Dünya’nın Kaderini Değiştiren 25 Büyük Olay

1965

Evrende şuana kadarki bilgilerimiz dahilinde yaşam barındıran tek yer olan Dünya, yaklaşık 4.5 milyar yaşında olan yuvamız. Bugüne gelene kadar bir çok küresel çapta felaket atlatan, bir o kadar da tüm geleceğini şekillendiren ve baştan yaratan olaylar yaşayan gezegenimizin önünde yok olmadan önce en iyi ihtimalle 5-7 milyar yıl daha zaman var. Peki gezegenimizi bugüne kadar getiren olayların en büyüklerine göz atmaya ne dersiniz? Hemen başlıyoruz.

1) Gezegenin Doğuşu (4.5 milyar yıl önce)

Dünya’mızın  Güneş’in etrafındaki toz ve kaya parçalarından oluştuğu bilinen bir gerçek. Kayalar birbirleriyle çarpıştıktan sonra yer çekimi etkisiyle çevrelerindeki diğer kayaları da çekmeye başlıyor, daha sonra etrafta ne var ne yoksa birleşip Dünya’yı meydana getiriyorlar. Daha sonrasında Dünya’ya çarpan oldukça büyük bir gök cismi nedeniyle büyük miktarda kalıntı uzaya saçılıyor ve bunlar da birbirlerini yine aynı yollarla bularak birleşiyor ve Ay’ı oluşturuyor.

2) Hayatın Başlangıcı (4-3.5 milyar yıl önce)

Aslına bakılırsa gezegenimizde hayatın tam olarak ne zaman başladığı kimsenin net bir fikrinin olmadığı bir konu. Ancak tek hücreli canlılara ait elimizdeki en eski fosillere göre yaşam 3.5 milyar yaşında. Biraz daha eskilere dayanıyor olması muhtemel. İlk yaşam okyanus diplerindeki volkanik sıcak su bacalarında, açık denizlerde veya direkt olarak karalar üzerinde başlamış olabilir. Son yapılan araştırmalara göre ise şimdilik en muhtemel senaryo ilki.

3) İlk Fotosentez (3.4 milyar yıl önce)

Yaşam için Dünya’mızın sahip olduğu en büyük enerji kaynağı yıldızı Güneş. Güneş enerjisini kullanmak yaşamın sürdürülmesi ve gelişmesi için çok önemliydi ve günümüzden 3.4 milyar yıl önce bazı mikroorganizmalar ilk fotosentezi yaparak Güneş ışığı yardımıyla basit molekülleri kullanarak yaşam için çok önemli olan şeker moleküllerini üretmeye başladılar. Bilinmesi gereken bir detay var ki, o zamanki canlılar günümüzdeki canlılar gibi fotosentez sonucu atmosfere oksijen gazını bırakmıyorlardı; bu nedenle atmosferde oksijen bulunmuyordu.

4) Levha Hareketlerinin Başlangıcı (3 milyar yıl önce)

Günümüzde Dünya üzerinde belli başlı birkaç levha var ve bu levhalar sürekli bir etkileşim halinde. Levha hareketleri adındaki bu etkileşimler yer şekillerinin ve hatta kıtaların oluşmasında büyük pay sahibi.

5) Solunabilir Hava Oluşumunun Başlangıcı (2.4 milyar yıl önce)

Dünya’nın var oluşunun ilk yarısı boyunca atmosferdeki serbest oksijen miktarı neredeyse sıfırdı. Daha sonraları siyanobakteriler fotosentez işlemi sonrasında oksijen üretip atmosfere bırakmaya başladılar ve günümüzdeki oksijence zengin atmosferin temelleri atılmış oldu. Aslına bakılırsa bu atmosfer o zamanki canlılar için oldukça zehirliydi çünkü hiçbiri oksijenli bir atmosfere adapte olamamıştı. Canlılığın bu oksijen salınımından nasıl kurtulduğuna dair birkaç teori bulunmakta. Her ne kadar çok büyük miktarda canlı bu ilk oksijen salınımı evresinde yok olsa da (dediğimiz gibi oksijen o zamanki canlılar için aşırı zehirli bir gazdı, aslına bakılırsa hala çok zehirli bir gaz) bazıları bir şekilde atlatmayı başardı; nedenleriyse kimilerinin atmosferdeki serbest oksijenin uzun yıllar ulaşamayacağı kadar derin okyanus bölgelerinde yaşaması, kimilerinin ise bazı özel koşullar nedeniyle önceden oksijene karşı direnç geliştirmiş olmaları.

