Amerika’nın İlk Seri Katili Ted Bundy Aslında Kimdi? ( Part 3; Bundy’nin Sivri Zekâsı )

1613

Ted; 8 Kasım 1974 gecesi sahte polis kılığına girerek Murray’daki bir alışveriş merkezinden ayrılan Carol DaRonch’a arabasında bir problem olabileceğini söyledi.  Carol her ne kadar arabasında gerekli kontrolleri yaptığını ve bir sorun görünmediği konusunda diretse de, Bundy karakola gelip bir tutanak imzalaması gerektiği konusunda ısrarda bulundu. Bunun üzerine Bundy’nin Volkswagen Beatle marka arabasına binmek zorunda kaldı. Fakat polis olduğunu söyleyen bu adam konusunda duyduğu kuşku, bu gergin yolculuğu devam ettirmesine engel oldu. Carol kısa süre sonra kendisini arabadan attı ve hemen bir polis merkezine giderek Ted Bundy’nin eşkâlini verdi.

Takvim 16 Ağustos 1975’e ulaştığında ise; nihayet Ted arkasında bir iz bıraktı. Polisler arabayı bulup, Buny’i yakaladılar. Carol’un teşhisinin ardından 1 Mart 1975’de Carol DaRonch’ı kaçırma suçundan 15 yıl hapsine karar verildi. Birbiri ardına işlenen seri cinayetler hakkında her ne kadar Ted’den kuşkulanılıyor olunsa da ortada bu cinayetlere ilişkin hiçbir delil yoktu. O kadar temkinli hareket ediyordu ki; kendi evinde dahi parmak izine rastlanılamamıştı.

7 Haziran 1977’de hakkında açılan cinayet davası için Colorado’ya gönderildi. Kendisine avukat tahsis edilmesine karşın; o bu konuda en güvenilir kişiye güveneceğini söyledi. Eski bir hukuk öğrencisi olan Ted; kendi avukatlığını üstlenmişti. Bu karar; hangi açıdan ele alınırsa alınsın son derece stratejik bir adımdı. Pek çok konuda belirgin bir avantaja sahip olacaktı. Avukatlığını da yapacak olmasından ötürü; Ted’in elleri bağlanmayacak ve suçlu kimliğinin yanı sıra tıpkı bir avukat gibi şık bir takım elbise de giyebilme şansına erişecekti. Gerisi ise; karşı konulması güç etkileyiciliğine kalacaktı. Dava sırasında Ted ile konuşan herkesin kafasında beliren kanı hiç şüphesiz aynıydı. Şık görünümü, kibarlığı, nezaketi ve son derece aklı başında konuşmaları ile geride kalan vahşi cesetlerin bu adama ait olabileceği düşünülemiyordu. Hâkimle olan konuşması için de bir numara ayırmıştı. Savunması sırasında hukuki bir çelişki yaşadığını ve kütüphanedeki birkaç kaynağı incelemesi gerektiğini söyleyen Buny’nin şansı yine yaver gitti ve izin isteği onaylandı. Elbette ki niyeti kütüphanede sayfaları kurcalamak değildi! Soluğu 2. katın penceresinde aldı. Kısa bir atlayışın ardından özgürdü! Dışarıda dikkat çekmesi de neredeyse imkânsızdı. Zira avukatlık konusunda kendisine güvenmesinin bir meyvesini daha almıştı. Mahkûm kıyafetleriyle yapılan bir kaçış ne kadar güvenli olurdu ki? Bu kaçış güvenli oldu, fakat sağlıklı olmadı. Atlamanın etkisiyle ayağını inciten Ted fazla uzaklaşamadı ve bir hafta içerisinde yakalandı. Fakat görünüşe göre kolay pes eden bir karakterde değildi. Hapiste duruşma gününü beklerken yine kaçtı.  Hapishanede ziyaretine gelen arkadaşlarından almış olduğu para ile 30 Ekim 1977’de Chicago’ya gitmek için bir bilet aldı. Ardından trenle Michigan’a gitti. Burada bir araba çalıp Atlanta’ya ulaştı. Burada arabayı terk ederek, otobüsle Florida’ya gitmek üzere yola çıktı. Ocak ayında arkasında iki ölü 2 de ciddi yaralı kadın bıraktı.9 Şubat 1978’de Florida Lake City’de 12 yaşlarındaki  Kimberly Leach’i kaçırarak öldürdü. Kimberly onun son kurbanı oldu. 15 Şubat 1978’de çalıntı bir Volkswagen ile Penscola’ya giderken arabası polis tarafından çevrildi. Arabanın çalıntı olmasının anlaşılmasıyla birlikte tutuklanarak Miami’ye gönderildi.

Bundy’nin ikinci dava süreci, sıra dışı evliliği, idam kararı ve elektrikli sandalyeye yürüyüşü en kısa zamanda bir sonraki yazıda!

CEVAP VER