Dünyadan ve Ülkemizden Üzücü Tribün Faciaları

617
Trabzonspor – Fenerbahçe arasında oynanan maça taraftar olayları damga vurdu. Türk Futbolu’nda görmekten artık bıktığımız bu şiddet ve taşkınlık olaylarının dünya futbolunda da maalesef örnekleri çok. Onlardan bazılarını hatırlayalım…
Hillsborough Faciası

Az çok futbol kültürü olan herkes bu travmatik olayı biliyordur. 1989’da Hillsborough Stadyumu’nda Sheffield Wednesday ile Liverpool arasındaki maç başlamıştı. Fakat stadın Lepping Hane Tribünü’nden hala maça girmeye çalışan Liverpool taraftarları vardı. Kapılardan girmeye çalışan taraftarların izdiham çıkarması nedeniyle görevli polisler turnikesi olmayan gişeleri açarak, Liverpool taraftarlarını stada sokmaya başladı. Hızlıca tribüne girmeye çalışan taraftarlar, önceden orada bulunan taraftarları sıkıştırmaya, öne doğru itmeye başladı. Yaşanan izdiham nedeniyle sıkışan taraftarlar aşağı düştü, aşağıdakiler de nefessiz kaldı. Tüm bunlar olurken tribüne girmeye çalışan taraftarların olup bitenden haberleri yoktu ve maç da oynanmaya devam ediyordu. En sonunda sahaya doğru feryat figan koşan taraftarlar nedeniyle olayları gören maçın hakemi oyunu durdurdu ve görevliler olaya müdahale etmeye başladı. Ama her şey için artık çok geçti. Nefessiz kalanlar, organları kırılanlar, oracıkta ve hastanede can verenler… Toplam ölü sayısı 96, yaralı sayısı ise 766 idi. Ölenlerin tamamı Liverpool taraftarıydı. Olayın yaşandığı gün olan 15 Nisan, hala Liverpool taraftarlarının her sene yas tuttukları bir gün.

Heysel Faciası

Yine Liverpool taraftarlarının başrolde olduğu bir faciadır Heysel. Fakat bu sefer mağdur değiller. 1985 yılının Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde (bugünün Şampiyonlar Ligi finali) Juventus ile Liverpool karşı karşıya geliyordu. Maç, Belçika’nın Brüksel kentinde, Heysel Stadyumu’ndaydı. Maç günü, Brüksel sokaklarında İngiliz holiganlarının başını çektiği bazı şiddet olayları görülmüştü. Bu durum stada da yansımış, maç başlamadan önce de ortalık iyice kızışmıştı. Juventus ve Liverpool taraftarlarının olduğu bölümü ayıran bir güvenlik bariyeri yoktu. İngilizler İtalyanlara saldırmış, kendilerini korumak isteyen Juventuslular, kaçtıkları noktada yer alan duvara doğru sıkışmışlar, en sonunda duvar çökmüş ve tel örgülere sıkışan toplam 38 İtalyan, 1 Belçikalı hayatını kaybetmişti. Bu olayın ardından yine de maç boş tribünler önünde oynanmış, Platini’nin attığı golle maçı 1-0 kazanan Juventus, kupayı evine hüzünlü bir şekilde götürmüştü. Facianın ardından İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher, “Demir Leydi”liğini göstermiş ve UEFA’dan, Liverpool’u sınırsız olarak Avrupa kupalarından men etmesini istemişti. UEFA bu cezayı İngiliz takımları için 5 yıl, Liverpool içinse 6 yıl olarak belirlemişti.

Estadio Nacional Faciası

24 Mayıs 1964’te, 1964 Tokyo Olimpiyatları eleme finalinde yaşanan trajedidir. Peru’nun başkenti Lima’da, Estadio Nacional stadında Peru ile Arjantin karşı karşıya gelmişti. Dakikalar 84’ü gösterirken Arjantin 1-0 öndeydi. Tam bu sırada Perulu Bertolotti Andres’in attığı gol, Uruguaylı hakem tarafından iptal edildi. Bunun üzerinde Perulu taraftarlar çılgına dönerek, sahanın içine girmeye başladı. Taraftarlara sert bir karşılık veren polis, göz yaşartıcı sprey sıktı. Stadyum kapıları da kilitli olduğundan, dışarı çıkmak için kapılara koşan taraftarlar içeride mahsur kaldı ve yaşanan izdihamda tam 318 kişi hayatını kaybetti.

“Şimdi 2-2 Oldu”

Boca Juniors – River Plate arasındaki dev rekabet, Arjantin futbolunu ayakta tutan en önemli unsurlardan biridir. Fakat bu derbinin geçmişinde oldukça kan aktığı da malum. 1968’de 71 kişinin öldüğü olayı geçelim, daha yakına, 1993’e gelelim. Sezonun 6. haftasında oynanan maçta ev sahibi Boca Juniors, River Plate’e karşı favori değildi. Ortam yine her zamanki gibi haftalar öncesinden gerginleşmişti. Maçtan önce kayda değer bir olay olmazken, River Plate, eski Fenerbahçeli Ariel Ortega ve Hernan Crespo ile maçı 2-0 kazandı. Ancak bu maçı unutulmaz kılan olay ise şuydu: Yenilgiyi hazmedemeyen evsahibi Boca Juniors’ın holiganları, maçın ardından River Plate taraftarı olan iki kişinin üzerine ateş açarak onların ölümüne sebep oldular. Ardından da stadın duvarına “Şimdi 2-2 oldu!” yazdılar. Olayın failleri bir iki gün sonra yakalandı. Ama trajedinin ilginçliği burada bitmiyordu. Ertesi hafta oynanan maçta Bocalı taraftarlar, katilleri kastederek tribüne “Kahramanlarımız! Sizinle gurur duyuyoruz!” yazılı pankart astılar. Bu durum iki takım arasındaki rekabetin hangi safhada olduğunu gösteriyordu adeta…

Kayseri Faciası

Son olarak ülkemizden bir örnek verelim. Bu olayın arkaplanında yatan sebeplerin ne olduğu tam olarak bilinmiyor ama iki komşu şehir olan Kayseri ve Sivas halkının birbirlerini çok sevmediğinden ötürü olayların kızışmış olabileceği tahmin ediliyor. 17 Eylül 1967’de Kayseri’de Kayserispor ile Sivasspor karşı karşıya geldi. Maça Sivas’tan da 20 minibüs ile 40 otobüslük taraftar gelmişti. Bugün bile çoğu şehirde ulaşılamayan bir rakam olan 21 bin kişi, stattaki yerini almıştı. Kayserispor maçın 20. dakikasında öne geçerken, Sivassporlu taraftarların gole sevinen Kayserisporlulara tepki göstermesi sonucu, iki grup arasında arbede çıktı. Kayserisporlu taraftarlar Sivassporlular’a taş, bıçak, sopalarla saldırırken, Sivasspor taraftarları stadın dışına açılan demir kapılara yüklendi, ancak demir kapıların açılmaması sonucu havasızlık ve sıkışma nedeniyle 43 Sivassporlu taraftar hayatını kaybetti. Olay sonrasında her iki takıma da 17 maç saha kapama cezası verilirken, iki takımın 5 yıl boyunca aynı grupta oynamaması kararı alındı.

CEVAP VER