Dipten Zirveye : Leicester City

1076

Leicester City hemen hemen herkesin sevdiği,desteklediği tek takım belki de. Güney Afrika’dan İzlanda’ya, Şili’den İngiltere’ye milyonlarca kişi şampiyonluğu istiyor. Peki ne için bütün bu destek? Endüstriyel futbolun kurallarını yıkarak şampiyonluğa adım adım giden kömürden elmasa dönüşen bir takım için bu destek.

Dededen Leicesterlı olanlar dışında yaşı yetenler belki Gary Lineker zamanlarından biliyordur. Bir kısmımız cm türü oyunlardan bir kısmımız da 2013’te 3-2 biten Watford – Leicester maçından hatırlıyoruz.

Başta bahsetmiştik biraz endüstriyel futbola karşı gelmesi hepimizde bir sempati uyandırdı diye bunun yanında takımdaki oyuncuların , teknik kadronun bu zamana kadar çok başarılı olmamasına rağmen büyük şeyler başarabiliyor olması da birçok kişi için umut verici.
Başarılı kulüplere gitmiş olsa da başarılı olamayan Claudio Ranieri.
Fabrikada işçi olarak çalışırken aynı zamanda futbol hayatına devam etmeye çalışmaktan Premier Lig rekoru kıran hikayesini hepimizin bildiği Jamie Vardy.
Fransa 2.lig takımlardan Le Havre’de bir A takımda bir rezerv takımında oynayan kimsenin pek umutlu olmadığı orta sahadan büyük ihtimalle Premier Lig’de yılın futbolcusu adaylarından biri olacak olan Riyad Mahrez.
Futbol hayatının neredeyse hepsini kiralık olarak geçiren ve babası olan efsane Peter Schmeichel’la bilinen Kasper Schmeichel.
Bir zamanların efsane takımı Nottingham Forest’ta başlayan ve başarılı bir kariyeri olmayan Wes Morgan ve takımın diğer oyuncuları.

Sıfırdan başlayıp zirveye geldiklerinde birçok otorite bunun anlık bir olay olduğunu uzun süre tutunamayacaklarını iddia etmişti; fakat bütün bunlara rağmen Leicester tüm tabuları yıkıp 13. haftadan beridir liderlik koltuğunda. 2 sezon önce Football League Championship(İngiltere 2.ligi)’e düşme tehlikesinde olan, 7 yıl önce ise İngiliz futbolunun 3. basamağı olan Football League One’da olan Tilkiler geçtiğimiz sezonda Kasım’dan Nisan’a kadar 13 maçlık bir kazanamama serisini de yaşamıştı.

Bu başarının sırrı paradan da geçiyor olmalı diyenler illaki olacaktır, kısmen haklı sayılabilirler çünkü 2010 Ağustos’unda Taylandlı iş adamı Vichai Srivaddhanaprabha tarafından satın alınan kulüp’ün forma sponsoru King Power dahi Vichai Srivaddhanaprabha’nın şirketi. Harcanan para 2.sınıf liglere göre yüksek bi meblağ olsa da İngiltere,Almanya,Fransa,İspanya,İtalya gibi ligler için pek fazla bir meblağ değil. Hatta İngiltere’de sürekli ilk 5 e oynayan takımlardan Chelsea 215.6 ,Manchester United 203 , Manchester City 193.8 , Arsenal 192 , Liverpool 152 milyon £ harcamıştı toplamda. Sanırım bu futbol için ne kadar büyük meblağların döndüğünü kanıtlar niteklikte. Manchester City’nin De Bruyne’ye 69.7 milyon £ , Manchester United’ın da Sterling’e 55.2 milyon £ harcamış olduğunu da belirtmek lazım burada. Leicester da yaklaşık 50 milyon £ harcamış. (son 2 sezona dair istatistikler)

Bu gerçeklere sanırım yapımcılar da daha fazla kayıtsız kalamamış olacak ki Goal serisinin yazarlarından olan İngiliz yapımcı Adrian Butchart James Vardy’nin İngiliz futbolunun 8.basamağından zirveye çıkışını Zac Efron, Robert Pattinson, Louis Tomlinson gibi oyuncularla hayata geçirmek istemiş. Hatta Tilkilerin patronu Claudio Ranieri kendisini Robert De Niro’nun canlandırmasını istemiş.

Leicester için ligin bitimine 5 maç kaldı ve bu maçlarda ligin güçlü ekiplerinden West Ham , Machester United , Everton ve Chelsea ile karşılaşacaklar. Premier Lig kurulduğundan beri şampiyon olan 5 takımdan başka bir takım Leicester bu hegemonyayı yerle bir edebilecek mi? Umarım sezon sonunda Tilkilerle birlikte bütün dünyada şampiyonluklarını kutlayacağız…

CEVAP VER