Beşiktaş’ın Şampiyonluğunun Şifreleri

1048
Beşiktaş 14. kez şampiyon. 6 sezon sonra nihayet mutlu sona ulaşmayı başardılar. Bu şampiyonluk da diğerleri gibi özel, güzeldi. İçinde birçok farklı hikaye barındıran bir şampiyonluktu. Bu hikayelerden bazılarını inceleyelim.
Evsiz barksız

Bu ligde isim olarak “vasat” diyebileceğimiz oyunculara sahip olacaksınız, rakibiniz 70 milyon euroluk bütçesiyle gücüne güç katacak, bir de stadyum inşaatınız bitmediği için ligin %95’ini deplasmanda hissederek oynayacaksınız. Bunun başka bir örneği var mıdır bilemiyoruz, Beşiktaş’ın yaptığı bu iş gerçekten takdire değer.

Temeli Bilic Atmıştı

Şenol Güneş bu kadroya olgunluk ve istikrar kattı elbette ama Beşiktaş mutlu sona ulaştıysa bu başarıda Slaven Bilic’ten bahsetmezsek haksızlık olur. Fikret Orman’ın başkan olur olmaz “FEDA” demesiyle kadronun yıldız ama yüksek maliyetli isimleri takımdan gönderilmiş, yerlerine genç, tecrübesiz, gurbetçi oyuncular getirilmiş, Bilic de bu toplama takımı 2 sezonda UEFA çeyrek finalinin eşiğine getirmiş, ligde de son haftalara kadar mücadelenin içinde tutmayı başarmıştı. Hamurunu yoğurduğu takım, Şenol Güneş’in ellerinde pişti, ki ona da alt tarafta değindik.

Güneş Beşiktaş’a Doğdu

Fatih Terim ve Mustafa Denizli ile beraber Türk Futbolu’nun yetiştirdiği en büyük 3 hocadan biri olan Şenol Güneş, bunu hocalık kariyerinde hiç şampiyon olamadan başardı. Trabzonspor’la şampiyonluğu iki kez son haftada kaybetti, Milli Takımı Dünya üçüncüsü yaptı, geçen sezon Bursaspor’u ligin en iyi takımı yaptı. Her zaman hücum futbolundan yana oldu, oynattığı takımlar o sezon diğer takımlara oranla hem daha pozitif oynayan taraftılar. Ama bugüne dek şampiyon olmayı başaramamıştı Şenol Hoca. Anadolu devrimini başlatan Trabzonspor’un efsane kalecisi olup teknik direktör olarak bir kez bile şampiyon olamamasından sonra bunu bir İstanbul takımıyla başarması da kaderin cilvesi olsa gerek.

Beşiktaş’ın Dinamik Gücü

Futbolculardan bahsetmemek olmaz elbette. Fikret Orman’ın ilk sezonunda getirdiği Oğuzhan, Gökhan Töre, Olcay Şahan gibi genç isimler pişti. Atiba, Sosa, gibi tecrübeli ama beklentilerin çok yüksek olmadığı oyuncular da orta sahayı toparladı. Bu sezon transfer olan Mario Gomez, verilebilecek en iyi katkıyı verdi, gol kralı oldu. Quaresma bile zaman zaman katkı yaptı takıma. Defansta belki genel olarak güven vermediler ama bunu da hücum güçleriyle tolere ettiler. Şenol Güneş’in istisnalar hariç her isimden maksimum verim almayı başarması da ona özel ekstra bir durumdu elbette.

Gol Atabilirsen Sıkıntı Yok

Beşiktaş’ı bu sezon Fenerbahçe’den daha iyi yapan başlıca neden oyuncuların daha hareketli, daha dinamik, daha ısırgan, daha aç olmaları ve nihayetinde takımın toplam hücum gücünün Fenerbahçe’nin daha üstünde olmasıydı. Son haftaya girilirken Beşiktaş 74 gol atmış, Fenerbahçe 58. En yakın rakipleri de Galatasaray (63) ve onlara da 11 gol fark atmayı bilmişler. Zaten bu ligin Anadolu takımlarının hücum gücü oldukça zayıf, onlara her maç 2’şer 3’er gol atarsanız karşınızda duramıyorlar. Beşiktaş da defans ve kalede yaşadığı sıkıntıları bu şekilde, bol hücum ederek ve bol gol atarak tolere etmeyi başardı.

Fikret Orman

Zaman zaman Aziz Yıldırımlaşan tavırları olmasa Türk futbolunun gelmiş geçmiş en iyi başkanlarından biri olarak gösterilebilir. Beşiktaş mali krizdeyken FEDA projesini başarıyla yürütmesi, Bilic’e ilk sezonun ardından ikinci sezon sabredebilmesi (Türkiye’de görmeye pek alışık değiliz bu durumu), Bilic’in hamurunu yoğurduğu takımı en iyi pişirecek isim olan Şenol Güneş’i tam da zamanında göreve getirerek tüm birikimi doğru ele teslim etmesi ve Beşiktaş’ı yeni stadına kavuşturması, elbette ki Fikret Orman’a ayrı bir madde açmayı gerektiriyor.

CEVAP VER