400 Kat Daha Uzun Batarya Ömrü Sağlayacak Teknoloji Tesadüfen Bulunmuş Olabilir

902

Dünyayı değiştiren buluşlardan bir kısmının tamamen tesadüf eseri gerçekleştiğini birçok kez duymuşuzdur. Şu günlerde üzerine çalışılan teknolojilerden birinin de bu özelliği sağlıyor görünmesi epey şaşırtıcı. Akıllı telefonlarımızda, Dizüstü bilgisayarlarımızda ve tabletlerimizde kullandığımız bataryaların birkaç bin kullanımdan sonra eskidiği ve eski veriminden uzakta kaldığı bilinen bir gerçek. Kaliforniya Üniversite Irvıne Kampüsü’ndeki araştırmacılar nasıl yaptıklarını bilmiyorlar ama bu batarya süresini 200 bin kullanıma çıkarmayı başardılar. Yazının devamında daha geniş bilgi edinebilirsiniz.

Kaliforniya Üniversitesi Irvine Kampüsü’ndeki araştırmacılar kullandıkları altın kablolar sayesinde elektriği klasik lityum batarya yapısından daha uzun süre depolayabilen bir teknoloji geliştirdiler. Bu sistem 200 binden daha fazla sefer şarj edilse dahi önemli bir aşınmaya ya da eskimeye uğramıyor. Yine de araştırmacıların bunu nasıl başardıkları konusunda hiçbir fikirleri yok. Aslında deneyin amacı transistörlü bir batarya üretmekti. Bu batarya şarjı tutmak için normalde kullanılan likid jel yerine elektrolit olanını kullanacaktı. Şu an kullanılmakta olan lityum türevli likid bataryalar sıcaklığa oldukça duyarlı ve oldukça yanıcı. Ekip bu jeli daha kalın olanıyla değiştirmek için çalışıyordu.


Ekipten Reginald Penner, cihazları çalıştırmaya başladıktan sonra bataryalarının bir türlü bitmediğini gözlemlediklerini ve bunu sağlayan mekanizmayı henüz çözemediklerini söylüyor. Bu teknoloji bir bakteriden daha kalın olmayan ve altın nano kablolardan oluşan bir teknoloji kullanıyor. Bu kablo manganez oksitle kaplı ve hepsinin üzerine de koruma amaçlı olarak bir parça elektrolit jel yerleştirilmiş. Buradaki jel-metal oksit etkileşimi, aşınmaya karşı koruma sağlıyor. Daha uzun kablo, daha fazla yüzey alanı demek ve bu da şarjın daha uzun süre tutulabilmesine olanak sağlıyor. Diğer araştırmacılar yıllardır nana kablo teknolojisini kullanıyor fakat Kaliforniya Üniversitesi araştırmacılarını onlardan ayıran özellik, onların jeli de kullanıyor olması.

Penner:
“Jel kabloları bir arada tutmaktan daha fazlasını yapıyor, Görünüşe göre metal oksidi yumuşatıyor. Bu da metal oksidin kırılma dayanımını artırarak daha fazla batarya ömrü sağlıyor.” dedi.

Penner’ın deyişiyle bu bir bardaktan bardağa su dökme oyununa benziyor. Birkaç yüz transferden sonra, suyun bir kısmı ziyan olacak. Bu da daha az şarj demek. Fakat yeni teknolojiyle beraber bu su oyununu 200 bin transfere çıkarıp sadece yüzde beşe yakın bir kayıp yaşadığımızı düşünebiliriz.

Yine de altının bu denli küçük kullanımı dahi çok büyük maliyetlere yol açabilir. Bu yüzden teknolojinin yaygınlaşması durumunda Penner, altın yerine, nikel kullanmayı öneriyor. Laboratuvarın yeni uğraşı bu teknolojiyle çalışan bataryalar inşa etmek ve bunun nasıl şekilde çalıştığını anlamak olacak.

Kaynak

CEVAP VER