Mevsim aşk zamanı… “En güzel aşklar sonbaharda başlar” diye düşündük ve sonbahara uygun seçtiğimiz en iyi, en güzel aşk filmlerinden 15 tanesini sizlerle de paylaşalım istedik.

İşte Sizlere İzlemenizi Önerdiğimiz En Güzel 15 Aşk Filmi:

1- Before Sunrise (1995) – Before Sunset (2004) – Before Midnight (2013)

Richard Linklater‘ın hem yazıp hem de yönettiği efsane sinema filmi üçlüsü, mutlaka izlemenizi önerdiğimiz aşk filmlerinin başında geliyor. Filmdeki büyük aşkın başrol oyuncuları ise; Ethan Hawke ve Julie Delpy.

Before” filmlerinin en önemli özelliği; 9 yıl arayla aynı oyuncular ve aynı yönetmenle çekilmesi, böylece hikaye içinde filmin kahramanlarını hem yirmili yaşlarda, hem de otuzlu ve kırklı yaşlarda görme imkanı yakalıyorsunuz. Film serisindeki aşk, sevgi, ilişkiler ve hayat üzerine yapılan diyaloglar çok güçlü, zaten film dizisinin ikincisi, yıllar sonra biraraya gelen aşıkların hasret gidermek için aralıksız konuşmalarıyla geçiyor.

2- Shakespeare in Love (Aşık Shakespeare – 1998)

Joseph Fiennes ve Gwyneth Paltrow‘un başrolü paylaştıkları 7 Oskar ödüllü film, ünlü şair ve tiyatro oyunu yazarı Shakespeare‘in gençlik yıllarında oyuncu olmayı hayal eden Viola ile tanışmasını ve ona olan şiirsel aşkını anlatıyor. Aşık olan Shakespeare gibi bir aşk analisti olunca, sadece sevdiğine söylediği muhteşem aşk sözleri bile filmi izletmeye yetiyor.

3- Fountain (Kaynak – 2006)

Hayatın başlangıç ve bitiş noktaları arasında sürekli dolanan, Darren Aronofsky‘nin yönetmenliğini yaptığı “zamanlararası bir aşk filmi” Fountain. Başrollerde Hugh Jackman ve Rachel Weisz oynuyor.

Aynı anda 16.yüzyıl, 21.yüzyıl ve 26.yüzyılda geçen film, farklı isimlerde ama aynı kişilerden oluşan 3 çift arasındaki aşkı ve etraflarında geçen olayları anlatırken, bizi aynı zamanda ruh eşi ve kader, hayat, sonsuzluk ve reankarnasyon kavramlarını düşündürmeye zorluyor.

4- Serendipity (Tesadüf – 2001)

Hayat, çoğumuzun tesadüf dediği olaylar üzerine şekillenir. Sara ve Jonathan’ın karşılaşıp tanışması ise, yılbaşı alışverişi için gittikleri mağazada kalan son eldiveni almaya çalışırken gerçekleşiyor. Sonra birlikte bir akşam yemeği yiyip sohbet ediyorlar ve herkes kendi yoluna gidiyor. Fakat ikisi de birbirlerini bir türlü unutamıyorlar ve için için tekrar karşılaşmak istiyorlar. Karşılaşıyorlar da: İkisinin de başkalarıyla evlenmelerine kısa bir süre kala! John Cusack ve Kate Beckinsale‘in başrollerini oynadığı film, izlemesi keyifli romantik aşk filmlerinden biri.

5- City of Angels (Melekler Şehri – 1998)

Bize göre gerçeküstü bir aşkı anlatıyor Melekler Şehri. Başrollerde Meg Ryan ve Nicholas Cage oynuyor.

Filmin konusu ise şöyle: Meggie başarılı bir kardiyolog ve kalp cerrahıdır. Ancak bir gün, girdiği bir ameliyatta hastasını nedenini anlayamadığı bir şekilde kaybetmesi, çok üzülmesine, kendisini suçlamasına ve psikolojisinin darmadağın olmasına sebep olur. Seth ölen insanlara yol göstermekle görevli bir melektir, Meggie’nin o anlarına şahit, yardımseverliğine ise aşık olur. Aşkına kavuşmak için melek olmaktan vazgeçecektir ancak bir meleğe göre insan olarak yaşamak o kadar da kolay değildir. Seth’in aşkı, bu zorlukların üstesinden gelebilecek midir?

