Bosna Hersek Ve Bilge Kral:Aliya İzzetbegoviç

1217
  • Aliya İzzetbegoviç

    İçinde yaşadığımız dünya milyarlarca yıl öncesinde oluşmuş , ilk insan oluşumu bundan tam 200 bin yıl önceye , modern insanın oluşumuysa bundan 50 bin yıl önceye dayanıyor, Bu süre zarfında milyarlarca insan yaşamış , bu fani dünyada kimi varlığının amacını anlayamadan, üzerinde bile düşünmeden sadece hayatta kalmasına yarayacak ihtiyaçlarını karşılayarak, dünyanın bilinmeyenlerinden ve görünmeyenlerinden habersiz ve de meraksız durağan bir yaşamla yetinmiş , kimiyse varlığının amacını, kendini, ülkesini, etrafındaki dünyayı anlamaya çalışmış, karşılaştığı sorulara ve sorunlara cevaplar aramış, durağan, tekdüze bir hayat yerine, bir amaç ve hedef uğruna fedakarca çabalamaktan vazgeçmemiştir ve bir gün bu dünyadan ayrıldıklarındaysa arkalarında hiç unutulmayacak bir ad , sayısız eser, ibret ve ders alınacak bir hayat hikayesi bırakmıştırlar. Tarih sayfaları her milleten ideali, hedefi ve tutkusu olan bu insanların hayatlarıyla doludur. Bu insanların amacı Baki’nin ifade ettiği ” Gök kubbede hoş bir sada bırakmaktır.” Her milletin gök kubbesinde hoş bir sada bırakan bir lideri vardır ama bunlardan biri vardır ki diğerlerinden farklıdır. Karakteri, duruşu , zekasıyla çok farklı bir insan ve liderdir ; Aliya İzzetbegoviç. Diğer adıyla “Bilge Kral”. Aliya İzzetbegoviç’in farklılığı sadece çok büyük bir devlet adamı olmasından gelmez, aynı zamanda kendisi çok iyi bir insan ve müslümandır. Hayatı boyunca çok büyük zorluklarla karşılaşmasına, defalarca hapse atılmasına, baskı ve tehdit görmesine rağmen davasından vazgeçmemiş, Bosna’nın en zor zamanlarında gösterdiği yönetimle, Bosna’nın bağımsızlığında çok büyük katkısı olmuştur. Aliya’yı ve onun özgürlük mücadelesini anlamak için Bosna’nın kısa bir tarihine bakalım.

    Bosna 1180’den 1436’ya kadar uzanan dönemde bağımsız bir krallıktı. Fatih’in Bosna’yı 1463’te fethetmesiyle Bosna Osmanlı yönetimine girdi. 1878’de Avusturya tarafından işgal edilen Bosna , 1908’de Avusturya tarafından ilhak edildi. 2.Dünya Savaşından sonraysa ,kominist Yugoslavya hükümetinin yönetiminde olan Bosna bu dönemde çok baskı görmüş, insanların dini inanç ve duyguları unutturulmaya çalışılmıştır. Yine bu dönemde Yugoslav yönetiminde , askeriyede, yargıda kısaca devletin önemli tüm kademelerinde Sırpların hegomonyası vardı. 1990’lardan itibaren Yugoslavya’nın parçalanmaya başlaması sürecinde Bosna ve Aliya İzzetbegoviç barışçıl bir politika izlemiş ve savaştan kaçınmak için tüm çabaları harcamasına rağmen yine de diğer devletlerin düşmancıl eylemlerine hedef olmuştur. Bosna, Hırvatistan ve Sırbistan tarafından taksim edilmek istenmiş ve Bosna çok zor şartlar altında, yeterli sayıda askerden ve askeri teçhizattan yoksun olarak, onuruyla ve deyim yerindeyse iman gücüyle mücadele vermiştir.

Srebrenitsa Katliamı

Tarihin gördüğü en acımasız ve vahşi katliamlardan biri olan ve  Sırpların kadın çocuk demeden vahşi duygularla, sözde BM koruması altında olan Srebrenitsa’da 8 bin kişiden fazla insanı öldürdüğü ,halen bazı mezarların bulunamadığı ve geçmişin izlerinin silinemediği bu acı olay 11 Temmuz 1995’te gerçekleşti. “Bosna Kasabı” Ratko Mladiç o günki kamera yayınına şunları söylüyordu:”Türklere karşı olan isyanın anısına müslümanlardan intikam alma vakti geldi.”Ratko Mladiç’in sözleri de ortaya koymaktadır ki bu nefret savaştan çok daha öncesine dayanıyor ve aslında bu nefretin sadece Bosnalılara değil tamamen müslümanlığa yöneltilmiş bir nefret olduğunu, net bir şekilde gösteriyor. Avrupa’nın ve BM’nin gözü önünde gerçekleşen bu katliama sessiz kalmaları da Batılı ikiyüzlüğünün onlarca örneğinden sadece bir tanesi.

Aliya İzzetbegoviç

Aliya İzzetbegoviç 8 Ağustos 1925’de dünyaya geldi ve 19 Ekim 2003’de vefat etti. Arkasında bağımsız bir cumhuriyet ve zorluklara karşı kahramanca direnen bir millet bıraktı. Üst kısımda da ifade ettiğim gibi o diğer devlet adamlarından çok farklıdır ve bilge bir devlet adamıdır. Yazdığı kitaplarla doğunun ve müslümanların sorunlarını başarılı bir şekilde tespit ettiği gibi bunlara çok yerinde çözümler ortaya koymayı başarmıştır. İslami Manifesto, İslam Deklarasyonu, Doğu-Batı Arasında İslam gibi eserleri vardır. Son olarak yazımızı çok anlamlı bir anekdotla sonlandıralım. Bosna Savaşı esnasında, Osmanlı yadigârı Mostar Köprüsü’nün bulunduğu Mostar şehrinde Hırvat komutanla görüşen Aliya İzzetbegoviç’e, komutan, tehdit havasında dağın tepesine dikilen devasa büyüklükteki haç’ı göstererek“Bak, biz haçı nasıl diktik. Şimdi sizin hilâlden daha yukarıda bir haçımız var. Bunu kaldırmaya gücünüz yeter mi?” diye manalı bir soru sorar. Aliya İzzetbegoviç de, bu söz karşısında meseleyi gülümseyerek geçiştirir, “Hele bir gün geceye dönsün” der.

Akşam karanlığı basınca da onu dışarıya davet edip şahadet parmağını göğe kaldırarak tüyleri diken diken eden şu sözleri söyler: “Sayın komutan, şimdi sen de bir semaya bakıver! Şu hilâli ve yıldızı görüyor musunuz? Senin onları yok etmeye gücün yeter mi? Ne kadar yükseklere haç dikseniz de onu geçemezsiniz ve asla onu oradan da indiremezsiniz. Onlar semada olduğu müddetçe biz de inşallah varlığımızı devam ettireceğiz!..”(kaynak haber7: http://www.haber7.com/unlulerin-dunyasi/haber/1212611-aliyanin-efsane-olan-devasa-hac-cevabi)

Fatih Bosna’yı fethederken çalınan marş.

1 YORUM

  1. Nasıl güzel bir adamdı nefreti değil sevgiyi yeşertmek için kalpleri parçalanmış Bosnalı şehit yakınlarına ne demişti:”Geleceğimizi geçmişimizde aramayacağız. Kin ve intikam peşinde koşmayacağız.” Allah seni rahmetle yuğsun, gözü yaşlı ve kederli Bosnalı annelerin kalbini ferahlandırsın ve şehitlerine ebedi cennetlerde kavuştursun.

CEVAP VER