Akne Oluşumuna Sebep Olan Faktörler ve Aknenin Akılcı Tedavisi

2608

Toplumda ergenlik belirtisi olarak görülen çok da önemsenmeyen sivilceler ve yağlı akneler bu aralar hiç de kulak ardı edilmiyor doğrusu. Aknesi olsun ya da olmasın, yüzünde küçücük bir pürüz görüp ben ilaç kullanmak istiyorum diye hekimin kapısını çalan o kadar çok kişi var ki. Bu tedavide önerilen bazı ilaçları da hastaya bir onay belgesi imzalatıp vermelerine rağmen bazı hastalarımız oldukça bilinçsizce imzalayıp yeter ki yüzüm pürüzsüz olsun derdinde. Üzgünüz ama bu cahil cesaretinden başka bir şey değil. Öyle ki bu durumu önleyip hemen ilaçlara sarılmanın ne kadar zararlı olduğunu anlatmak için bir yazı hazırladık… Akne sadece ergenlikte mi çıkar? Ergenliği çoktan arkasında bırakan ancak yüzü özellikle t bölgesi dediğimiz alın ve burun kısmı sebumla kaplı insanlar yok mu? Var elbette. Peki neyden ileri gelir bu yüzdeki yağlanma, nasıl tedavi edilir, hangi yol izlenir; bunlara değineceğiz.

Öncelikle aknenin patolojisinden bahsedelim:
  • Sebum salınımında artış
  • Keratinize dokunun kalınlaşması
  • Foliküldeki propionibacterium acnes (akneye sebep olan bakteri) kolonizasyonu
  • İnflamasyon
Akne gelişiminde rolü olan faktörler:
#1 Genetik faktörler: Benim dedemin dedesi akneliymiş dedem de akneliymiş… Yok böyle bir şey.

Aknenin kalıtımla ilişkisine sık sık değinilmekle beraber kesin kanıtlar bulunmamaktadır ve geçiş mekanizması tam olarak bilinmemektedir.!

 

#2 Mikroorganizmalar

Akne, infeksiyöz (enfeksiyondan kaynaklanan) bir hastalık olmamasına rağmen akne oluşumunu bakteri kolonileri de etkilemekte ya da tetiklemektedir. Özellikle propioni bacterium acnes, akne oluşumunda önemli rol oynar.

 

#3 Stres

Akne pek çok deri hastalığında olduğu gibi kişinin psikososyal durumundan etkilenebilmektedir. Stres tek başına akneyi başlatmasa da lezyonların şiddetlenmesine yol açabilir. Akneli kişilerde özgüven eksikliği, intihar duygusu, sosyal fobi, depresyon, düşük benlik saygısı gibi psikolojik sorunlar yüksek oranda gözlenmektedir.

 

#4 Kozmetik ürünler

Bir çok kozmetik ürün komedojenik (cilt üzerinde gözenekleri tıkayıcı etkiye sahip) özelliğe sahip olan lanolin ve diğer petrol türevleri, bitkisel yağlar, loril alkol, bütil stearat ve oleik asit içermektedir. Bu ürünleri kullanan 20-40 yaş arası kadınlarda daha çok kapalı komedonlardan oluşan ve topikal uygulama kesildiği zaman ise kendiliğinden iyileşebilen bir akne görülmektedir.

 

#5 Terleme

Hastaların %15’inden fazlasında terleme akne şiddetini arttırmaktadır. Bu durumun sıcak hava ve nemin foliküler oklüzyonu arttırmasına bağlı olabileceği düşünülüyor.

 

#6 Hormonlar

Androjenler sebase bez gelişimi, sebum üretimi ve foliküler hiper keratinizasyondan sorumludur. Akneli kadınların %70’inde adet görmeden 2-7 gün önce lezyonlar şiddetlenebilmektedir. Şiddetli kistik akneli kadınlarda polikistik over, adrenal bez tümörü gibi bozukluklar da tespit edilmiştir. Ancak çoğu hastada serum androjen düzeyleri normaldir. Hormonal etkide serumdaki androjen düzeyinden ziyade testesteronu dihidrotestesterona dönüştüren 5 alfa redüktaz enzim eksikliğinden olduğu düşünülmektedir.

 

Akne ilaç dışı tedavi seçenekleri:
#7 Öncelikle aknede tedavi seçenekleri daha çok önleyici tedavilerdir.

Tedaviye yanıtı haftalar ya da aylar sonra alırsınız ve dikkat! Bu yüzden hiçbir tedavi rejiminde 6-8 haftadan önce değişiklik yapılmamalıdır. Hastalar aknenin temel patofizyolojisi (bir hastalık ya da hastalık olarak adlandırılamayacak anormal sendromları), uygun ilacı uygulama teknikleri ve tedaviye yanıt alınabilmesi için uzun süreler geçmesi gerektiği konusunda aydınlatılmalıdır.