6- Closer (Daha Yaklaş – 2004)

“Gönül hep kaçanı mı kovalar? Ulaşılmaz olan hep daha mı kıymetli olur? Aşk, psikolojik taktiklerle yönlendirilebilir mi? Birinin değerini hep kaybedince mi anlarız?”

Jude Law, Clive Owen, Natalie Portman ve Julia Roberts‘ın başrollerde olduğu Closer , sarsıcı ve yer değiştiren aşk hikayelerine sahip bir modern zaman filmi. Sizi, hem aşk, taktikler ve insanın ikiyüzlülüğü üzerine düşündürüyor hem de asıl olan büyük resmin hep söylenmeyenlerde yattığını çok güzel gösteriyor. Mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğimiz aşk filmlerinden biri.

7- Eternal Sunshine of The Spotless Mind (Sil Baştan – 2004)

Anılarını sildirsen bile sevdiğini tümüyle unutabilir misin? Bir manzara, bir koku, tanıştığınız yer, fotoğraflar sana unuttuklarını hatırlatabilir mi?

Oskar ödüllü senaryoya sahip filmde başrolleri Jim Carrey ve Kate Winslet paylaşıyor. Bir kumsalda tanışan ve birbirlerine aşık Joel ve Clementine’in ilişkileri çok inişli çıkışlıdır. Joel daha sessiz, sakin, titiz ve mantıklı bir tiptir, Clementine ise fırlama, günü yaşayan, umursamaz ve renkli bir kişiliğe sahiptir. İki yıldır birlikte olan çift bir gün fena kavga ederler ve kadın evden çıkıp gider. Kavga ettiğine çok pişman olan Joel, Clementine’in teknolojik bir deneye katıldığını ve aralarında geçenlerin düzenli silindiğini öğrenir. Aralarındaki her şey tamamen silinmeden Clementine’e kendini ve onu ne kadar çok sevdiğini hatırlatmaya çalışır.

8-The Bridges of Madison County (Yasak İlişki – 1995)

Clint Eastwood ve Meryl Streep’in başrolü paylaştıkları film, 1965 yılında Iowa’da geçen yasak bir aşk hikayesini konu alıyor. National Geographic için fotoğraflı bir dergi yazısı hazırlamak için Madison County’ye gelen Robert Kincaid, çevrede dolaşırken adres sormak için bir eve yaklaşır ve o sırada kocası çocuklarıyla birlikte eyalet fuarına gitmiş olan Francesca ile tanışır.  Yıldırım aşkına tutulan çift birlikte dört gün geçirirler, artık onlar için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

9- Reconstruction (Yeniden Sev Beni – 2003)

“Sen benim hayalimsen, ben de senin hayalinim.”

“Gerçek olmadığını biliyorsun ama yine de acıtıyor.”

Christopher Boe’nun yönettiği, Maria Bonnevie ve Nicolaj Lie Kaas‘ın başrollerini oynadıkları film, Kopenhag’da Alex ve Aimee ekseninde dönen ve bir noktadan sonra gerçeklik değiştiren ama duyguların değişmediği bir aşk hikayesi.

10- Jeux D’enfants (Cesaretin Var Mı Aşka – 2003)

Cesaretin Var Mı Aşka; komik, eğlenceli, masum, tutkulu, inatçı, üzgün, kızgın, neşeli, asi, kıskanç, oyuncu ve gururlu büyük bir aşk filmi.

Filmin başrollerinde ise; bu aralar Brad Pitt-Angelina Jolie boşanmasındaki ara bozucu kadın olarak gösterilen Marion Cotillard ve Guillaume Canet oynuyor. Bu film aynı zamanda öyle bir film ki, oyuncuları film sırasında birbirlerine aşık oluyor ve o sıralar ünlü oyuncu Diane Kruger ile evli olan Guillaume Canet boşanıyor, Marion Cotillard sevgilisnden ayrılıyor ve çift 2003 yılından beri tam 13 yıldır birlikteler, üstelik Marcel Canet isimli bir de oğulları var.

