Cotard (Yürüyen Ceset ) Sendromu

2709

Merhabalar sayın SON Bİ’ŞEY okuyucuları; gün geçmiyor ki yeni bir psikolojik bozukluk ile karşı karşıya kalmayalım. Artık gezegenimizin kimyasallar ve radyasyon etkisi ile değişen havasından, suyundan mıdır bilinmez ama son günlerde “yok artık, tövbe estağfurullah!” şeklinde tepkiler vermemize neden olan pek çok ruhsal bozukluk türedi. Alın size onlardan bir tane daha; Cotard Sendromu. Diğer ve çok bilinen adıyla “Yürüyen Ceset Sendromu” da diyebiliriz. Efendim; bu psikolojik bozuklukta hastamız; fiziki açıdan turp gibi olmasına karşın, kendisinin ölü olduğuna ilişkin düşüncelere kapılıyor. Sadece ölü olduğunu düşünse iyi; organlarının alınmış olduğu, vücudunun kurtlar tarafından kemirildiği, çürümüş ceset gibi koktuğu ve kanının ya da beyninin olmadığı gibi sanrılar içerisinde olanlar da var. Hastanın ne gibi nedenler doğrultusunda oluşum gösterdiği henüz net olarak kestirilememiş olsa da; panik atak, depresyon ve şizofreni başta gelen tetikleyicileri arasında yer alıyor.

Hastalığın ismini yeni yeni duyuyor olsak da; esasen ilk teşhis 1880 senesinde gerçekleşmiş. Zaten hastalığın Cotard Sendromu olarak anılmasında ki neden de; literatüre bu teşhisi taşıyan doktorun adının Jules Cotard olması. O zamandan beri pek gündeme gelmeyen hastalık; en son kendisini 2008 senesinde 53 yaşındaki Filipin’li kadın hastada gösterdi.  Hasta ailesi ve yakın çevresine sürekli olarak “kendisinin ölmüş olduğunu ve onu morga kaldırmaları gerektiği’ni söylüyordu.

Cotard ( Yürüyen Ceset ) Sendromu’nun Belirtileri Nelerdir?

Aslında hastalık önce duygusal olarak başlıyor. Yani hastaların çoğu duygusal yönden yitik hissediyorlar. Hayattaki beklenti ve tutkularını kaybetmiş, mutsuz ve umutsuz kişiler olarak sürdürmekte oldukları yaşamları onların bedenen de var olmadıkları inancına sürüklüyor.

  • Kişinin ölü olduğunu iddia etmesi.
  • Kişinin ölümsüz olduğunu iddia etmesi. (Sendrom bu doğrultuda ilerlediğinde; ölümsüzlüğü ispat etme amaçları doğrultusunda intihar girişiminde bulunabilirler.)
  • Kişinin kanının olmadığını düşünmesi.
  • Kişinin mezarlığa ait olduğunu söyleyip; sık sık mezarlıkları dolaşması.
  • Kişinin kendisinin morga kaldırılmasını ya da mezarlığa gömülmesini istemesi.( Dini inanca göre mumyalanması ya da yakılması)
  • Kişinin organlarının alınmış olduğunu sanması. (Bilhassa beyninin.)
  • Kişinin kendisinin çürümüş ceset gibi koktuğu paranoyasına kapılması.
  • Kişinin üzerinde solucan ve kurt gibi sürüngenlerin dolaşarak cesedinin kemirildiği şeklindeki hezeyanları.
Cotard ( Yürüyen Ceset ) Sendromu İçin Kimler Risk Grubunda?

Hastalık genellikle ergenlik ya da 45 yaş sonrası dönemde kendisini gösteriyor. Erkeklere oranla kadınların daha yoğun olduğu hasta grubu üzerinde gerçekleştirilen araştırmalar sonucu; yoğun ölüm korkusu yaşayan kişilerin risk içerdiği düşünülüyor.

Cotard ( Yürüyen Ceset ) Sendromu’nun Tedavisi Mümkün Mü?

Tıbbi değerlendirmelerin dışında net olarak böylesine bir bilgi sunumu yapmak hayli zor. Yaş, cinsiyet, seyreden belirtiler ve vaka ciddiyetine göre tedavinsin olup olmadığı sonucuna varılabilinmektedir. Uygulanmakta olan tıbbi tedavi yöntemleri ise; ilaç ve beyne aktarılan elektroşok (EKT) alternatiflerinden meydana geliyor.

CEVAP VER