyor. Birçok akademisyen dostum var. Sohbet ortamında ‘Bu benim alanım değil, bu konuda bir şey söylemeyeyim’ diyen dostum var. Siz de ‘hocam neden suratın asık’ diyorsunuz. Bırakın da bazen asık olsun.”

Bu açıklamalar üzerine atılan bazı twitler ise şöyle:

https://twitter.com/iremgizemoz/status/745067535779905536

https://twitter.com/eray_baransel/status/745067211988078592

Siz Bu Konu Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?