Benlik algısı nedir ? nasıl oluşur ?

801
benlik algısı
benlik algısı

Bugün saba benlik algısı nasıl oluşur , benlik algısı nedir , benlik algısı nasıl etkiler ile alakalı psikolojik bir yazı yazacağım.Benlik algısı diye bir şey varmış. Aradın, taradın garip psikolojik terimler, soyut cümleler arasında kaldın. Yukarıda okuyacağın sekmeler mi birikti? Dert etme bu yazıda kafandaki soru işaretleri ve daha fazlasını bulacaksın. Her yerde görebileceğin bir cümle ile lafa girelim öyleyse. Benlik algısı en basit haliyle kişinin kendini algılama şeklidir. Bir başka deyişle kişinin (yani sensin o kişi) kim olduğuna dair fikridir, zikridir. Psikolog abilerimizin ablalarımızın yaptıkları bir sürü araştırmaların falan sonunda bunlar bakmışlar görmüşler ki herkes kendini bi bok zannediyor. Eh demişler madem öyle bunun bir adı olsun. Biz bilim insanıyız bu terimin adını “İnsanın Kendini Bi Bok Zannetmesi Durumu” olarak adlandıramayız demelerinin sonucunda da “Benlik Algısı” terimi doğmuştur.

Hikayenin aslı bu değil tabii. fakat benim gözümde durum bu. yazının sonunda aynı fikirde olacağımıza hemen hemen eminim.

Hepimizin kendimizle ilgili söylediği bir şeyler vardır. “Ben” diye başlayan ve kendinle ilgili inandığın ne varsa saydığın cümleler var ya. Hah işte! onların hepsini al, topla, koy bir sepete. işte o sepet senin benlik algın. İşte o sepetle kolun arasında görmediğin bir kelepçe var. Düşün ki anahtarı da yutmuşsun. Durum bundan ibaret. Benlik algısını bir çok şeye benzetebilirim. Ama en cuk oturanı benlik algısının insanların hapishanesi olduğu benzetmesi olurdu.

Konunun bu kadar havada kalması yeterli. Örnek üzerinden sizlere bir ışık huzmesi gönderip aydınlanalım.

“Benim sayısal zekam kötü olduğu için matematik dersinde başarısızdım”

“Babam/Annem/Dayım/Halam/Bizim sülale/Dıdımızın dıdısı hep çok huysuz kişilermiş. Bu bizde ırsi, bunlar hep genetik. ben de onlara çekmişim bu hırçınlığım bu yüzden.”

“Ben …… bir insanım beni böyle kabullen”

Cümleler tanıdık geldi mi sevgili okur? Herkes kurmuştur böyle cümleler. Kurmaya da devam eder. Benlik algısı sadece bu gördüğün olumsuz cümleler değildir. Fakat olumlu olanların bize bir zararı genellikle yoktur. Bizi hapseden kısımları özellikle alıyorum ki midendeki anahtarın farkına var.

Öncelikle şunu düşünmeni istiyorum. Kendini sana kim tanıttı? Kendinle ilgili saydığın cümleler ne zamandan beri ordalar? Yakışıklı ya da güzel olduğuna neye göre karar veriyorsun? Peki ya kim olduğuna? Gözlerin tavana dikilip kaldı değil mi? 🙂

Varmaya çalıştığım nokta şu ki: kabul etsen de etmesen de tüm bu fikirler sana bir yerlerden, birilerinden geldi.

birileri sana sayısal zekanın kötü olduğunu söyledi. Aslında başarılı olabilirdin. Fakat kabullendin. Çünkü bunu sadece bir kişiden değil bir çok kişiden duydun. Bir kişi dese kulak asmazdın belki. Ama baktın herkes hep bunu söylüyor. Bunca kişinin bir bildiği vardır dedin ve kabullendin. Bir kere kabullendin mi geri dönüşü olmuyor artık. O şey her neyse üzerine yapışıyor. Kendinle ilgili kurduğun cümlelere ekleniveriyor.

Benlik algın duyduğun her şeyden ama her şeyden etkileniyor. Dinlediğin şarkılardan, çocukken senle ilgili söylenen bir cümleden… HER ŞEYDEN… ve bu hapishaneden kurtulduğunda kendini kuşlar kadar hafiflemiş hissedebilirsin. iyi de o kadar çok kendimle ilgili sanrım var ki hangisinden başlayacağım? diyeceksin.

fazla düşünmene gerek yok. şu andan başlayacak ve fırsat buldukça devam edeceksin. fark ettikçe ayıklayacaksın, temizleyeceksin özgür kalmanı engelleyen ne varsa. Önemli olan şey ise şu kabullenmen gereken tek ve en önemli şey:

“Ben bu zamana kadar bana söylenenlerin hiç biri değilim”

“Ben kötü değilim, iyi değilim, yalnız değilim mutlu ya da mutsuz değilim, BEN HİÇ BİR ŞEY DEĞİLİM. AMA EN ÇOK DA BENİ ENGELLEYEN, İLERLEMEME ENGEL OLAN TÜM ÖZELLİKLERİMİ REDDEDİYORUM.”

İşte hapishanenin anahtarı, içindeki tüm bu engelleri kustuktan ve onlardan kurtulduktan sonra ayaklarının önüne düşüverecek.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here