6) İlk Kompleks Hücreler (2-1 milyar yıl önce)

İlk hücreler günümüzdeki bakterilere benziyorlardı, ancak daha sonraları bazıları giderek daha da gelişmiş hale gelmeye başladı. Bu duruma ışık tutan teorilerden biri olan endosimbiyoz kuramına göre mitokondri ve kloroplast organelleri aslında bir zamanlar farklı bakterilerdi, ancak yutuldukları hücrelerle iki tarafa da fayda sağlayan bir ilişki içerisine girip ökaryot hücrelere giden yolda ilk adımları atmış oldular.

7) İlk Seks (1.2 milyar yıl önce)

Tahmin edebileceğiniz gibi bildiğiniz sekslerden pek değil, bunu söyleyerek başlayalım. Aslına bakılırsa canlıların tam olarak ne zaman ve neden kolayca ikiye bölünüp çoğalmak varken seks gibi komplike bir işleme başladığı bilinmiyor. Ancak 1.2 milyar yıl öncesine ait olan fosillerde kırmızı alglerin üreme hücresi olan sporları ürettiği tespit edilmiş. Olmasalar, olmazdık!

8) Çok Hücreli Yaşam (1 milyar yıl önce)

İlk olarak bu zamanlarda birden fazla hücreye sahip yaşam formları oluşmaya başladı. İlk organların oluşması da dolayısıyla bu döneme denk geliyor. Aslında 2.1 milyar yıl öncesine dayanan birden fazla hücreye sahip fosiller tespit edilmiş ama bunların sadece bir araya gelmiş bakteri kolonileri olduğu tahmin edilmekte. Çok hücreli canlıların farklı bölgelerde farklı zamanlarda evrimleştiği tahmin edilmekte, ilk başaranın ise bitkiler olduğu düşünülüyor.

9) Buzul Çağı (850-635 milyon yıl önce)

Dünya bu dönemlerde iki kez Buzul Çağı’na girdi, buzların tüm dünyayı boydan boya kapladığı düşünülüyor. Bu dönemin ilk kompleks hayvanların evrimleşmesinin başlangıcı olduğu öngörülüyor.

10) Kambriyen Patlaması (535 milyon yıl önce)

Belki de Dünya tarihinin en hareketli ve en heyecanlı bölümü diyebileceğimiz Kambriyen Patlaması döneminde evrimsel açıdan çok küçük zamanlar içerisinde günümüz modern hayvanlarının atası olan bir çok hayvan türü ortaya çıktı. Döneme ait çok fazla miktarda fosil bulunuyor ve bunun nedeni olarak da canlıların o zamanlarda artık daha sert kabuklara sahip olması gösteriliyor. Bu dönem o kadar hareketli ve yoğun şekilde geçmiş ki bazı çevrelerce bu kadar kısa zaman içerisinde bu kadar fazla farklı canlının oluşması evrimsel açıdan imkansız olarak görülüyor, ancak bilim çevreleri tarafından getirilmiş bazı açıklamalar da mevcut. Döneme yönelik araştırmalar yoğun şekilde yürütülmekte.

11) Bitkiler Karaları Ele Geçiriyor (465 milyon yıl önce)

Bazı hayvanların karaya 500 milyon yıl önce çıkmış olması muhtemel olsa da bu hayvanların sadece yumurtalarını güvenli bir yere bırakabilmek için kısa süreli olarak bu eylemleri gerçekleştirdiği düşünülüyor. Karaların ilk kalıcı sakinleri ise bitkiler. İlk karasal bitkiler yeşil algler olsa da kısa süre içerisinde çeşitlilik oluşmaya başlamış.