11- Temmuz’da (Im Juli – 2000)

Fatih Akın‘ın yazıp yönetmenliğini yaptığı, başrollerde Moritz Bleibtreu (Daniel) ve Christiane  Paul‘ün (Melek) oynadığı “Temmuz’da“, Alman bir adamın, Almanya’da tanıştığı bir Türk kızının peşinden İstanbul’a gelmek üzere yollara düşmesini ve o sırada yaşananları anlatan keyifli ve romantik bir aşk filmi.

12- Başka Dilde Aşk

Mert Fırat ve Saadet Işıl Aksoy‘un başrolde oynadıkları film, aşka farklı pencerelerden bakmamızı da sağlıyor. Bir çağrı merkezinde çalışan Zeynep’in çalışma saatleri uzun ve yorucu, kazandığı ücret ise azdır. Üstelik tüm gün telefonda sinirli, bağırıp çağırıp şikayet eden insanlardan ve ailesindeki sorunlardan da bunalmıştır. Bir gün, ortak arkadaşları Vedat’ın kalabalık ve gürültülü bir doğum günü partisinde Onur ile tanışır ve ondan hoşlanır. Saatler sonra onun sağır ve dilsiz olduğunu fark eder ama bu Onur’a olan ilgisini azaltmaz. Tam aksine sessiz, sakin ve huzurlu bir ilişki olacağını düşünerek ona yaklaşır ve çevrelerindeki insanların olumsuz görüşlerine rağmen birlikte yaşayarak farklı bir dünyaya adım atarlar.

13- Selvi Boylum Al Yazmalım (1977)

Atıf Yılmaz‘ın yönetmenliğini yaptığı ve başrollerinde Türkan Şoray (Asya) ve Kadir İnanır’ın (İlyas) oynadığı film, Türk filmlerinin başyapıtlarından biri olarak gösterilir.

Dokunaklı bir aşk filmi olan Selvi Boylum Al Yazmalım; özellikle şu sorular üzerinde bizi düşündürüyor: “Başıboş, umursamaz, emek verilmeyen gelgitli bir aşkı mı tercih edersiniz yoksa birlikteliğe emek, size ise değer veren, varlığınızı önemseyen ama pek de fiziksel olarak gönlünüzün olmadığı birini mi?” Bu ikisi arasında seçim yapmak zorunda kalmak zor ama insan olarak “sevgi emek ister, saygı ister, güzellik ister, büyümek, gelişmek ister” kavramlarını yaşamımızda benimsemediğimiz sürece de bu hoşlanmadığımız seçimleri sadece filmlerde değil kendi hayatlarımızda daha çok yapacağız görünüyor. Mutlaka izlenmesi gereken, Kadir İnanır‘ın yakışıklılığının, Türkan Şoray‘ın ise güzelliğinin doruğunda olduğu bir aşk filmi.

14- Eşkiya (1996)

IMDB‘de en yüksek puan alan ilk 250 film arasında bulunan tek Türk filmi olan Eşkiya‘nın başrollerinde Şener Şen (Baran-Eşkiya), Şermin Hürmeriç (Keje), Yeşim Salkım(Emel) ve Uğur Yücel(Cumali) oynuyor.

Filmin konusu ise şöyle: Arkadaşı Berfo’nun ihanet edip onu ele vermesi sebebiyle 35 yıl hapis yatan Eşkiya, o içerideyken Berfo’nun babasından satın alıp evlendiği, büyük aşkı Keje’nin peşine düşer.

15- Issız Adam (2008)

Aşk kolay bulunmuyor. Peki buldunuz diyelim, ona hazır mısınız? Aşka layık mısınız? ” sorularına düşündürücü cevaplar bulabileceğiniz, Çağan Irmak‘ın yazıp yönettiği içimizden bir film Issız Adam. Başrollerde Melis Birkan ve Cemal Hünal güzel bir ikili oluşturmuşlar, kendinizi filmin içinde hissediyor ve onların aşklarına kapılıp gidiyorsunuz.

Bir Cevap Yazın