 

#8 Cilt bakımı önemli ancak dikkat! Akneye kötü hijyen sebep olmaz!

Cildi günde 2 defa hafif bir cilt temizleyici ile yıkamak yeterli. Bilinenin aksine yüzünüze yeterince hijyen uygulamamanız akne sebebi değildir. Cildin agresifçe yıkanması ve aşındırıcı temzleyicilerin kullanılması cilde gereksiz yere zarar verir.

 

#9 Yara izine sebep olmaması için hastaları lezyonları yolmamaları sıkmamaları konusunda uyarın.

Yağsız ve nonkomedojenik (cildi tıkayıcı olmayan) nemlendiriciler kullanıldığında özellikle hassas ciltlerde akne ilaçlarının penetrasyonu (geçirgenliği) ve tolere edilebilirliği artar. Bu tür sivilce önleyici yağsız kremler aynı zamanda güneşten koruyucu özelliktedir.

 

#10 Işık ve lazer tedavilerine yönelik kapsamlı bir araştırma yapılmamıştır ve ciltteki salgı bezlerine olan uzun süreli etkileri bilinmemektedir.

 

#11 Akne sınıflandırılması: Bu sınıflandırmayı bilelim ve ilaçları sadece bilinçlenmek için öğrenelim. Lütfen kafamıza göre ilaç kullanmayalım…

Akne şiddetine göre hafif, orta, şiddetli akne olmak üzere 3’e ayrılır. Şiddetini belirlemede lezyonların sayısı, ortaya çıktığı bölge (yüz, gövde), lezyonun tipi önemlidir. Şiddetine göre tedavi seçenekleri de değişiklik göstermektedir.

 

#12 Hafif akne: Komedonlar (siyah nokta) var, püstül (irinle dolu kabarcık) ve papül (sınırları belirgin sert düğümcük) var ve ya yok.

Böyle bir akneniz varsa öncelikle ilaç dışı tedaviyi denemelisiniz. Daha sonra aknenizin tipine göre topikal (deriye sürmek suretiyle uygulanan) bir tedavi ile başlamalısınız. (Topikal retinoid, salisilik asit, azelaik asit). Eğer topikal tedavi işe yaramazsa (yukarıda belirtildiği gibi tedaviye ilk 6-8 hafta ara vermeden ve tedavi yolunu değiştirmeden devam edilmeli, buna rağmen tedavi edilemiyorsa) 2. tedavi seçeneği olarak oral(ağızdan) ilaç alınabilir. (benzoil peroksit)

 

#13 Orta şiddette akne: Komedonlar var, az sayıda püstül ve papül var.

Bu tarz bir akneniz varsa 1. tedavi seçeneği olarak topikal retinoid + benzoil peroksit + topikal antibiyotik üçlüsü verilebilir. Eğer 1. tedaviye yanıt alamadıysanız 2. tedavi seçeneği olarak benzoil peroksit ve 3. tedavi seçeneği olarak hormonal tedaviler önerilebilir (kadınlar için).

 

#14 Şiddetli akne: Yüz ve sırtta yaygın papül ve püstül var, nodüller var.

Bu tarz akneye sahipseniz 1. tedavi önerisi olarak yine topikal retinoid + benzoil peroksit + sistemik antibiyotik (topikal değil oral olarak alınan antibiyotik). Tedaviye yanıt alınamadığı zaman ise 2. tedavi olarak karaciğere toksik (zehirli) etkileri nedeniyle hastanın onayı alınarak kullanılan izotretinoin. 3. tedavi seçeneği yine hormonal tedavi (kadınlarda).

 

#15 Sonuç: Bu yazıyı hazırlamamızın asıl sebebi bu sonuç aslında. Size anlattığımız şiddetli aknenin 2. tedavi seçeneği olan izotretinoin ilacını tanıdınız mı?

Bu ilacı çevrenizdeki sivilcelerim için ilaç kullanıyorum diyenlere bir sorun. Şiddetli akne için 2. tedavi olarak önerilen bu ilacı insanlar şeker gibi kullanıyor üstelik karaciğerlerine zarar vereceği için onay raporları alınıyor bu bile onları düşündürmüyor. Bizim ricamız yanağımda sivilce çıktı, yüzüm çok pütürlü, pürüzsüz olsun ya hangi ilacı kullanmam gerekiyor? Gibi bilinçsizce ilaç kullanımına yönelmeyin bu ilacın yan etkilerini öğrenin ve çevrenizdekileri de bilinçlendirin… Sayılan ilaçları kafanıza göre değil doktora danışarak kullanmanızı rica eder, bu yazının hastalığı tanıtmaya ve hastaları bilinçlendirmeye yönelik olduğunu hatırlatırız…

 

 

 

 

CEVAP VER