Dünyadan ve Ülkemizden Unutulmaz Futbolcu Kavgaları

642
Son günlerde Beşiktaş futbolcularının antrenman sırasında kavga ettikleri haberlerini görüyoruz. Olcay – Tolgay’ın ardından Veli ile Cenk birbirlerine girmişler. Futbolcu kavgalarına hem ülkemizden hem dünyadan oldukça aşinayız. Onlardan bazılarını hatırlayalım…
Arda – Caner

Rijkaard dönemi Galatasaray’ı… Arda Turan daha olgunlaşma döneminde, Caner Erkin de Türkiye’nin en iyi solbeki olmamış henüz… Bursaspor maçı öncesi, antrenmanda 5’e 2 pas çalışması yapılırken, birbirlerine sert giren iki oyuncudan zarar gören Caner oldu. Arda, takım arkadaşının dudağını patlatırken, “Kimsin lan sen, adam mısın” diye bağırmıştı. Daha sonra ikili zoraki olarak barışsalar da bir daha araları eskisi gibi olmadı.

Hayrettin’in Çıldırması

22 Nisan 1992‘de oynanan ve Fenerbahçe’nin Galatasaray’ı 5-2 mağlup ettiği maça Galatasaray kalecisi Hayrettin‘in Fenerbahçeli Rıdvan Dilmen ve Tanju Çolak‘a saldırdığı anlar damga vurmuştur. Maçın son 10 dakikasına 5-2 Fenerbahçe’nin üstünlüğüyle girilirken, Fenerbahçe bir penaltı kazanır. Bu penaltıya çıldıran Galatasaray kalecisi Hayrettin, önce Tanju’ya, sonra Rıdvan’a saldırır, onları yere yatırır, hatta önüne gelen Oğuz Çetin’e de bir tokat sallar. İşin ilginç yanı hakem Hayrettin’e yalnızca sarı kart gösterir, oyundan atmaz. Penaltıyı kullanan Tanju Çolak, Hayrettin’den tırsmış olacak ki vuruşu gole çeviremez!

Maradona vs. Kasap Goikoetxea

“Bilbao Kasabı” lakabıyla anılan Atletic Bilbao‘lu Andoni Goikoetxea, Maradona ile 1983-84 yıllarında derin bir husumet yaşamıştı. Önce ikili bir lig maçında karşı karşıya gelmiş ve Goikoetxea, Maradona’ya arkadan çok sert girmişti. Bir önceki sezon da Bernd Schuster’in ayağını kıran Goikoetxea, “Kasap” lakabını boşuna edinmediğini göstermişti! Bu hamle nedeniyle sahalardan 3 ay uzak kalan Maradona, belli ki o günü unutmamıştı. Ne de olsa biri Bilbao Kasabı’ysa, diğeri de “Tanrının Eli”nin sahibiydi! Sonraki yıl kupa finalinde tekrar bir araya gelen Barcelona ile Bilbao oyuncuları, bu olayın da gerilimiyle, maç sonunda amansız bir kavgaya tutuştular. Tekmeler, tokatlar havada uçuştu. Futbol tarihinin unutulmaz kavgalarından biriydi şüphesiz!

Zidane’ın Kafası

Ne kafaydı ama! Futbol tarihinin en önemli 10 numaralarından olan Zinedine Zidane, kariyerinin son maçındaydı. 2006 Dünya Kupası finalinde, Fransa ile İtalya karşı karşıya gelmişti. Normal süresinde kazananın çıkmadığı maç uzatmalara gitmişti. Uzatma dakikalarında bir pozisyonda tartışan Zidane ile İtalya Milli Takım stoperi Materazzi, birlikte birazcık yürüyüşe çıkmışlardı! Bir yandan konuşuyorlardı da… Derken, Zidane, Materezzi’nin göğsüne doğru bir kafa atıverdi! Maçtan sonra “Kimse benim aileme küfür edemez” demişti. Resmi olmayan bir anlatıma göre, olay şöyle gelişmişti: Bir pozisyonda Materazzi’nin Zidane’ın formasını çekip bırakmaması nedeniyle Zidane, rakibine “İstersen formayı sana vereyim, evine götür” demişti. Materazzi’nin cevabı ise şuydu: “Yok kalsın, ben fahişe kız kardeşini tercih ederim!” Siz olsaydınız o kafayı atmaz mıydınız?

Beni Yak Kendini Yak, Her Şeyi Yak

Dünyanın en önemli derbilerinden biri olan Uruguay menşeli Nacional – Penarol rekabetinin tarihinde birçok kavga ve olay var ama şüphesiz en büyüklerinden biri bu. 1990 Nisan’ında oynanan kupa maçında tansiyon yükseliyor, durum 0-0 ve dakika 85’ken bir arbede çıkıyor ve sahadaki herkes bir diğerine yumruk sallıyor. Maçın hakemi suçluyla suçsuzu mu ayıramamış, yoksa herkes hak etmiş mi bilemiyoruz ama, tam 22 kırmızı kart çıkarıyor cebinden! Evet, tüm futbolcuları oyundan atıp maçı da tatil ediyor. Bu maçtaki 22 kırmızı kartın başka bir örneğinin olduğunu sanmıyoruz…

CEVAP VER