Evliya Çelebi: Bir Dünya Seyyahı

677

Evliya Çelebi, Seyahatnamesi ile halen haklı olarak ”Dünya Seyyahı” ünvanını taşımaktadır.

Evliya Çelebi 25 Mart 1611 günü İstanbul’da Unkapanı’nda doğdu. Babası Derviş Mehmed Zılli sarayda kuyumculuk yapardı. Usta bir altın zanaatkarı olan Mehmet Zılli Kabe’nin altın oluğu, Sultan Ahmet Camisi’nin kapısı ve içli süslemelerini yapan ustadır. Evliya Çelebi’nin ataları Ahmet Yesevi’ye kadar ulaşmaktadır ayrıca dedelerinden Kütahyalı Yavuz Er Sinan, Fatih Sultan Mehmet Han’ın Sancak beylerinden olduğu söylenmektedir. Evliya Çelebi’nin annesi sadrazam damat Abaza Melek Ahmed Paşa’nın halasıdır. Evliya Çelebi Seyyah-ı Alem, Cihan gezgini olarak ünlenmeden önce yedi yıl Şeyhülislam Hamit Efendi medresesinde ders almıştır. Musiki, gramer, Rumca gibi Farsça, Arapçayı iyi derecede bilmektedir. Evliya Çelebi çocukluğundan beri içinde tarif almaz bir gezmek, her yeri görmek merakıyla doluydu kendi kitabında ”Can ve gönülden seyahati arzular seyahat aşkıyla ağlar inler serseri olurdum” demektedir. 20 Ağustos 1630 gecesi rüyasında kendisini Yemiş iskelesinde Ahi Çelebi Camii de görür. Bu rüyada sırtında deve tüyü bir hırka bulunan Peygamber Efendimiz ile karşılaşır ve rüyada Salatı Ümmiye okumaya başlar ve peygamber efendimizin yanına gidip ”Şefaat Ya Resulallah” diyeceğine sevinç ve heyecan ile ”Seyahat Ya Resulallah” der ve rüyasında gene ”Yarabbi evliya kuluna hem şefaati hem seyahati ve ziyareti sıhhat ve selametle ver” şeklinde bir dua ile şereflenir. 10 yıl boyunca İstanbul ve çevresini gezer aileden zengin olan Evliya Çelebi İstanbul Unkapanı’nda, Bursa inebey Mahallesinde, Kütahya’da, Bergama’da gayrimenkulleri bulunduğundan Anadolu’nun pekçok yerini rahatça gezme imkanı bulur.

Evliya Çelebi

Seyahatleri sırasında ticaretle uğraşan, mal taşıma işleri, akrabası ve dostlarıyla imamlık, müezzinlik, habercilik, elçilik gibi görevleri kabul eden Evliya Çelebi seyahatlerinde artan bilgisini, görgüsünü düzenli olarak tuttuğu notları ile kuşaklar boyu okunacak bir eser meydana getirir. Çok iyi bir gözlemci olan Evliya Çelebi gözlem yeteneğinin kendisine kazandırdığı bu özellikle tabiata karşı, insanlara karşı çok isabetli tespitler yapmaktadır, insanlarla kolay iletişim kurabildiği padişahtan, dilenciye kadar rahatça konuşup sohbet edebildiği bir yapısı olan sosyal zekası çok ileri olan Evliya Çelebi açık görüşlü, dürüst, dikkatli bazı konularda tenkitçi ve alaycı bir üslupla kitabını kaleme alır. Evliya Çelebi’nin 35 farklı devletin şu anda hüküm sürdüğü geniş bir alanda geziler yaptığı kitabını dikkatli bir şekilde inceleyen araştırmacılar tarafından tespit edilmiştir. Evliya Çelebi‘nin gezdiği ülkeler arasında günümüzün Azerbeycan, Gürcistan, Ermenistan, Rusya, Ukrayna, Moldavya, Arnavutluk, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya, Makedonya, Slovenya, Çekoslovakya, Avusturya, Polonya, Suriye, İran, İsrail, Mısır, Sudan, Eritre, Habeşistan ve Suudi Arabistan gibi çok farklı coğrafyalarda, çok farklı dillerin konuşulduğu ülkeler bulunmaktadır.

2011 yılı Evliya Çelebi Hatıra Pulları

İstanbul’dan 27 Nisan 1640 günü ayrılıp gezilerine başladığında Dördüncü Murat’ın ölümünden tam iki ay 17 gün geçmiş ve 29 yaşını yeni tamamlamış olan Evliya Çelebi’nin seyahatleri tam 44 yıl sonra 1684 de İstanbul’da 73 yaşında öldüğünde tamamlanmıştır. İstanbul’dan 1671 yılında çıktığı son gezide Mekke ve Medine gibi kutsal beldelere gitmiş Hacı olmuş, yıllarca çok beğendiği Kahire’de yaşamış ve daha sonra İstanbul’a döndükten sonra vefat etmiştir. Eserinin son iki cildini de bu dönemde yazmış olan Evliya Celebi Seyahatname adındaki büyük 10 ciltten oluşan 7000 sayfalık eserinden ayrı olarak Şaka Name adında latifeler içeren bir dergide telif ettiği söylenmiş olsa dahi Şaka Name isimli bu eseri günümüzde kayıptır. Türk edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük yazarlarından biri olan Evliya Çelebi gazeteciliğin röportaj türü yazımının öncülerindendir. Eserleri başta İngilizce, Fransızca, Almanca olmak üzere Rusça, Romence, Bulgarca, İbranice, Arapça, Lehçe, Arnavutça gibi çok dillere tercüme edilmiştir. Yazımındaki akıcı ifade tarzı, mizahi üslubu, anlaşılır kolay Türkçesi ve üstün tasvir yeteneği ile emsalsiz bir yazar olarak kabul edilir. Bulunduğu dönemin sosyal ortamını tarihçiler açısından önemli bir kaynak teşkil eder şekilde betimleöiştir. Bu eserde Osmanlı’nın cihan devleti olma özelliğini tam mânâsıyla gösteren Evliya Çelebi’nin Seyahatname eserinin ilk cildinde çok kapsamlı bir İstanbul rehberi olma özelliği öne çıkar. Diğer ciltlerinde ise farklı Osmanlı topraklarında Kuzey Kafkasya’dan, Çerkezistan oradan Rostov, Kırım, Dobruca ya oradan Rumeli, Atina, Ege Adaları Girit, Sakız ve Midilli daha sonra Anadolu’da Bolu, Amasya, Niksar, Erzurum oradan Azerbeycan, Bakü gibi farklı bölgeleri daha sonra Osmanlı’nın Ortadoğu’dan Suriye, Lübnan, Filistin,Mısır gibi farklı bölgelerini anlatan bu çok kapsamlı harika eser halen tarihçiler, coğrafya araştırmacıları ve sosyal tarihçiler yönünden kesitsel tarih araştırmaları için en önemli kaynak özelliğini korumaktadır.

CEVAP VER