12) İlk Kütlesel Yok Oluş (460-430 milyon yıl önce)

Kambriyen patlamasını takriben devam eden süreçte canlı çeşitliliği tavan yapmıştı ancak henüz 100 milyon yıl geçmemişken hevesleri kursaklarında kalmış gibi görünüyor. And-Sahara adı verilen buzul çağı Dünya tarihinin en büyük ikinci kütlesel yok oluşuna neden oldu ve canlıların yüzde 85’i yok oldu. Hayatta kalmayı başaran türlerin çoğu okyanuslarda bulunmaktaydı ve bu yok oluş süreci sonrasında meydan balık türlerine kaldı.

13) Balıklar Karaya Çıkıyor (375 milyon yıl önce)

Karaların hala bitkilerin elinde olması balık türlerinin hoşuna gitmemiş olacak ki kendileri de karalara çıkmaya karar veriyorlar. Bu karaya adım atan türler günümüzdeki amfibilerin, sürüngenlerin ve memeli canlıların ataları. Aslına bakılırsa karaya ilk adım atan hayvanlar böcekler, yaklaşık 400 milyon yıl önce. Ama daha büyük olan balıklar karaya adım atıp evrimleşme sürecine girdiklerinde egemenlik de bu yeni türlere geçmiş oluyor.

14) Sürüngenler Sahnede (320 milyon yıl önce)

İlk sürüngenler ortaya çıktığında Dünya Paleozoik Buz Çağı’nın ortalarındaydı. Amfibilerden evrimleşen sürüngenler suya bırakmak zorunda olmadıkları sert kabuklu yumurtaları sayesinde karadaki egemenliklerini hızlı şekilde güçlendirmeye başladılar. Dimetrodon adlı sürüngen türü  4.5 metre boylarına ulaştı.

15) Tek Kıta, Tek Çatı (300 milyon yıl önce)

Son kez Dünya üzerindeki kıtalar bir araya gelerek süperkıta Pangea’yı oluşturdu. Panthalassa adlı kalan tüm dünyayı kaplayan bir okyanusla çevrelenmiş olan Pangea 125 milyon yıl boyunca yapısal bütünlüğünü koruduktan sonra parçalanmaya başlayıp günümüzdeki kıtaların oluşmasını sağladı.

16) Büyük Yok Oluş (252 milyon yıl önce)

Dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük kütlesel yok oluşuna neden olan ve Permiyen kitlesel yok oluşu olarak da adlandırılan bu yok oluş denizlerde ve karalarda yaşayan türlerin %96’sını silip süpürdü. Nedeninin ne olduğu henüz net olarak belirlenemeyen ancak volkanik patlamaların sebep olduğu düşünülen bu dönem sonrasında dinozorlar evrimleşmeye ve hakimiyeti ellerine almaya başladı.

17) İlk Memeliler Ortaya Çıkıyor (220 milyon yıl önce)

Kütlesel yok oluşlara meydan okuyan Dünya dinozorların hakimiyeti ele geçirişini seyrederken bir köşede de sessiz sedasız şekilde ilk memeli canlılar oluşmaya başladı. İlk memelilerin genelde geceleri aktif olduğu düşünülüyor, bunun da sıcak kanlılığın evriminde rol oynadığı tahmin edilmekte.

18) Üçüncü Büyük Kütlesel Yok Oluş (201 milyon yıl önce)

Dinozorlar karalara hükmederken denizlerde de devasa sürüngenler bulunmaktaydı, sonrasında bir afet daha meydana geldi (Triyas yok oluşu) ve canlı türlerinin %80’i yer yüzünden silindi. Nedeni bilinmeyen bu kütlesel yok oluş sonrasında dinozorların karasal hakimiyeti iyice perçinlenmiş oldu ve devasa boyutlara ve kütlelere ulaştılar.

19) Gökyüzü Artık Boş Değil (160 milyon yıl önce)

İlk kuşların evrimleşmeye başladığı bu dönem özellikle Arkeopteriks adlı kuş türü ile ünlü. İlk kuş türü olarak görünen bu tür günümüzde Çin’de bulunan yeni fosiller sayesinde bu özelliğini kaybetmiş gibi gözüküyor.

20) İlk Çiçekler (130 milyon yıl önce)

Bitkilerin karadaki varlıkları her ne kadar çok eskiye dayanıyor olsa da ilk çiçeklerin oluşumu uzun zamanlar aldı. Çiçek açan bitkilerin var olması dinozorların çağının ortalarına denk gelmekte. Çimenlerin oluşması için ise daha da uzun bir zaman dilimi gerekmiş gibi gözüküyor.

21) Dinozorlar Son Perdeyi Oynuyor (65 milyon yıl önce)

Meksika sınırları içerisine düşen bir meteor şiddetli çarpışma etkisiyle Dünya’yı alt üst ediyor, uzun zamanları etkileri ise daha da kötü. Yoğun toz birikintileri atmosferi komple kaplayarak Güneş ışığını kesiyor ve soğuk ve karanlık eşliğinde Dünya beşinci ve son kütlesel yok oluşuna şahit oluyor. Dinozorların yanı sıra pek çok canlı türü de bu dönemlerde tarih sahnesinden siliniyor.

22) Sahne Primat’ların (60-55 milyon yıl önce)

Dinozorlar yok olduktan kısa bir süre sonra bebeklerini yumurtlamak yerine biz insanların da yaptığı gibi karınlarının içinde plasenta adı verilen yapıda besleyip büyütme özelliği geliştiren memeliler zamanla evrimleşerek ilk primatları meydana getiriyorlar. Sonrasındaysa maymunlar, şempanzeler ve insanlar sahneye çıkıyor; ancak bunlara daha çok var. O zamanlarda primatlar hala küçücük, neredeyse 30 gram ağırlığında iskelete sahipler. Sıcak bölgelerde ve Asya’nın yağmur bakımından zengin ormanlarında yaşadıkları düşünülüyor.

23) Fotosenteze Yeni Bir Soluk Getiriliyor (32-25 milyon yıl önce)

Fotosentezle çok uzun bir zamandır haşır neşir olan bitkiler de belli ki Dünya üzerindeki yoğun gelişime seyirci kalamıyor ve bir şeyleri değiştirmeye karar veriyorlar. Normal fotosenteze göre oldukça farklı olan C4 tipi fotosentez yapmaya başlayan bitkiler güç koşullara dahi uyum sağlamaya başlıyorlar. Günümüzde bilim adamları pirinci genleriyle oynayarak C4 tipi fotosentez yapmaya yöneltmeye çalışıyor, böylece artan nüfus miktarına yetecek miktarda üretim yapmak hedefleniyor.

24) Modern İnsana Giden Yola Giriliyor (13-7 milyon yıl önce)

İlk şempanzeler 25 milyon yıl önce Afrika’da ortaya çıkmaya başladıktan sonra bu grup modern insanlara ve modern şempanzelere uzanacak iki farklı yola ayrılıyor. Tam olarak zamanı hala belli olmasa da bilim insanlarının ellerinde bazı fosil kayıtları var ve çalışmalar hala yürütülmekte.

25) Ve Sahne Bizim! (200 bin yıl önce)

Sıra insan ırkında. Türümüz Homo Sapiens o kadar kısa bir süredir tarih sahnesi içerisindeki, bu kadar kısa süre içerisinde Afrika’dan başlayarak tüm kıtalara yayılması bir yana; Dünya’nın dışına bile çıkmayı başardı. Her ne kadar dünyamızı 6. kitlesel yok oluşa doğru sürüklesek ve tarihin en hızlı iklim değişikliğine neden olsak da dünya üzerine ayak basmış gelmiş geçmiş en dominant ve evrimsel açıdan başarılı tür olduğumuz su götürmez bir gerçek. Zekamız sayesinde kazandığımız bu ünvan sayesinde Dünya’yı da kendimizle beraber yakacak mıyız, yoksa kendimizle beraber tüm canlılığı da daha üst seviyeye mi çıkaracağız, cevabını hep beraber öğreneceğiz.

Kaynak: bbc

CEVAP VER